Ana içeriğe geç
Sözlük

bağ ile cümle

bağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom herkese bağırdı.Tom yelled at everybody.
Tom birinin bağırdığını duydu.Tom heard someone screaming.
Tom yardım için bağırmadı.Tom didn't yell for help.
Neden her zaman bağırıyorsun?Why do you always scream?
Tom yardım için bağırmaya devam etti.Tom kept screaming for help.
Senin yaşındayken ayakkabılarımı nasıl bağlayacağımı biliyordum.At your age I already knew how to tie my shoes.
Tom işine bağlıdır.Tom is devoted to his work.
Tüm bağışlar vergiden düşülebilir.All donations are tax deductible.
Bu parayı bağışlayan kişi isimsiz kalmak istiyor.The person who donated this money wishes to remain anonymous.
Tom para bağımlısıdır.Tom is addicted to money.
Sana bağırdığımı duymadın mı?Didn't you hear me shouting to you?
Tom'un bağlılığına hayranım.I admire Tom's dedication.
En sonunda bağlantıyı yaptım.I finally made the connection.
Senin kızın bir uyuşturucu bağımlısı.Your daughter is a drug addict.
Kızınız bir uyuşturucu bağımlısı.Your daughter is a drug addict.
Ben bir bağımlı değilim.I'm not an addict.
Keşke Tom sürekli bağırmaktan vazgeçse.I wish Tom would stop screaming all the time.
Keşke Tom bana bağırmaktan vazgeçse.I wish Tom would stop yelling at me.
Keşke Tom bana daha fazla bağlı olsa.I wish Tom would depend on me more.
Eski arkadaşlar benimle bağlantıya geçtiler.Old friends contacted me.
Benim ruh halim tamamen havaya bağlıdır.My mood depends totally on the weather.
Tom'un bizim yardımımıza bağlı olduğunu unutmayalım.Let's not forget that Tom is depending on our help.
Adayın bağnaz fikirlerinin seçim sonucunu nasıl etkileyeceğini görelim.Let's see how the candidate's bigoted opinions will affect the outcome of the election.
Bu birbirine bağlı bir mahalleydi.This used to be a close-knit neighborhood.
Tom'un bana her zaman bağırmasına alışkınım.I'm used to Tom always yelling at me.
Ben bağrılmaya alışkın değilim.I'm not used to being yelled at.
Tendonlar ve bağlar düşündüğünüzden daha kırılgandır.Tendons and ligaments are more fragile than you might think.
O karar Tom'a bağlı.That decision is up to Tom.
Bebek hâlâ bağırıyor.The baby is still screaming.
Köy bir köprü ile şehrimize bağlanıyor.The village is connected to our city by a bridge.
İyi olduğun şeye bağlı kal.Stick to what you're good at.
Elimden geldiğince yüksek sesle bağırdım.I shouted as loud as I could.
O, Liszt sonatını gözleri bağlı çaldı.He played the Liszt sonata blindfolded.
Şimdi lütfen bizimle bağlantı kurun.Please contact us now.
Tom'un bağımlı bir kişiliği var.Tom has an addictive personality.
Mary bağımlı bir kişiliğe sahiptir.Mary has an addictive personality.
Pierrette "İmdat, imdat!" diye bağırdı "Ben katlediliyorum!""Help! Help!" cried Pierrette, "I'm being murdered!"
Tom kazadan sonra bir ağrı kesici bağımlısı oldu.Tom got addicted to painkillers after his accident.
Bizim bağışlara ihtiyacımız var.We need donations.
Biz bağış almak için çalışıyoruz.We're trying to get donations.
Hepsini öldür. Kimsenin canını bağışlama.Kill them all. Spare no one.
Kafein bağımlılık yapan bir maddedir.Caffeine is an addictive drug.
Lütfen beni bağışlayın, tuvalete gitmek zorundayım.Please excuse me; I have to go to the bathroom.
Uzay yürüyüşleri genellikle işe bağlı olarak, beş ve sekiz saat arasında sürer.Spacewalks usually last between five and eight hours, depending on the job.
Japonya, petrol temini için Arap ülkeleri bağlıdır.Japan depends on the Arab countries for its oil supply.
Onun bagajının ağırlığı fazla.His luggage is overweight.
Bagaj rafında beş bavul var.In the luggage rack there are five suitcases.
Tom bir bağış toplama etkinliği düzenliyor.Tom is organizing a fundraising event.
Seni uyarmalıyım, bu oyuncak bağımlılık yapıcıdır.I must warn you, this toy is addictive.
Buna tekrar bağlanmak istemiyorum.I'm not falling for this again.
"Hangi cehennemdeydin?" diye bağırdı Tom'un annesi."Where the hell have you been?" screamed Tom's mother.
Küçük kız avazı çıktığı kadar bağırdı.The little girl screamed at the top of her lungs.
Mary yerde bağdaş kurmuş oturuyordu.Mary was sitting cross-legged on the floor.
Mary saçını arkadan bağladı.Mary flipped her hair back.
Oğlan o kadar bağımlıydı ki, toplumda işlev göremiyordu.The boy was so dependent that he could not function in society.
İşte bazı ilginç bağlantılar.Here are some interesting links.
Kaçıranlar arkamdan ellerimi bağladılar.The kidnappers tied my hands behind my back.
Tom çılgınca bağırmaya başladı.Tom began to cry hysterically.
Annem bana her zaman sebepsiz yere bağırır.My mom yells at me all the time for no reason.
Cinlerin doğayla güçlü bir bağlantısı vardır.Elves have a strong connection to nature.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod