bağır ile cümle
bağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ve Mary birbirlerine bağırıyorlardı.Tom and Mary were screaming at each other.
Tom acı içinde bağırmaya başladı.Tom began screaming in pain.
Tom Mary'nin sürekli bağırmasından rahatsız oldu.Tom is irritated by Mary's constant yelling.
Tom gerçekten bana bağırdi.Tom really yelled at me.
Tom Fransızca bir şey bağırdı.Tom screamed something in French.
Tom acı içinde bağırıyordu.Tom was screaming in pain.
Bağırmayı bırak. Başım ağrıyor.Stop yelling. My head hurts.
Avazının çıktığı kadar bağırmak zorunda değilsiniz.You don't have to shout at the top of your voice.
Tom avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı.Tom started screaming at the top of his lungs.
Tom ve Mary birbirlerine bağırmaya başladı.Tom and Mary started screaming at each other.
Canım bağırmak istedi.I felt like screaming.
Yorumcular "Bu korkunç bir başarısızlıktı!" diye bağırdılar."That was a terrible miss!" cried the commentators.
Tom bağırdığında kapı komşu pencereden dışarı baktı.The next-door neighbor looked out the window when Tom yelled.
Tom yardım için bağırdı, ama kimse onu duymadı.Tom cried for help, but nobody heard him.
Tom'un yardım için bağırdığını duyabildim.I could hear Tom yelling for help.
Tom, o aptalca bir şey yaptığında her zaman Mary'ye bağırır.Tom always yells at Mary every time she does something stupid.
Sürücü, önündeki araç hareket etmediği için bağırıyordu.The driver was shouting because the car in front of him wasn't moving.
Çocuk "Dikkat et, bir yılan!" diye bağırdı.The child shouted, "Watch out, a snake!"
Neden bu kadar bağırdığımı bilmiyorum.I don't know why I cried so much.
Ben bağıracak herhangi birine sahip değilim.I don't have anyone to yell at.
Bağırmayı durdurabilir misin?Can you stop yelling?
Tom'a bağırdığım için üzgünüm.I'm sorry I yelled at Tom.
Bağırmak zorunda değilsin.You don't have to yell.
Bağırmana gerek yok.You don't have to shout.
Tom çok bağırır.Tom shouts a lot.
Bana bağırmak zorunda değilsin.You don't have to yell at me.
Ben yardım için bağırdım.I yelled for help.
Alçak! Ne yapıyorsun, diye bağırdım.Scoundrel! I cried, what are you doing?
Bağırma yoksa ölürsün.Don't scream, or you're dead.
"İmdat!" diye bağırdı."Help!" he shouted.
Siz ne hakkında bağırıyorsunuz?What are you yelling about?
Tom bile bağıramayacak kadar çok korkmuştu.Tom was too scared to even yell.
Bağırılacak mıyım?Am I going to get yelled at?
Tom bağıramayacak kadar çok korkmuştu.Tom was too scared to yell.
Kızgın olduğunda Mary hep bağırır.Mary always yells when she's angry.
Senin bağırman gereken Tom.It's Tom you should be yelling at.
Aniden, Tom acı içinde bağırdı.Suddenly, Tom cried out in pain.
O panikteydi ve anlaşılamayan bir şey bağırdı.She was in a panic and yelled something inarticulate.
İnsanlar bana bağırdığında bundan hoşlanmam.I don't like it when people yell at me.
Sana tekrar bağırmayacağım.I'm not going to yell at you again.
Annene bağıran kişi ben değilim.I'm not the one who yelled at your mother.
Tom bir bardak sütünü dökerken Mary "Hayıır!" diye bağırdı."Nooo!" yelled Mary as Tom spilled her glass of milk.
Çocuğuma bağırma.Don't yell at my kid.
Tom duyulmak için bağırmak zorunda kaldı.Tom had to shout to be heard.
Herkes bana bağırıyor.Everybody yells at me.
Tom bu yüzden bağırdı.That was why Tom screamed.
Duyulmak için bağırmak zorunda kaldım.I had to shout in order to be heard.
Kulağıma bağırmayı bırak.Stop yelling in my ear.
Geri zekalılar her zaman aptalca nedenlerle birbirlerine bağırırlar.The idiots are always yelling at each other for stupid reasons.
Bağırmaktan vazgeç.Stop shouting.
Tom bağırdı ama kimse onu duymadı.Tom shouted, but nobody heard him.
Tom'a tekrar bağırmanı istemiyorum.I don't want you to yell at Tom again.
Bu adam bana bağırıyor.This guy is screaming at me.
Onların bağırdığını duydum.I heard them screaming.
Onun bağırdığını duydum.I heard him screaming.
Onlara bağırdığım için üzgünüm.I'm sorry I yelled at them.
Ona bağırdığım için üzgünüm.I'm sorry I yelled at him.
Sana bağırmamalıydım.I shouldn't have yelled at you.
Onlara bağırmamalıydım.I shouldn't have yelled at them.
Ona bağırmamalıydım.I shouldn't have yelled at him.