bağlamış ile cümle
bağlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.55
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Vua A-suê-ru bắt xứ và các cù lao của biển nộp thuế.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Vua A-suê-ru bắt xứ và các cù_lao của biển nộp thuế .
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Και επεβαλεν ο βασιλευς Ασσουηρης φορον επι την γην και τας νησους της θαλασσης.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.И цар Асуир наложи данък на земята и на морските острови.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.Потом наложил царь Артаксеркс подать на землю и на острова морские.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.וישם המלך אחשרש מס על הארץ ואיי הים׃
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.ووضع الملك احشويروش جزية على الارض وجزائر البحر.
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.亞 哈 隨 魯 王 使 旱 地 和 海 島 的 人 民 都 進 貢
Kral Ahaşveroş ülkeyi en uzak kıyılarına dek haraca bağlamıştı.亞哈隨魯 王 使 旱地 和 海島 的 人民 都 進貢
Lütfen bana söyleyin, başka hangi bilim dalı hala yüzlerce yıllık bir teknolojiye bel bağlamış durumda?다른 과학 그 어느 분야에서 아직도 수백 년 된 기술에 의존하는지 생각해 보세요.
Lütfen bana söyleyin, başka hangi bilim dalı hala yüzlerce yıllık bir teknolojiye bel bağlamış durumda?Noem mij een andere tak van wetenschap die nog steeds afhankelijk is van eeuwenoude technologie.
Lütfen bana söyleyin, başka hangi bilim dalı hala yüzlerce yıllık bir teknolojiye bel bağlamış durumda?Povedzte mi príklad akéhokoľvek vedného odboru, ktorý sa stále spolieha na stovky rokov staré technológie.
Lütfen bana söyleyin, başka hangi bilim dalı hala yüzlerce yıllık bir teknolojiye bel bağlamış durumda?Și vă provoc să numiți un alt domeniu al științei care încă depinde de o tehnologie veche de sute de ani.
Lütfen bana söyleyin, başka hangi bilim dalı hala yüzlerce yıllık bir teknolojiye bel bağlamış durumda?Wskażcie mi więc proszę jakąkolwiek inną gałąź nauki, która wciąż opiera się na stuletniej technologii.
Lütfen bana söyleyin, başka hangi bilim dalı hala yüzlerce yıllık bir teknolojiye bel bağlamış durumda?Y les desafío a que me nombren otra rama de la ciencia que aún dependa de tecnología de 100 años atrás.
Lütfen bana söyleyin, başka hangi bilim dalı hala yüzlerce yıllık bir teknolojiye bel bağlamış durumda?Попробуйте назвать другую научную отрасль, которая все так же зависит от столетних технологий.
Lütfen bana söyleyin, başka hangi bilim dalı hala yüzlerce yıllık bir teknolojiye bel bağlamış durumda?ואני מאתגרת אתכם לספר לי על תחום אחר במדע שעדיין תלוי בטכנולוגיה בת מאות שנים.
Lütfen bana söyleyin, başka hangi bilim dalı hala yüzlerce yıllık bir teknolojiye bel bağlamış durumda?وانا اتحداكم ان تسموا اي شعبة من شعب العلم الاخرى ما زالت تعتمد على تكنولوجيا قديمة تعود لمئات السنين.
Lütfen bana söyleyin, başka hangi bilim dalı hala yüzlerce yıllık bir teknolojiye bel bağlamış durumda?他にあるものですか 別の方法は潜水艇や遠隔操作の装置で
O dilin epey yağ bağlamış bence.Din tunge er nok dejlig fed.
O dilin epey yağ bağlamış bence.Direi che quella tua linguaccia è diventata piuttosto tagliente.
O dilin epey yağ bağlamış bence.Eu diria que essa tua língua veloz já engordou o suficiente.
O dilin epey yağ bağlamış bence.Jag är säker på att din tunga har lagt på sig massor av fett.
O dilin epey yağ bağlamış bence.Notkea kielesi on lihonut.
O dilin epey yağ bağlamış bence.Parece que tu lengua tiene mucha grasa.
O dilin epey yağ bağlamış bence.Ten twój cięty języczek jest dobrze natłuszczony.
O dilin epey yağ bağlamış bence.Θα έλεγα ότι η σβέλτη γλώσσα σου πάχυνε πολύ!
O dilin epey yağ bağlamış bence.Твой лёгкий язычок здорово оброс жиром.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.(16:10) они заключились в туке своем, надменно говорят устами своими.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Brezčutno srce svoje so zaprli, z usti svojimi govoré ošabno.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Chúng nó bít lòng mình lại; Miệng chúng nó nói cách kiêu căng.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Chúng_nó bít lòng mình lại ; Miệng chúng_nó nói cách kiêu_căng .
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.de har lukket deres Hjerte med Fedt, deres Mund fører Hovmodstale.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.De stem van hun geweten leggen zij het zwijgen op en het lijkt of zij mij vriendelijk benaderen.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Ei îşi închid inima, au cuvintele semeţe în gură.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Eles fecham o seu coração; com a boca falam soberbamente.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Ellos están protegidos con su propio sebo; con su boca hablan con soberbia
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Essi hanno chiuso il loro cuore, le loro bocche parlano con arroganza
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.He ovat sulkeneet tunnottomat sydämensä, heidän suunsa puhuu ylvästellen.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Ihr Herz schließen sie zu; mit ihrem Munde reden sie stolz.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Ils ferment leurs entrailles, Ils ont à la bouche des paroles hautaines.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.저희가 자기 기름에 잠겼으며 그 입으로 교만히 말하나이다
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Kteříž tukem svým zarostli, mluví pyšně ústy svými.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Megkövéredett szívöket elzárták, szájokkal kevélyen szólanak.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.mereka tidak mengenal kasihan dan bicara dengan congkak
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Sitt fete hjerte lukker de til, med sin munn taler de overmodig.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Sitt hjärta förstocka de; med sin mun tala de stora ord.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Tukiem swoim okryli się; hardzie mówią usty swemi.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Zavreli svoje srdce tukom; svojimi ústy hovoria pyšne.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Υπερεπαχυναν το στομα αυτων λαλει υπερηφανα.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.Обградени са от своята тлъстина; Устата им говорят горделиво.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.חלבמו סגרו פימו דברו בגאות׃
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.قلبهم السمين قد اغلقوا. بافواههم قد تكلموا بالكبرياء.
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.他 們 的 心 被 脂 油 包 裹 . 他 們 用 口 說 驕 傲 的 話
Yürekleri yağ bağlamış, Ağızları büyük laflar ediyor.他 們 的 心 被 脂油 包裹 . 他 們用 口說驕 傲的話