Ana içeriğe geç
Sözlük

bağ ile cümle

bağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Fadıl, Leyla'yı bagajın dışına çıkardı.Fadil pulled Layla out of the trunk.
Fadıl, Leyla'ya bağırmaya başladı.Fadil started to yell at Layla.
Fadıl o korkunç davranışa bağımlı hale geldi.Fadil became addicted to that horrific behavior.
Fadıl cinayet bağımlısıydı.Fadil was addicted to murder.
Fadıl sessiz kalması için Dania'ya bağırdı.Fadil yelled at Dania to keep quiet.
Yardıma ihtiyacınız olursa sadece bağırın.Just shout if you need help.
Ben asla Tom'a bağırmam.I never yell at Tom.
Tedavinin ne kadar süreceği hastaya bağlı.How long treatment takes depends on the patient.
Bağışlanan hiçbir şeyi kabul etmemeliyiz.We must not take anything for granted.
Tom'u para bağışı yapmaya ikna etmek kolay değildi.It wasn't easy to convince Tom to donate money.
Boston'da ne kadar kalacağın sana bağlı.How long you stay in Boston is up to you.
Tom, onu yaparsan Mary'nin muhtemelen sana bağıracağını söyledi.Tom says if you do that, Mary will probably yell at you.
Bir bağırma duydum.I heard a shout.
Mary bütün bebeklerini bağışladıMary gave away all her dolls.
Bağırmaya devam ettim.I kept yelling.
Bagajı kapattım.I shut the trunk.
Yardım için bağırdım.I cried for help.
Kravat bağlayamam.I can't tie a tie.
Ben Tom'u bağışlayacağım.I'll forgive Tom.
Bagajı kapadım.I closed the trunk.
Ben bagajı açtım.I opened the trunk.
Sarsılan diplomatik ilişkiler iki ülke arasındaki ekonomik bağları koparmadı.Bumpy diplomatic relations haven't halted economic ties between the two nations.
Bağımsız bir soruşturmaya ihtiyacımız var.We need an independent investigation.
Fadıl daha bağımsız olmak istedi.Fadil wanted to be more independent.
Leyla aşk bağımlısıydı.Layla was addicted to love.
Bagajımda lastik için yeterli alan olmalı.There must be enough space for the tire in my trunk.
Anne ve çocuk arasındaki değerli bağları yok edemezsiniz.You can't destroy the precious bond between mother and child.
Fadıl bagajla geldi.Fadil came with baggage.
Fadıl mide ve bağırsak ağrılarından şikayet etmeye başladı.Fadil started complaining of stomach and intestinal pains.
Evlilik, bir bağ ve ahlaki bir zorunluluktur.A marriage is a bond and a moral obligation.
Leyla, arkasında 3 tane felaket evliliği olan bağımsız bir kadındı.Layla was an independent woman with 3 disastrous marriages behind her.
Fadıl'ı suça bağlayan hiçbir kanıt yoktu.There was no evidence connecting Fadil to the crime.
Mary, Tom'u bağlantılarına ekledi.Mary added Tom to her contacts.
Polis onu bulduğunda ağzı tıkalıydı ve bir sandalyeye bağlıydı.Tom was gagged and tied to a chair when the police found him.
Tom elinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdı ama hiç kimse onu duymadı.Tom shouted as loud as he could, but nobody heard him.
Tom ve Mary ne kadar süredir birbirlerine bağırıyordu?How long have Tom and Mary been yelling at each other?
Tom Mary'ye bağırdı, ama o onu duymadı.Tom shouted to Mary, but she didn't hear him.
Tom ve Mary birbirlerine bağımlı oldular.Tom and Mary became dependent on one another.
Tom bize para bağışlayan ilk kişiydi.Tom was the first one to donate money to us.
Tom ve Mary birbirlerine bağımlı hale geldiler.Tom and Mary became dependent on each other.
Sami kraliyet bağlantılarını kaybetti.Sami lost his royal connections.
Kızgınlıkla "Hey, suyumu kirlettiniz!" diye bağırdı.He shouted angrily, "Hey! You contaminated my water!"
Tom ve Mary ikisi de ebeveynlerine çok bağlılar.Tom and Mary are both very devoted parents.
Tom daha bağımsız olmak istedi.Tom wanted to be more independent.
Tom Mary'den bağırmayı kesmesini istedi.Tom asked Mary to stop yelling.
Sami seks bağımlısıydı.Sami was addicted to sex.
Sami'nin suçlarla çok yakın bağlantıları vardı.Sami had very close connections to the crimes.
Sami teknik açıdan iyi bir doktordu ama alkol bağımlılığı onun çalışmasını engelledi.Sami was technically a good doctor, but his alcohol abuse prevented him from practising.
Sami topraklarını camiye bağışladı.Sami donated his lands to the mosque.
O, 30 yaşın üstünde ama yine de mali açıdan ailesine bağlı.He's over 30 but still financially dependent on his parents.
Bu bağımlılık yapan bir oyun.This is an addicting game.
Aşağıdaki bağlantıyı tıklayın.Click on the link below.
Tom'la bağlantı kuramadım.I haven't been able to get in touch with Tom.
Tom Mary'ye ona biraz para bağlattı.Tom got Mary to wire him some money.
Sen çok bağımsızsın, değil mi?You're very independent, aren't you?
Tom ve Mary birbirlerine bağlı.Tom and Mary depend on each other.
Mary çok bağımsız bir kadındır.Mary is a very independent woman.
Onların yalnızca yağmura bağımlı olmaksızın toprağı sulayabilmeye ihtiyaçları var.They need to be able to irrigate without relying solely on rain.
Tom'la bağlantı kurmak istiyorum.I want to get in touch with Tom.
Ben çok bağımsızım.I'm very independent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod