bağcı

noun
TR → EN
"bağcı" kelimesinin İngilizcesi: vigneron, winemaker. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelvigneronnoun
Genelwinemakernoun

Görsel

Şık Siyah Bağcıklı Topuklu Ayakkabı ve Aksesuar Stüdyo ÇekimiKlasik Beyaz Deri Paten Çifti: Şeffaf Tekerlekler ve Siyah Bağcıklı TasarımHasat zamanı bağcılık sahnesi - vintage şarap bağlarıKırmızı bağcıklı beyaz buz patenisinin pastel tonlardaki özgün dijital çizimi

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)bağcıyı
Yönelme (-e)bağcıya
Bulunma (-de)bağcıda
Çıkma (-den)bağcıdan
Tamlayan (-in)bağcının
Çoğul (-ler)bağcılar

Tanım

•bağında ürün yetiştirip satan kişi
•bağlama işini yapan, bağlayan kişi
•Bir soyadı.
•soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kişi
•Bağ yetiştirip ürününü satan kimse
•Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse

Diğer Dillerde

Rusçaвиноградарь (eril) /vʲɪnɐˈɡradərʲ/
viticulturist, winegrower
çekim: çoğul виногра́дари · tamlayan виногра́даря
köken: виногра́д (vinográd) + -арь (-arʹ)
Завяжи шнурок. — Bağcıklarını bağla.

Etimoloji

(Bu girdinin köken kısmı şimdilik eksiktir. Lütfen eklenmesine yardımcı olun ve sonrasında {{kökenisteniyor}} şablonunu kaldırın.)

Örnek Cümleler

Tom bir bağcı.
Tom is a viticulturist.
Bağcıklarımı bağla!
Tie my shoelaces for me!
Bağcıklarımı bağla.
Tie my shoelaces.
Bağcıkların çözülmüş.
Your laces are untied.
Tom bağcıklarını bağladı.
Tom tied his laces.
Yüzyıl, Bağcılar, İstanbul.
Yüzyıl, Bağcılar, Istanbul.
Çok gürültülü! Bağcıklarım!
You're so noisy.
Ayakkabı bağcıklarımı bağla!
Tie my shoelaces for me!
Baksana, bağcıklarım açılmış!
Oh, my laces, they're undone.
Kentte bağcılık da gelişmiştir.
Viticulture was also well-developed.
Tom'un ayakkabı bağcıkları çözük.
Tom's shoelaces are untied.
Ayakkabı bağcıklarımı bağlayamam.
I can't tie my shoelaces.
bağcı ile daha fazla örnek cümle →