Ana içeriğe geç
Sözlük

bağ ile cümle

bağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hayatımda ilk defa birine bu kadar bağlandığımı hissettim.It's the first time in my life I've felt so connected with someone.
Alışılmış olandan farklı bir bağlamda bir şey görmek şaşırtıcı olabilir.Seeing something in a different context than the accustomed one can be surprising.
Sigara içmek bir alışkanlık değil ama bir bağımlılıktır.Smoking is no habit but an addiction.
O, bagajını daha erken gönderdi.He sent his luggage earlier.
Bu, elinin biri arkanda bağlıyken biriyle dövüşmek gibidir.This is like fighting someone with one arm tied behind your back.
Onun o kadar üzerinde titrememelisin. O bağımsız olmayı öğrenmeli.You shouldn't coddle her so much. She needs to learn to be independent.
İki kabloyu birbirine bağla.Attach the two cables together.
Tom teknesini iskeleye bağladı.Tom keeps his boat at the pier.
Ben internete bağlanamıyorum.I can't connect to the Internet.
Kazadan sonra, onlar onu bir sürü makinelere bağladı.After the accident, they connected him to a lot of machines.
İki kabloyu birlikte bağla.Connect the two cables together.
Kanser araştırmaları için para bağışında bulunuyor.She's donating money for cancer research.
Tom para bağışlamak istiyor.Tom wants to donate money.
Mary onun kızına bağırmakla ilgili kendini suçlu hissetti.Mary felt guilty about yelling at her daughter.
Ülkeniz ne kadar süredir bağımsız?How long has your country been independent?
Olaylar yakından bağlantılı idi.The events were closely linked.
Adım beni atalarımla bağlar.My name links me with my ancestors.
Bir zincir birçok bağlantıdan oluşur.A chain is made up of many links.
Ergin olmayan biri ebeveynlerine bağlıdır.A minor is dependent on his parents.
Ulus son zamanlarda bağımsızlığını ilan etti.The nation recently declared its independence.
Tom hakime bağıracak kadar sinirliydi.Tom had the nerve to yell at the judge.
Sen hiç öldükten sonra organlarını bağışlamayı düşündün mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Öldükten sonra hiç organlarınızı bağışlamayı düşündünüz mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Öldükten sonra organlarını bağışlamayı hiç düşündün mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Bağırmanıza gerek yok. Sizi duyabiliyorum.You don't have to shout. I can hear you.
Tom öfkeli olduğunda her zaman bağırır.Tom always shouts when he is angry.
Bilgisayarınıza bağırmak işe yaramaz.Shouting at your computer will not help.
İki ailenin çok yakın bağları var.The two families have very close ties.
Amerika Birleşik Devletler'nin Meksika ile yakın bağları vardır.The United States has close ties to Mexico.
İpler birlikte bağlandılar.The strings are tied together.
Anne, kızının saçına bir kurdele bağladı.The mother tied a ribbon in her daughter's hair.
Tom paketi sardı ve iplerle bağladı.Tom wrapped the package and tied it with strings.
Ben koşuya gitmeden önce ayakkabılarımı her zaman sıkı bağlarım.I always tie my shoes tightly before I go jogging.
Bagajım nerede?Where is my luggage?
Siz bağırarak bir şey alamazsınız.You won't get anything by shouting.
Demokraside, gazeteciliğin bağımsız olması önemlidir.In a democracy, it is important for journalism to be independent.
Tatoeba gerçekten çok dilli. Bütün diller birbirine bağlıdır.Tatoeba is really multilingual. All the languages are interconnected.
Büyük Japon şirketlerinin çoğu ihracata bağımlıdır.The majority of large Japanese companies depend on exports.
Lütfen beni bağışlayın, gitmek zorundayım.Please excuse me, I have to leave.
Bazı insanlar kendi kişisel bağlantılarını kullanarak avantaj kazanmaya çalışırSome people try to gain advantage by exploiting their personal contacts.
Karım kollarını bağladığında ve ayağını yere vurduğunda, onun kızgın olduğunu biliyorum.When my wife crosses her arms and taps her foot I know she's angry.
Tatoeba'ya bağımlıyım.I'm addicted to Tatoeba.
Deneysel kurulum neye benziyordu? Ne neye ve nasıl bağlıydı?What did the experimental set-up look like? What was connected to what and how?
Bağışlayın, nerede bir şarküteri bulabilirim?Sorry, where can I find a delicatessen?
Bağışlayın, nerede şarküteri bulabilirim?Sorry, where can I find a delicatessen?
Ne zaman geri geliyorsun? Bu tamamen havaya bağlı."When are you coming back?" "That all depends on the weather."
Sana bagajında yardım edeyim.Let me help you with your luggage.
O çok bağırır.He shouts a lot.
O çok bağırıyor.He screams a lot.
Lütfen bagajıma göz kulak ol.Please look after my luggage.
Vera, uyuşturucu alan onun eski en iyi arkadaşlarından bağını kesmek zorunda kaldı.Vera had to disassociate herself from her former best friends, who got into drugs.
İnsanların ne kadar bira içtikleri havaya bağlıdır.How much beer people drink depends mostly on the weather.
1847 yılında, onlar kendilerini bağımsız ilan ettiler.In 1847, they declared themselves independent.
Roma Katolik Kilisesi'ne bağlanmaya söz vermeleri gerekiyordu.They had to promise to join the Roman Catholic Church.
Anlaşma Texas'ı bağımsız hale getirdi.The treaty made Texas independent.
Dil ve kültür arasındaki kopmaz bir bağ vardır.There is an unbreakable link between language and culture.
Öfkeli bir kalabalık ona bağırdı.An angry crowd screamed at her.
Bağdat'ta hükümet düşmüştü.The government in Baghdad had fallen.
Fazla kumar, uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişimlerine neden olur.Excessive gambling causes the same brain changes as a drug addiction.
Bir kravat nasıl bağlanır gösterebilir misin?Can you show me how to tie a tie?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod