bağlam ile cümle

bağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bağlamda, bunlar bazen lüksonlar denilerek bradyonlardan ve takyonlardan ayrılır.En este contexto, a veces se llaman luxones para distinguirlos de tardiones y taquiones.
Bu bağlamda, iki güç arasında bir denge olmalıdır.Un potencial eléctrico existirá entre los dos puntos.
Bu bağlamda göçler kuramı burada değinilen diğer kuramlarla çelişik durumda değildir.Este capítulo es algo incoherente con lo que sigue en los demás.
Bağlamanın perdelerine parmak ucuyla vurarak ses çıkartılır.El sonido se obtiene al tocar las cuerdas con los dedos.
Herodot bu fırtınayı tanrı iradesine bağlamaktadır.Las tormentas se asocian con la Ira de Dios.
Bu bağlamda Yunanistan'ın çalkantılı yakın tarihine dramatik ve alegorik bir yolculuk yaparlar.Y lo hace de esa manera un poco dramática e idealizada propia de la escuela danubiana.
Alışılmış bağlamda, başka bir anlam içermeksizin "(etrafında) dönme" olarak çevrilebilir.Vas a meterte en otra gira de nuevo — una gira virtualmente enlazada con la siguiente».
Sesi curadan daha kalın olan cura bağlama en yaygın kullanılan cura türüdür.Sanar heridas es el uso más común que se le da a esta especie.
Buna göre, Tanah'taki hiçbir hüküm Hristiyanları bağlamamaktadır.De esta forma, no se concibe una definición de religión que no incluya al cristianismo.
Tel Aviv bu bağlamda, dünyada en çok suşi lokantası barındıran üçüncü kentidir.Teresina es también la tercera ciudad donde más secuencias de descargas eléctricas ocurren en el mundo.
Bu bağlamda muvakkithane, "vaktin belirlendiği mekan" anlamına gelmektedir.Obviamente, la parte crucial de esta hipótesis es 'dado un espacio de tiempo lo suficientemente largo'.
Ayrıca bağlama metodu ve müzik alanında başka kitapları da vardır.Existen otras diferencias menores en el texto y la música.
1214'ten sonra Fransa Krallığı Flandre'yi doğrudan kendisine bağlamaya çalışmıştır.En 1296, Florencio se alió con el rey de Francia​ para que éste le ayudara contra Flandes.
Çantanın bağlama kayışları sığın derisinden yapılır.Dichas donaciones se realizan a través del cofre dentro del fuerte.
Göz kontağı: Bağlamla ilişkili olarak göz kontağı farklı bilgiler barındırabilir.En caso de contacto con los ojos: el contacto directo produce irritación de los ojos.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Nel contesto del De Ceremoniis, tuttavia, può anche essere interpretato semplicemente come "unità" o "nave".
Bu bağlamda Arnavutluk, kişi başına en çok soğanın tüketildiği ikinci ülkedir.Repubblica Moldova è il secondo paese che usa questo soft moderno.
Bu bağlamda kısa sürede erişecekleri bir zafer umuyorlardı.Gli pensavano che la vittoria sarebbe arrivata rapidamente.
Batı'da La Défense hattını ve doğu'da Château de Vincennes hattını bağlamaktadır.Rappresenta il capolinea occidentale della linea e serve Château de Vincennes.
Açılar bu bağlamda en son oluşan kısımlardır ve buralarda fontaneller oluşur.Gli angoli sono quindi le ultime porzioni ad ossificarsi, ed è per questo che esistono le fontanelle.
Bağlamada kendi stiliyle yeni bir tarz yarattı.Più tardi scoprì un nuovo stile.
Bu bağlamda nehir 520 kilometreden daha uzun olup, İsveç'teki en uzun üçüncü nehirdir.Possiede una lunghezza di 541 km, il terzo fiume più lungo della Svezia.
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.Alla fine del 1970, l'Iraq acquistò un reattore nucleare di classe "Osiride" (Osirak) dalla Francia.
Bu bağlamda Yer konumsal Bilgi olarak da adlandırılır.In via informale tale problema viene definito come problema delle connettività.
Bu bağlamda 14 Ekim'de ilk dava "Köpek Davası"dır.Nell’udienza del 14 ottobre si procedette dapprima alla relazione della causa svolta dal dott.
Yan yana iki ipi belli noktada birbirine bağlamak için kullanılır.Invece di essere fissato su entrambi i lati è legato su un solo lato.
"Bağlama Küsmesin Baba!".Tu stesso bruci, poveraccio.»
Bu bağlamda orduyu bile kullanmaya gerek görmedi.A tal fine, non aveva bisogno di un esercito.
Bunu iklim değişikliğine bağlamak mümkündür.Questi cambiamenti possono influenzare il clima planetario.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.Questo gioco richiede un telecomando Wii per ogni giocatore.
Süngü bağlamadım.Ciuke non c'era.
Bu bağlamda yüzey araştırmalarında ve kazılarda Erken Demir Çağı çanak çömleği buluntusuna ulaşılmamıştır.A causa del ghiaccio non fu possibile attraccare ed esplorare l'isola fino agli inizi dell'anno successivo.
Sert bağlama kişinin tamamen hareketsiz kalması anlamına gelir.La commovente vicenda di un essere costretto a non essere.
Onları kendinden kopmayacak şekilde bağlamayı başardı ve hiçbir zaman ihanete uğramadı.Rischiò per lui la vita stessa per aiutarlo e mai lo tradì.
Bu bağlamda III. Enternasyonal’le görüşmeler başladı.A quest'ultimo gruppo è legata Telespazio Studio 3.
Genellikle boyun ve çeneye dokunma ya da kolları çapraz şekilde bağlama tarzında olur.Di solito si mira al volto o al torso piuttosto che alle gambe.
Bir sözcüğün anlamını belirlemede bağlam devreye girer.Si occupa inoltre contributo del significato delle parole a quello di una frase.
İnsan gelişiminin bağlamı çok fazla etkiyi içine almaktadır.Lavorare direttamente a contatto con la gente mi crea troppa tensione.
Uçuş boyunca emniyet kemerlerinizi bağlamış olmalısınız.Вы должны пристегнуться ремнями безопасности во время взлёта.
Bu bağlamda izlenimimi belirteyim.Позвольте мне высказать своё впечатление в этом контексте.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.В контексте «О церемониях», однако, он также может быть прочитан просто как подразделение или корабль.
Bununla birlikte, bu başarılar doğru bağlamda ele alınmalıdır.Однако эти достижения следует воспринимать в соответствующем контексте.
Yazarların hicvettiği tarihsel/politik bağlam unsurlarını bizler tanımlayabilir miyiz?Есть ли исторический/политический контекст, который высмеивают авторы?
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.В конце 1970-х Ирак закупил у Франции ядерный реактор класса «Осирис».
P değeri sıfır hipotez testi bağlamında istatistiksel anlamlılığı ölçmek için kullanılır.P — величина, используемая при тестировании статистических гипотез.
Bir sözcüğün hangi anlamda kullanıldığını bağlamına göre belirleriz.Смысл этой фразы зависит от того какой критерий был использован.
O da Müslüman bağlamlarda özellikle çevre etiği ve hayvan hakları üzerine yazmıştır.Он также написал по экологической этике и защите прав животных, особенно в контексте мусульманской.
Bağlam merkezli yöntemde halk bütün olarak ele alınır.Корпорация принуждает людей делать это повсеместно.
Bu bağlamda daha çok Marx ile gündeme gelmiştir.Но и этого мало, добавил Маркс.
Her geminin bağlama limanı bulunması zorunluluğu vardır.Для всех судов, заходящих в порт обязательна лоцманская проводка.
Bu bağlamda asgari rezerv oranı kavramı kullanılır.Для этого применяют так называемый метод наименьших квадратов.
Süngü bağlamadım.Не плетут паутину.
Bu bağlamda adının anlamı deniz bölgesi ve güç vadisidir.Зоной его ответственности, как следует из названия, было Средиземное море и выходы из него.
Resmi bir idari bölüm olmayıp geleneksel olarak birçok bağlamda bölgesel bölümler olarak kullanılmıştır.Но завоёванную страну не разделили, как обычно, на области.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.Для игры по сети игроки использовали сервера Gamecenter.
Bu bağlamda 1943 yılında Danimarkalı Yahudilerin toplama kamplarından kurtulması için girişimde bulundu.В 1943 году в связи с необходимостью спасения евреев итальянской зоны эта деятельность расширилась.
Ayni yıl Fransa kraliyet idaresi kendisine bir emeklilik maasi bağlamıştır.В 1901 году французское правительство даже назначило ему пенсию.
Bu bağlamda Çayönü, neolitikleşme sürecinin anlaşılmasında son derece önemli bulgular sağlamıştır.Лента четко установила размытые границы тогдашнего неореализма.
Şeyda kendini pencereden bile atar Rüzgar'ı kendine bağlamak için.При грозе его ставили на окно, чтобы отвести молнию.
Terim, telif hakkı bağlamında sıklıkla kullanılmaktadır.Также часто используется в контексте авторского права.

İlgili Sayfalar