Ana içeriğe geç
Sözlük

bağcı ile cümle

bağcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bıraktı.但 護衛長 留下 些 民 中 最 窮 的 、 使 他 們 修理 葡萄園 、 耕種 田地
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.Akerdyrkerne er skuffet, vingårdsmennene jamrer sig; for hveten og bygget, markens grøde, er gått tapt.
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.Bønder skuffes og Vingårdsmænd jamrer både over Hveden og Byggen; thi Markens Høst gik tabt;
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.Envergonhai-vos, lavradores, uivai, vinhateiros, sobre o trigo e a cevada; porque a colheita do campo pereceu.
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.Hai petani, merataplah! Hai tukang kebun anggur, menangislah! Sebab gandum, jelai dan seluruh panen musnah
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.농부들아 너희는 부끄러워할찌어다 포도원을 다스리는 자들아 곡할찌어다 이는 밀과 보리의 연고라 밭의 소산이 다 없어졌음이로다
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.Oráči sa budú stydieť, vinári budú kvíliť, pre pšenicu a pre jačmeň, lebo zhynie žatva poľa.
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.Stydí se oráči, kvílí vinaři z příčiny pšenice a ječmene; nebo zahynula žeň polní.
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.Wstydzą się oracze, narzekają winiarze dla pszenicy i dla jęczmienia; bo zginęło żniwo polne.
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.Краснейте от стыда, земледельцы, рыдайте, виноградари, о пшенице и ячмене, потому что погибла жатва в поле,
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.Посрамете се, земеделци, и лелекайте, лозари, За пшеницата и за ечемика; Защото жетвата на нивата се изгуби.
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.הבישו אכרים הילילו כרמים על חטה ועל שערה כי אבד קציר שדה׃
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.خجل الفلاحون ولول الكرّامون على الحنطة وعلى الشعير لانه قد تلف حصيد الحقل.
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.農 夫 阿 、 你 們 要 慚 愧 、 修 理 葡 萄 園 的 阿 、 你 們 要 哀 號 、 因 為 大 麥 小 麥 與 田 間 的 莊 稼 都 滅 絕 了
Arpa, buğday için dövünün, ey ırgatlar, Ağıt yakın, ey bağcılar, Çünkü tarlaların ürünü yok oldu.農夫阿 、 你 們 要 慚愧 、 修理 葡萄園 的 阿 、 你 們要 哀號 、 因為 大麥小麥與 田間 的 莊稼 都 滅絕了
Ayakkabı bağcıklarımı bağla!Kösd meg a cipőfűzőmet!
Ayakkabı bağcıklarımı bağla!Renouez mes lacets !
Ayakkabı bağcıklarımı bağla!اربطها
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""A cipőt imádom, de a cipőfűzőt utálom."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Adoro os sapatos, mas detesto os atacadores."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Adoro queste scarpe, ma odio le stringhe".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Buty super, ale sznurówki to koszmar".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Čevlji so odlični, vezalke pa sovražim".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""De schoenen zijn prachtig, maar ik haat de veters."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Ich liebe diese Schuhe, aber ich hasse die Schnürsenkel."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Îmi plac pantofii, dar urăsc şireturile."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""j'adore ces chaussures, mais je déteste les lacets."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Jag älskar skorna, men jag hatar skosnörena."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Jeg elsker skoene, men jeg hader snørebåndene."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""신발은 맘에 들지만, 끈은 별로군요."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Me encantan los zapatos, pero detesto los cordones".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Páčia sa mi tieto topánky, ale šnúrky nenávidím."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Saya suka sepatunya, tapi saya tidak suka talinya."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Tôi yêu đôi giày này, nhưng tôi ghét những chiếc dây."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Ty boty mám rád, ale nesnáším tkaničky."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Μου αρέσουν τα παπούτσια, αλλά μισώ τα κορδόνια".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Мне нравятся эти туфли, но я терперь не могу эти шнурки".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Черевики чудові, але шнурівки мене вбивають".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""אני מת על הנעליים, אבל אני שונא את השרוכים."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""انا احب هذا الحذاء، ولكنني اكره هذه الأربطة."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim."すると 「結び方がおかしいですよ」って
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""我钟意哩对鞋,但我好憎个鞋带。"
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.A gdy się przybliżył czas odbierania pożytków, posłał sługi swoje do onych winiarzy, aby odebrali pożytki jej.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.A když se přiblížil čas ovoce, poslal služebníky své k vinařům, aby vzali užitky její.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.A keď sa priblížil čas ovocia, poslal svojich sluhov k vinárom vziať jeho ovocie.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Cînd a venit vremea roadelor, a trimes pe robii săi la vieri, ca să ia partea lui de rod.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Ðến mùa hái trái , người chủ sai đầy_tớ đến_cùng bọn trồng nho , đặng thâu hoa_lợi .
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Ðến mùa hái trái, người chủ sai đầy tớ đến cùng bọn trồng nho, đặng thâu hoa lợi.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.E quando chegou o tempo dos frutos, enviou os seus servos aos lavradores, para receber os seus frutos.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.In de oogsttijd stuurde hij enkele mannen naar de boeren toe om zijn deel van de oogst op te halen.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.실과 때가 가까우매 그 실과를 받으려고 자기 종들을 농부들에게 보내니
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Ko se pa približa čas sadu, pošlje hlapce svoje k vinogradnikom, da prejmo pridelke njegove.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Men da Frugttiden nærmede sig, sendte han sine Tjenere til Vingårdsmændene for at få dens Frugter.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Mikor pedig a gyümölcs ideje elérkezett vala, elküldé szolgáit a munkásokhoz, hogy vegyék át az õ gyümölcsét.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.När sedan frukttiden nalkades, sände han sina tjänare till vingårdsmännen för att uppbära frukten åt honom.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Pero cuando se acercó el tiempo de la cosecha, envió sus siervos a los labradores para recibir sus frutos
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Quando fu il tempo dei frutti, mandò i suoi servi da quei vignaioli a ritirare il raccolto
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.И когато наближи времето на плодовете изпрати слугите си до земеделците да приберат плодовете му.
Bağbozumu yaklaşınca, üründen kendisine düşeni almaları için kölelerini bağcılara yolladı.Когда же приблизилось время плодов, он послал своихслуг к виноградарям взять свои плоды;
Bağcılar köleyi yakalayıp dövdü ve eli boş gönderdi.Lecz oni pojmawszy go, ubili, i odesłali próżnego.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bağcı ile cümle - Sayfa 5 - bağcı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App