Tom'la bağlantı kurabilir misin?Could you get in touch with Tom?
Tom bagajda bir şey gördü.Tom saw something in the trunk.
Tom, Mary'nin adını bağırmaya devam ediyordu.Tom kept screaming Mary's name.
İnsanlar bağımsızlık için oy kullandılar.People voted for independence.
İnsanlar alışkanlıklarına bağlıdır.People are creatures of habit.
Tom antrenörlerin yaptığı şekilde bağırdı.Tom yelled the way coaches do.
Onlara bağlı olmayın.Don't become attached to them.
Bugün kan bağışçılarına ihtiyaç duyulmaktadır.Blood donors are needed today.
Tom çığlık atıyordu ve bağırıyordu.Tom was screaming and yelling.
Biz bağımsızlığımızı sürdürüyoruz.We maintain our independence.
Şartlara bağlıdır.It depends on the conditions.
Eskiden eroin bağımlısıydım.I used to be a heroin addict.
Erkeklerle nasıl bağlantı kuracağımı biliyorum.I know how to relate to guys.
Bağlantı kurduğumuzu hissediyorum.I feel like we're connecting.
Telaş içinde yardım için bağırdım.I cried frantically for help.
Tom, Mary'nin adını bağırdı.Tom screamed out Mary's name.
Lütfen kötü Fransızcamı bağışlayın.Please excuse my bad French.
Tamam, göz bağını çıkar.OK, take your blindfold off.
Hiç kimse bağlantı kurmadı.Not one made the connection.
Çocuklarımın bağırmasından bıktım.I'm tired of my kids crying.
Birinin "İmdat!" diye bağırdığını duydum.I heard someone yell "Help!"
Yardım için bağırıyorlardı.They were yelling for help.
Tom kalabalığa ne bağırdı?What did Tom shout at crowd?
Belki de bağışlanabiliriz.Perhaps we can be forgiven.
Tom oldukça çok bağırıyordu.Tom was yelling quite a bit.
Yeşil giymek isteğe bağlıdır.Wearing green is optional.
Lolipoplara bağımlıyım.I'm addicted to lollipops.
Tom köpeği bir ağaca bağladı.Tom tied the dog to a tree.
Lütfen hatamı bağışla.Please forgive my error.
Tom sözüne bağlı kaldı.Tom stuck to his promise.
Tom polisle bağlantı kurdu.Tom contacted the police.
Bağlantı var mıydı?Was there a connection?
Senin partnerinin gözlerini bağla.Blindfold your partner.
Benzersiz bir bağımız var.We have a unique bond.
Hemen bağladık.We bonded immediately.
Bağlantıyı hiç kaybetmediler.They never lost touch.
Bağları güçlüydü.Their bond was strong.
Tom Mary'nin adını bağırdı.Tom yelled Mary's name.
Kimse sana bağırmadı.No one shouted at you.
Tanrı sizi bağışlayacaktır.God will forgive you.
Elleriniz bağlı.Your hands are tied.
Biz gerçekten bağlandık.We really connected.
Tom'la hiçbir bağım yok.I have no ties to Tom.
Bunun için bizi bağışla.Forgive us for that.
Kimseye bağlı değilim.I depend on nobody.
Tom Mary'yi bağladı.Tom tied Mary up.
Bağlı hissediyorum.I feel connected.
Mary çizmelerini bağladı.Mary laced up her boots.
Tom peynir bağımlısıydı.Tom was addicted to cheese.
Tom bağımlılığını finanse etmek için Tom birkaç kredi kartını çaldı.Tom stole several credit cards to fund his addiction.
Tom kanser kurbanının hayatını kurtarmak için kemik iliğini bağışladı.Tom donated his bone marrow to save the cancer victim's life.
Tanrım günahlarımı bağışla.God, forgive me of my sins.
Tom ile soygunu birbirine bağlayan sert kanıt yoktu.There was no hard evidence linking Tom to the robbery.
Tom abur cubur bağımlısı.Tom is addicted to junk food.
Ona yanlışlıkla bağırdım ve kendimi gerçekten kötü hissettim.I yelled at him by mistake and I felt really bad.
Masajlarıma tamamen bağımlı olacaksın.You'll become totally addicted to my massages.
Onun hepsi ona bakma tarzımıza bağlı.It all depends on the way we look at it.
Ben bir bağnaz değilim.I'm not a bigot.
Fadıl ve Leyla birbirlerine bağımlı hale geldiler.Fadil and Layla became dependent on one another.
Fadıl kabloyu Leyla'nın ellerine bağladı.Fadil tied the cable to Layla's hands.