bağlamış ile cümle

bağlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Irodiada avea necaz pe Ioan, şi voia să -l omoare. Dar nu putea,
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Ja Herodias piti vihaa häntä vastaan ja tahtoi tappaa hänet, mutta ei voinut.
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.헤로디아가 요한을 원수로 여겨 죽이고자 하였으되 하지 못한 것은
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Lež Heródiada mala zlé oko na neho a chcela ho zabiť, ale nemohla,
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Men Herodias bar Nag til ham og vilde gerne slå ham ihjel, og hun kunde det ikke.
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Nhơn đó , Hê-rô-đia căm Giăng , muốn giết đi .
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Nhơn đó, Hê-rô-đia căm Giăng, muốn giết đi.
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Og Herodias bar hat til ham og vilde gjerne slå ham ihjel, men kunde ikke utvirke det.
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Pero Herodía le acechaba y deseaba matarle, aunque no podía
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Per questo Erodìade gli portava rancore e avrebbe voluto farlo uccidere, ma non poteva
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Por isso Herodias lhe guardava rancor e queria matá-lo, mas não podia;
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Η δε Ηρωδιας εμισει αυτον και ηθελε να θανατωση αυτον, και δεν ηδυνατο.
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Защото Йоан казваше на Ирода: Не ти е позволено да имаш братовата си жена.
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Иродиада же, злобясь на него, желала убить его; но не могла.
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.Іродияда ж лютувала на него, й, хотіла його вбити, та не могла.
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.ותשטם אותו הורודיה ותבקש המיתו ולא יכלה׃
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.فحنقت هيروديا عليه وارادت ان تقتله ولم تقدر.
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.於 是 希 羅 底 懷 恨 他 、 想 要 殺 他 . 只 是 不 能
Hirodiya bu yüzden Yahyaya kin bağlamıştı; onu öldürtmek istiyor, ama başaramıyordu.於是 希羅底懷 恨 他 、 想要 殺 他 . 只是 不能
İlk prototiplerimiz inanılmaz büyüktü Kafanıza cep telefonu bağlamış gibi oluyordunuz.Meidän oli pidettävä se salassa teolliselta suunnittelijaltamme, kunnes hän otti työn vastaan.
İlk prototiplerimiz inanılmaz büyüktü Kafanıza cep telefonu bağlamış gibi oluyordunuz.Museli sme to držať v tajnosti pred naším industriálnym dizajnérom, kým naozaj neprijala túto prácu.
Kafanıza cep telefonu bağlamış gibi oluyordunuz.그 작업은 비밀로 했는데
Kafanıza cep telefonu bağlamış gibi oluyordunuz.עד שהיא קיבלה את התפקיד,
Kafanıza cep telefonu bağlamış gibi oluyordunuz.حتى وافقت بالفعل على أخذ الوظيفة،
Kafanıza cep telefonu bağlamış gibi oluyordunuz.真相を知って 叫びながら 逃げ出す一歩手前でした
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.ali kdor je grbav ali pritlikav, ali kdor ima madež v očesu, ali kdor ima garje ali lišaj ali stlačen modnik.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.Coby miało na sobie wadę, ofiarować nie będzie; bo nie będzie przyjemne od was.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.jorobado, enano, quien tenga nube en el ojo, quien tenga sarna o tiña, o tenga testículo dañado
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.곱사등이나 난장이나 눈에 백막이 있는 자나 괴혈병이나 버짐이 있는 자나 불알 상한 자나
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.kyttyräselkäinen tai surkastunut, silmävikainen tai ihotautinen tai rupinen tai kuohittu.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.né un gobbo, né un nano, né chi abbia una macchia nell'occhio o la scabbia o piaghe purulente o sia eunuco
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.người có bướu hay là lỏng khỏng, có vảy cá mắt hay là có ghẻ chốc, có lát hay là có hòn nang dập.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.người có bướu hay_là lỏng_khỏng , có vảy cá mắt hay_là có ghẻ chốc , có lát hay_là có hòn nang dập .
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.nici un om ghebos sau pipernicit, cu albeaţă în ochi, care are rîie, pecingine sau boşit.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.ou for corcunda, ou anão, ou que tiver belida, ou sarna, ou impigens, ou que tiver testículo lesado;
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.un homme bossu ou grêle, ayant une tache à l`oeil, la gale, une dartre, ou les testicules écrasés.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.Vagy púpos, vagy törpe, vagy szemfájós, vagy viszketeges, vagy sömörgös, vagy a ki megszakadott.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.yang bongkok atau cebol, yang berpenyakit mata atau berpenyakit kulit dan yang dikebiri
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.или гърбав, или завързляк, или с повредени очи, или със суха краста, или с лишаи, или килав.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.ни горбатый, ни с сухим членом, ни с бельмом на глазу, ни коростовый, ни паршивый, ни с поврежденными ятрами;
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.או גבן או דק או תבלל בעינו או גרב או ילפת או מרוח אשך׃
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.ولا احدب ولا اكشم ولا من في عينه بياض ولا اجرب ولا اكلف ولا مرضوض الخصى.
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.駝 背 的 、 矮 矬 的 、 眼 睛 有 毛 病 的 、 長 癬 的 、 長 疥 的 、 或 是 損 壞 腎 子 的 、 都 不 可 近 前 來
kambur, cüce, gözü özürlü, uyuz, yarası kabuk bağlamış ya da hadım.駝 背的 、 矮矬 的 、 眼睛 有 毛 病的 、 長癬 的 、 長疥 的 、 或是 損壞 腎子 的 、 都 不 可 近前 來
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.El rey Asuero impuso tributo sobre la tierra y las costas del mar
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.És Ahasvérus király adót vettete a földre és a tenger szigeteire.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Il re Assuero impose un tributo al continente e alle isole del mare
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Împăratul Ahaşveroş a pus un bir asupra ţării şi asupra ostroavelor mării.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.In kralj Ahasver je naložil davek zemlji in otokom na morju.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.아하수에로왕이 그 본토와 바다 섬들로 공을 바치게 하였더라
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Kong Ahasverus lagde Skat på Fastlandet og Kystlandene.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Kong Ahasverus la skatt på fastlandet og på øene i havet.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Kuningas Ahasveros saattoi työveron alaisiksi sekä mannermaan että merensaaret.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Le roi Assuérus imposa un tribut au pays et aux îles de la mer.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Och konung Ahasveros tog skatt både av fastlandet och av öarna i havet.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.O rei Assuero impôs tributo � terra e �s ilhas do mar.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Potem ułożył król Aswerus podatek na ziemię swoję, i na wyspy morskie.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Potom uložil kráľ Ahasver daň na zem a na ostrovy mora.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Potom uložil král Asverus daň na zemi i na ostrovy mořské.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Und der König Ahasveros legte Zins aufs Land und auf die Inseln im Meer.

İlgili Sayfalar