Ana içeriğe geç
Sözlük

bağcı ile cümle

bağcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Ale tí vinári si povedali: Toto je dedič; poďte, zabime ho, a dedičstvo bude naše!
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Ale vinaři řekli jedni k druhým: Tentoť jest dědic; pojďte, zabijme jej, a budeť naše dědictví.
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Dar vierii aceia au zis între ei: ,Iată moştenitorul; veniţi să -l omorîm, şi moştenirea va fi a noastră.`
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.저 농부들이 서로 말하되 이는 상속자니 자 죽이자 그러면 그 유업이 우리 것이 되리라 하고
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Mais ces vignerons dirent entre eux: Voici l`héritier; venez, tuons-le, et l`héritage sera à nous.
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Ma quei vignaioli dissero tra di loro: Questi è l'erede; su, uccidiamolo e l'eredità sarà nostra
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Mas aqueles lavradores disseram entre si: Este é o herdeiro; vinde, matemo-lo, e a herança será nossa.
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Men disse vingårdsmenn sa til hverandre: Dette er arvingen; kom, la oss slå ham ihjel, så blir arven vår!
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Men vingårdsmännen sade till varandra: 'Denne är arvingen; kom, låt oss dräpa honom, så bliver arvet vårt.'
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Oni pa, vinogradniki, reko med seboj: Ta je dedič. Pridite, ubijmo ga, in naša bo dediščina.
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Pero aquellos labradores dijeron entre sí: "Éste es el heredero. Venid, matémosle, y la heredad será nuestra.
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.А тия земеделци рекоха помежду си: Тоя е наследникът; елате да го убием, и наследството ще бъде наше.
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Виноградарі ж тиї казали між собою: Що се наслїдник; ходімо вбємо його, то й наше буде наслїдство.
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.Но виноградари сказали друг другу: это наследник; пойдем, убьем его, и наследство будет наше.
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.והכרמים ההם אמרו איש אל רעהו הנה זה הוא היורש לכו ונהרגהו ולנו תהיה הירשה׃
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.ولكن اولئك الكرامين قالوا فيما بينهم هذا هو الوارث. هلموا نقتله فيكون لنا الميراث.
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.不 料 、 那 些 園 戶 彼 此 說 、 這 是 承 受 產 業 的 . 來 罷 、 我 們 殺 他 、 產 業 就 歸 我 們 了
‹‹Ama bağcılar birbirlerine, ‹Mirasçı budur, gelin onu öldürelim, miras bizim olur› dediler.不料 、 那些 園戶 彼此 說 、 這是 承受 產業 的 . 來罷 、 我們殺 他 、 產業 就 歸 我 們了
‹‹Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuştular: ‹Mirasçı budur; onu öldürelim de miras bize kalsın.›농부들이 그를 보고 서로 의논하여 가로되 이는 상속자니 죽이고 그 유업을 우리의 것으로 만들자 하고
‹‹Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuştular: ‹Mirasçı budur; onu öldürelim de miras bize kalsın.›וכראות אתו הכרמים נועצו יחדו לאמר זה הוא היורש לכו ונהרגהו ותהי לנו הירשה׃
‹‹Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuştular: ‹Mirasçı budur; onu öldürelim de miras bize kalsın.›فلما رآه الكرامون تآمروا فيما بينهم قائلين هذا هو الوارث. هلموا نقتله لكي يصير لنا الميراث.
‹‹Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuştular: ‹Mirasçı budur; onu öldürelim de miras bize kalsın.›不 料 、 園 戶 看 見 他 、 就 彼 此 商 量 說 、 這 是 承 受 產 業 的 . 我 們 殺 他 罷 、 使 產 業 歸 於 我 們
‹‹Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuştular: ‹Mirasçı budur; onu öldürelim de miras bize kalsın.›不料 、 園戶 看 見他 、 就 彼此 商量 說 、 這是 承受 產業 的 . 我 們殺 他 罷 、 使產業歸於 我們
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.A föld népének csak a szegényébõl hagyott ott a vitézek hadnagya szõlõmíveseket és szántó-vetõ embereket.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Ale niečo z chudobných ľudí zeme ponechal Nebuzaradán, veliteľ kráľovskej stráže, za vinárov a oráčov.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.A niečo z chudobných ľudí zeme zanechal veliteľ kráľovskej stráže za vinárov a oráčov.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Bare nogen av de ringeste i landet lot høvdingen over livvakten bli tilbake som vingårdsmenn og jordbrukere.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Cependant le chef des gardes laissa comme vignerons et comme laboureurs quelques-uns des plus pauvres du pays.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.De a föld szegényei közül ott hagyá Nabuzáradán, a vitézek feje, a szõlõmûveseket és szántóvetõket.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.De allerarmsten werden echter achtergelaten om nog enigszins voor de wijngaarden en akkers te zorgen.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.dei più poveri del paese Nabuzaradàn, capo delle guardie ne lasciò una parte come vignaioli e come campagnoli
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Il capo delle guardie lasciò alcuni fra i più poveri del paese come vignaioli e come campagnoli
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Însă căpetenia străjerilor a lăsat ca vieri şi lucrători de pămînt cîţiva din cei mai săraci din ţară.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.빈천한 국민을 남겨두어 포도원을 다스리는 자와 농부가 되게 하였더라
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.빈천한 국민을 그 땅에 남겨두어 포도원을 다스리는 자와 농부가 되게 하였더라
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Mas dos mais pobres da terra deixou o capitão da guarda ficar alguns para vinheiros e para lavradores.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Men av de ringaste i landet lämnade översten för drabanterna några kvar till vingårdsmän och åkermän.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Mutta osan maan köyhiä henkivartijain päällikkö jätti jäljelle viinitarhureiksi ja peltomiehiksi.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Quan thị vệ chỉ chừa lại trong xứ những người nghèo khổ hơn hết, đặng trồng nho và làm ruộng.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Quan thị_vệ chỉ chừa lại trong xứ những người nghèo_khổ hơn hết , đặng trồng nho và làm_ruộng .
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Samo iz najubožnejših ljudstva jih je pustil ondi glavar straže, da naj bodo vinogradniki in kmetovalci.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Slechts enkelen uit de armste bevolkingslagen liet hij achter als wijn en landbouwers.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Toliko něco chaterného lidu země zanechal hejtman nad žoldnéři, aby byli vinaři a oráči.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Toliko něco chaterného lidu země zanechal Nebuzardan, hejtman nad žoldnéři, aby byli vinaři a oráči.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Totuş Nebuzaradan, căpetenia străjerilor, a lăsat ca vieri şi ca plugari pe unii din cei mai săraci din ţară.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Tylko z ubogich onej ziemi zostawił hetman żołnierski, aby byli winiarzami i oraczami.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Tylko z ubogich onej ziemi zostawił Nabuzardan, hetman żołnierski, aby byli winiarzami i oraczami.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Und vom armen Volk auf dem Lande ließ Nebusaradan, der Hauptmann, bleiben Weingärtner und Ackerleute.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Und von den Geringsten im Lande ließ der Hauptmann Weingärtner und Ackerleute.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Εκ των πτωχων ομως της γης αφηκε Νεβουζαραδαν ο αρχισωματοφυλαξ δια αμπελουργους και δια γεωργους.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Εκ των πτωχων ομως της γης αφηκεν ο αρχισωματοφυλαξ, δια αμπελουργους και γεωργους.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Обаче началникът на телохранителите Навузардан остави някои от най-бедните в земята за лозари и земеделци.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.Обаче, началникът на телохранителите остави някои от победените в земята за лозари и замаделци.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ומדלות הארץ השאיר נבוזראדן רב טבחים לכרמים וליגבים׃
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ומדלת הארץ השאיר רב טבחים לכרמים וליגבים׃
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ولكن رئيس الشرط ابقى من مساكين الارض كرامين وفلاحين.
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.ولكن نبوزرادان رئيس الشرط ابقى من مساكين الارض كرّامين وفلاحين
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護 衛 長 尼 布 撒 拉 旦 留 下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修 理 葡 萄 園 、 耕 種 田 地
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護衛長 尼 布 撒拉旦 留下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修理 葡萄園 、 耕種 田地
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護 衛 長 留 下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修 理 葡 萄 園 、 耕 種 田 地
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod