bağlam ile cümle

bağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
At bağlamak için kurulan direk.Ремни для стреножения лошадей.
"Bağlama Küsmesin Baba!".«Надо сдюжить, родной!».
59 numaralı otoyol kasabayı Koşukavak'a bağlamaktadır.Автобусный маршрут № 59 связывает посёлок Сосновый Бор с городом Коломна.
Kalmuk bağının çok pratik bağlama yöntemleri vardır.Компилятивный синтез имеет широкое практическое применение.
Köprü aynı zamanda Rotterdam şehrinin kuzey ve güney yakalarını da birbirine bağlamış olur.Мосты также соединяют север и юг города.
Herkes, yetenek ve becerileri ölçüsünde iş görmeli, topluma ve ülkesine bu bağlamda hizmet etmelidir.Где бы вы ни были, умом и сердцем вы обязаны служить народу.
Ağaç, bu bağlamda somut bir nesnedir.Он лишь дух, привязанный к этому месту.
Bu bağlamda Avrupa Araştırma Alanı (İngilizcesi: European Research Area veya ERA)] oluşturuldu.С этой целью и была учреждена «Группа изучения и исследования европейской цивилизации» (GRECE).
Kendinizi iplerle bağlamış olduğunuz bir durum mevcut değildir.Нет бумаги, которая заставит тебя остаться.
Bu bağlamda tinselcilik; takva tanrıya giden bir yol olarak da ele alınabilir.В этом отношении тонзуру можно толковать как знак обращения к Богу.
Mağdur bilimi, bir suç bağlamında mağduru ele alan kriminoloji dalı.Соответственно, владелец аккаунта — опасный преступник, располагающий связями в верхах криминального мира.
Bu bağlamda, Elizabeth ve danışmanları bir kilisenin birçok düşünceyi içermesini amaçladılar.استهدفت إليزابيث ومستشاريها بهذه الطريقة الكنيسة التي تضمنت معظم آرائها.
Palamar, gemileri iskele, rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halattır.البحر الأحمر أو بحر القُلْزُم أو البحر التهامي أو بحر الحبشة.
Bu bağlamda, 6 farklı matris çeşidi vardır.يضم هذا النوع ستة أنماط مصلية مختلفة.
Ayrıca model çekirdeklerin nükleer bağlama enerjisi için iyi tahminlerde bulundu.فمثلا كانت خيارًا جيدًا من أجل تبريد المفاعلات النووية اختيارًا جيدًا.
Bu bağlamda Layka, Moskova'da bir sokak köpeği olarak bulundu.وقد كانت كلبة ضالة وجدت في شوارع موسكو.
Diğer durumlarda ışıklifi, optik lif olmayan sensörü ölçüm sistemine bağlamak için kullanılır.في حالات أخرى، يتم استخدام الألياف لتوصيل جهاز استشعار الغير ليف ضوئي إلى نظام القياس.
Beden hareketlerinin anlamı daha çok bağlamla ilişkilidir.النوم متعلق بجوهره بالدماغ أكثر من صلته بالجسد.
Bu yanlılıklar nedeniyle siyasal ve örgütsel bağlamlarda kötü kararlar alındığı görülmüştür.هناك أمثلة عدّة على القرارات السيّئة الناتجة عن الانحياز التأكيدي في السياق السياسي والتنظيمي.
Bu bağlamda Tayılga'nın karşıtı olan bir kavramdır.هي إحدى المجالات التي تتعامل معها الطوبوجيا التفاضلية.
Bu bağlamda, Türkiye'yle ilgilenmesi, 1950'li yılların başlarına rastlamaktadır.هذه مهتم بها، من بين أمور أخرى، الكاراتيه اهتم به في سنوات الثلاثين.
Gitar ve bağlamanın karışımıdır.طريقة الجمع والربط.
Eğitim bağlamında edim, öğrencinin derslerde yaptıklarıdır.هكذا كان يريها المعلم للطلبة في الحفر.
Bu bağlamda Bakanlık, özellikle gebe kadınlara bu bölgelere seyahat etmemesi çağrısında bulunmuştur.وفي أثناء هذا الوقت قامت منظمة توظيف النساء بالسعي بقوة لطلب توظيف النساء غير المنظمات للنقابة في المدينة.
Tam elini kaldırdığı sırada Castiel O'nun bağlama büyüsünü kaldırdı.بعد التغلب عليه مد ساسون يده لمصافحة الشهابي.
Bu bağlamda aynı kültüre ait bir yerleşme olarak görülmektedir.في ضوء ذلك يتم اعتبارهم وحدة واحدة.
Etikte, bağlamcılık olumsal etik ya da ahlaki görecelilikle ilişkilidir.في الأخلاقيات، ترتبط وجهات النظر "السياقية" بالأخلاقيات الظرفية، أو بالنسبية أخلاقية.
Çeşitli kaynaklarda verilen rakamlarda bu bağlamda farklılık vardır.هناك اختلاف كبير بين المصادر بخصوص ذلك النسب.
İstanbul-Tahran demiryolu hatlarını da bağlamaktadır.وترتبط كذلك بتروندهايم بخط سكك حديدية.
Cengiz Özkan (1967, Divriği, Sivas - ), Türk müzisyen ve bağlama sanatçısı.جنكيز أوزكان (1967، ديوريغي، سيواس)، موسيقي تركي وفنان بغلاما.
Bu bağlamda 2002 yılında Rusya'da HIV-Virüsü taşıyan çocukları ziyaret etmiştir.Em 2002, a princesa visitou crianças com HIV na Rússia.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Contudo, no contexto de Sobre as Cerimônias, pode ser lido simplesmente como "unidade" ou "navio".
Jimmy, kendini uyuşturucu serumuna bağlamıştır.Jimmy também se envolveu com tráfico de drogas.
Yazarların hicvettiği tarihsel/politik bağlam unsurlarını bizler tanımlayabilir miyiz?Podemos identificar elementos do contexto histórico/político que os escritores estão satirizando?
Ve belgili tanımlık becerikli alet-ebilmek bağlamak onları dostluk Telecard olduğunu (親友テレカ Shin'yū Tereka?).E o gadget pode conectá-los é Amizade Telecard (親友テレカ Shin'yū Tereka).
Kuzeybatı'da Charles de Gaulle - Étoile hattını ve doğu'de Nation hattını bağlamaktadır.Ela liga Charles de Gaulle - Étoile a Nation.
Bu bağlamda, 4 + 16n formunda sonsuz sayıda çözüm vardır.Assim a equação tem infinitas soluções da forma 4 + 16n.
Pareto her iki kavramı da nüfustaki gelir ve zenginlik dağılımı bağlamında geliştirmiştir.Pareto desenvolveu tais conceitos no contexto da distribuição de renda e riqueza entre a população.
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.Em 1976, o Iraque adquiriu um reator nuclear classe "Osiris" da França.
Bu bağlamda göçler kuramı burada değinilen diğer kuramlarla çelişik durumda değildir.Afinal, não é ilegal bisbilhotar os outros desta forma, é?
Topolojik yapı, geometri bağlamında bir kümenin üzerine konabilecek en basit yapı olarak görülebilir.Essa topologia pode ser considerada a forma mais simples de rede em avanço.
Bütçenin kabulü dışındaki konular hakkındaki kararlar, üye ülkeleri bağlamaz.Além da aprovação da matéria orçamental, as resoluções não são vinculativas para os membros.
Köprü Seocho ile Yongsan semtlerini birbirine bağlamaktadır.A ponte liga os distritos de Seocho e Yongsan.
Göz Bağlama Oyunu, 8–15 yaşları arasında olan kız ve erkek çocukların oynadığı bir oyundur.Era um concurso musical onde jovens dos 8 aos 15 anos participam.
Ağaç, bu bağlamda somut bir nesnedir.A cor está entre as coisas que tem a ver com isso.
Mağdur bilimi, bir suç bağlamında mağduru ele alan kriminoloji dalı.A criminalidade ainda é um problema presente em Conselheiro Pena.
Bünyelerinde yağ bağlama ve yapraklarını sertleştirmeye gereksinimleri yoktur.E não é preciso tocar na planta para sentir os seus efeitos nocivos.
TRT İstanbul Radyosu'nda 10 ay bağlama sanatçılığı yaptı.A orquestra permaneceu por 10 anos como contratada da Rádio Tupi.
Bu bağlamda Parafilm(R) aynı zamanda aşılama bandı olarak da bilinmektedir.Leves níveis de Lp(a) também estão associados com a doença.
Bağlamcılık Kültürel çalışmalar Bağlamsallık ^ Geertz, Clifford.Antropologia jurídica: Uma definição prática Geertz, Clifford.
Temmuz 2012'de tamamlanan Russki Köprüsü, Russki Adası'nı anakaradaki Vladivostok'u birbirine bağlamaktadır.Em julho de 2012 ficou concluída a construção de uma ponte estaiada que liga a ilha à cidade de Vladivostok.
Bu bağlamda adının anlamı deniz bölgesi ve güç vadisidir.Um possível significado para o nome é terras pertencentes a Bracca .
Bu bağlamda imparator, kralların kralıdır.Já que, o império do Oriente era o detentor desses reinos.
Bu bağlamda İstanbul adının kökeni pek çok kaynakta bu tamlamayla ilişkilendirilmektedir.O fato de que o nome de Siberia tenha sido posto nesta comarca pode dever-se a várias causas.
Terdid sanatının esası, sözü tahmin edilmeyen ters bir sonuca bağlamaya dayanır.Por fim, as formas do verbo haver ligadas à preposição de deixaram de ter hífen.
Verimsizlik terimi, kullanıldığı bağlama göre farklı anlamlar kazanabilmektedir.O termo população tem, consoante a disciplina a que se refere, distintas definições.
Altıncı öge ise bildirinin göndergesini oluşturan bağlam’ (context) dır.De zesde kaart is de (nabije) toekomst en wat er te verwachten valt.
Özellikle bu oldukça genel yaklaşım, farklı bağlamlarda kullanımı için çeşitli olanaklar sunmaktadır.Vooral deze algemene benadering biedt diverse mogelijkheden voor gebruik in verschillende contexten.
Bu bağlamda Mazda ile alakalı etkinliklerde Mazda adına Atlanta ve Barcelona’ya seyahat etti.In deze context reisde hij naar Atlanta en Barcelona voor Mazda gerelateerde bedrijfsevenementen.
1993: Valenciennes ve Marseille maç bağlama skandalına karıştılar.1993: Valenciennes en Olympique Marseille raken betrokken bij een omkopingsschandaal.

İlgili Sayfalar