bağlam ile cümle

bağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bağlamda ne söylerdin?Que dirais-tu, dans ce contexte ?
Bir şey bağlamıyorum.Je ne branche rien.
O. Gruppe (1906) ve diğerleri ismi “kızgınlık hissetme”yle bağlamışlardır.O. Gruppe (1906) et d'autres préfèrent relier le nom au « juste ressentiment ».
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Dans le contexte du De Ceremoniis, cependant, le terme peut aussi signifier « unité » ou « navire »,.
Bu bağlamda 2002 yılında Rusya'da HIV-Virüsü taşıyan çocukları ziyaret etmiştir.En 2002, Beatrice a rendu visite à des enfants contaminés par le VIH en Russie et au Royaume-Uni.
Bu bağlamda 1979 yılında Fransa'dan Osiris sınıfı nükleer reaktör satın aldı.En 1976, l'Irak avait acheté Osirak, un réacteur nucléaire de classe Osiris à la France.
Başkenti, kuzeybatı bölgelerine ve Türkiye'ye bağlaması sebebiyle önemi olan bir yoldur.Son importance est capitale puisqu'il permet de relier la capitale à ses provinces du Nord-Est et du Nord.
Grup kimlikleri gruplar arası bağlamlarda daha belirgindir.La classification par familles est plus précise que celle par groupes.
"Bağlama Küsmesin Baba!".Contente-toi de brancher l'orgue ».
Doktor, bilgisayar terminaline kendisini bağlamaya hazırlanır.Le Docteur se prépare à se connecter au terminal de l'ordinateur, conscient que cela risque de le tuer.
İl sınırlarını birbirine bağlamaktadır.Ils coupent leurs liens.
Bu yanlılıklar nedeniyle siyasal ve örgütsel bağlamlarda kötü kararlar alındığı görülmüştür.Je reconnais que nous avons commis des erreurs politiques et stratégiques.
Balta sazı (ya da dede sazı, ruzba), bağlama ailesi içinde yer alan bir bağlama türü.On y place un bœuf et un âne (non présent dans les Évangiles).
Böylece bankalar küçük tasarruf sahiplerini kendilerine bağlamış olurlar.Ces banques permettent de drainer l’argent des petits épargnants.
Bu tanım ona İbrani "Mesih" anlayışı bağlamında verilmiştir.Elle se conclut par l'obligation du « secret messianique ».
Bu hat Üsküp-Kosova Ovası arasını birbirine bağlamıştır.Cette stipulation se double d’une assistance mutuelle franco-soviétique.
1997'de yapılan yeni reformla Brighton ve Hove adlı tek-seviyeli yerle idareye bağlamıştır.Elle dépend depuis 1997 de l’autorité unitaire de Brighton et Hove.
Dayı (annenin erkek kardeşi) sözcüğü ile bu bağlamda ilişkilidir.Le complexe relatif au père y est clairement exprimé.
Bu bağlamda Türkiye'yi dış ülkelerde en çok temsil etmiş sanatçılardan biridir.L'Italie est certainement un des pays les plus représentés dans la peinture.
Oyunu oynamak için herhangi bir PCden İnternete bağlamak yeterlidir.De ce fait, une connexion internet est nécessaire pour jouer à certains jeux.
Bu bağlamda da ortak sağlık standartları veya ergonomik ilkeler çerçevesinde üretim olanağı sağlanmalıdır.Faciliter l'intégration aux projets des recommandations santé/sécurité/ergonomie.
Bu bağlamda yine adalet önemli bir rol oynamaktadır.La rééducation joue, dans ce traitement, un rôle majeur.
Lynn ve Vanhanen bunun nedenini ülkenin petrol kaynaklarına bağlamışlardır.Elena et son frère vérifient s'il y a du pétrole sous leur terre.
İtalya'nın politikaları bu bağlamda oluşturulur.Il y a de l’Italie dans ces paysages.
Ayrıca şehri Higashi-Kantō Otoyolu Tokyo, Narita ve Kashima'ya ve Tateyama Otoyolu Kisarazu'ya bağlamaktadır.Autoroute Higashi-kantō vers Tokyo, Narita et Kashima.
Bu bağlamda aynı kültüre ait bir yerleşme olarak görülmektedir.Une appartenance à la même famille est considérée comme sûre.
Müzikle tanışması ilk olarak 1977'de bağlama ile oldu.Sa première mise en musique, en 1977, fait date.
"Geleneğin Güncellenmesi Bağlamında Masaldan Çizgi Filme Keloğlan Tiplemesi Üzerine".Ridicule bêtise fondée sur une photo du cartilage de son oreille ».
Bu problem uygun bir bağlama sokulmalıdır.Cela garantit une meilleure sérendipité.
Bağlamadan daha küçüktür.Il est plus petit.
Kravat bağlamayı biliyor musun?¿Sabes atar una corbata?
Ancak, San Juanico Köprüsü bu iki karayı birbirine bağlamaktadır.El puente de San Juanico conecta las dos islas.
Allah evrendeki her şeyi bir nedene bağlamıştır.Según esta religión, Alá considera a todos los hombres iguales.
Bu bağlamda 2002 yılında Rusya'da HIV-Virüsü taşıyan çocukları ziyaret etmiştir.En 2002 apareció en los titulares cuando fue a visitar a unos niños infectados por el VIH en Rusia.
Bu adres bağlama işlemi gerçekleştikten sonra paketler iki yönde de gider.Después de que se haya creado este flujo, los paquetes pueden pasar en ambas direcciones.
Ebeveynler verdikleri ismin patafizik bağlamında düşünülmesi gerektiğini söylediler.Los padres sugirieron que el nombre debía ser entendido en el espíritu de la patafísica.
"Bağlama Küsmesin Baba!".No te preocupes, papá.
Bir kere 45 bağlantıya ulaşıldığında, artık o cihazı farklı bir alıcıya bağlamak mümkün olmamaktadır.Una vez establecida la cuadragésima quinta pareja, ya no es posible conectar este dispositivo a otro receptor.
Ayni yıl Fransa kraliyet idaresi kendisine bir emeklilik maasi bağlamıştır.El mismo año, la corte de Francia acordó concederle una pensión.
Müziği kültürel bağlamında irdeleyen müzik bilimine etnomüzikoloji denir.Es lo que yo llamo alegría cultural escolar.
Bu bağlamda, 4 + 16n formunda sonsuz sayıda çözüm vardır.Por lo tanto la ecuación tiene infinitas soluciones de la forma 4 + 16n.
NewHymen.dk - aile baskısı ve gelenekler bağlamında kızlık zarı cerrahisi hakkında bilgi ve danışmanlık.Newhymen.dk - Información y consejo sobre cirugía de himen en el contexto de tradición y presión familiar.
Bu bağlamda Tümtanrıcı bir yaklaşıma kaynaklık eder.Espero que haya un mensaje implícito humorístico en ella.
Böylece bağlama elemanlarının zamanla gevşeyip yuvasından çıkmasının önüne geçilmiş olur.Tienes que reunirlos hacia su recinto antes de que el tiempo dado se agote.
Bu bağlamda asgari rezerv oranı kavramı kullanılır.En su lugar, se introduce el concepto de grado mínimo .
İslam bağlamında antisemitizmin çeşitli tanımları yapılmıştır.Dan varias definiciones del antisemitismo en el contexto de Islam.
Yazarların hicvettiği tarihsel/politik bağlam unsurlarını bizler tanımlayabilir miyiz?¿Es posible identificar los elementos del contexto histórico/político que satirizan los guionistas?
Bazı filozoflar bu bağlam bağımlılığının, göreceliğe yol açabileceğini söylerler.Algunos filósofos han defendido que es nuestra intuición la que falla.
Dönüşüm, diziyle ilişkilendirilmiş üretici işlevleri birbirine bağlamaktadır.La transformada conecta las funciones generadoras asociadas con las series.
Grup kimlikleri gruplar arası bağlamlarda daha belirgindir.Las conexiones entre los elementos son más importantes que los elementos mismos.
Otoyol, 311.4 km (193.5 mil) uzunluğunda olup Londra ve Leeds kentlerini birbirine bağlamaktadır.Tiene un recorrido de 311 km, conectando Londres con Leeds.
Böylece bankalar küçük tasarruf sahiplerini kendilerine bağlamış olurlar.Estos bancos permitieron atraer el dinero de los pequeños ahorradores.
Özellikle internet medyası konuyu komplo teorileri bağlamında ele almaktadır.Sus trabajos se centran sobre todo en temas relacionados con las teorías conspirativas.
Doğu'da Gare d'Austerlitz hattını ve batı'da Boulogne - Pont de Saint-Cloud hattını bağlamaktadır.En ella sólo se detienen los trenes que van en dirección a Boulogne - Pont de Saint-Cloud.
İstasyon, ülkenin kuzey ve güneyindeki demiryolu hattını birbirine bağlamaktadır.Conecta la red ferroviaria que se dirige hacia el sur y el norte del país.
Bu bağlamda bu noktalar, genellikle eğrinin üzerinde yer almaz.Ahora por lo general no recojo cosas del escenario...
Dayı (annenin erkek kardeşi) sözcüğü ile bu bağlamda ilişkilidir.Esta tierra contiene el cuerpo de tu padre.
Max Weber temel olarak kapitalizmin gelişimini Protestan ahlakının yaygınlaşmasına bağlamaktadır.Para Max Weber el tradicionalismo se opone al capitalismo.
Bu bağlamda aynı kültüre ait bir yerleşme olarak görülmektedir.Para cuestiones prácticas son considerados como la misma entidad.
Oyuna orkestra, koro ve solo bağlama eşlik etmektedir.Para solo de tenor, coro y acompañamiento de órgano.

İlgili Sayfalar