bağır ile cümle

bağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece birinin bağırdığını duydum.I just heard someone scream.
O, insanlara her zaman bağırıyor.He yells at people all the time.
Tom ne zaman bağıracağını bilmiyordu.Tom didn't know when to shut up.
Dün sen ve Tom'un birbirinize bağırdığınızı gördüm.I saw you and Tom yelling at each other yesterday.
Tom'a bağırmamalıydım.I shouldn't have yelled at Tom.
Tom ve Mary birbirlerine bağırmaya başladılar.Tom and Mary began yelling at each other.
O, ona bağırdı.She yelled at him.
Bana bağırman gerekmiyor.You don't have to shout at me.
Tom, Mary'ye bağırdı.Tom shouted at Mary.
Tom Fransızca bir şeyler bağırdı.Tom yelled something in French.
Tom tam suya dalmadan önce Fransızca bir şey bağırdı.Tom yelled something in French just before he dove into the water.
Küçük erkek kardeşim yüksek sesle bağırıyor.My younger brother is yelling loudly.
O sadece karnı aç olduğunda bağırır.He only screams when he's hungry.
Tom herkesin duyması için yeterince yüksek sesle bağırdı.Tom yelled loud enough for everyone to hear.
Sana böyle bağırdığım için üzgünüm.I'm sorry about yelling at you like that.
Keşke Tom'a her zaman bağırmasan.I wish you didn't always yell at Tom.
Tom Mary'nin bağırdığını duyduğunda döndü.Tom turned when he heard Mary shout.
Birinin bağırdığını duyduğuma eminim.I'm sure I heard somebody shouting.
Ben pencereden Mary'ye bağırdım.I yelled out the window at Mary.
Sana bağırdığım için özür dilerim.I'm sorry for shouting at you.
Tom Mary'ye Fransızca bağırdı.Tom yelled at Mary in French.
Tom yardım için bağırmaya başladı.Tom started yelling for help.
Bir bağırtı duyduğumu düşündüm.I thought I heard a scream.
Tom müziğin üzerinde bağırdı.Tom yelled over the music.
Tom acı içinde bağırdı.Tom cried out in pain.
Ona bağırdım.I yelled at him.
Çocuk oyuncağı istediği için hiddetle bağırmaya başladıThe child threw a tantrum because he wanted the toy.
Tom aniden "Eureka!" diye bağırdı."Eureka!" shouted Tom suddenly.
Biz yardım için avazımızın çıktığı kadar bağırdık.We shouted for help at the tops of our voices.
Hem Tom hem de Mary ellerinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdılar.Tom and Mary both shouted as loudly as they could.
Çocuklardan biri ayağa kalktı ve bağırmaya başladı.One of the boys stood up and started yelling.
Tom yeniden bağırmaya başladı.Tom started screaming again.
Neden bağırıyordun?Why were you yelling?
Neden bağırdın?Why did you yell?
Bağırmaya gerek yok. Sizi duyabiliyorum.There's no need to shout. We can hear you.
Tom bize aşırı hırçın bir sesle bağırdı.Tom shouted at us in a gruff voice.
O bir tavuskuşu. Az önce bağıran bir tavuskuşuydu.It's a peacock. It was a peacock that cried just now.
Beni duymalıydın. Elimden geldiği kadar yüksek sesle bağırdım.You should've heard me. I shouted as loud as I could.
Ben kızgın olduğumda hep bağırırım.I always shout when I am angry.
Sen sinirlendiğinde hep bağırırsın, değil mi?You always shout when you are angry, don't you?
O öfkeli olduğunda her zaman bağırır.He always shouts when he is angry.
O, kızgın olduğunda her zaman bağırır.She always shouts when she is angry.
Mary kızgın olduğunda her zaman bağırır.Mary always shouts when she is angry.
Biz kızgın olduğumuzda hep bağırırız.We always shout when we are angry.
Onlar kızgın olduklarında hep bağırırlarThey always shout when they are angry.
Ayakkabılarımla ilgilenmediğin için hep bana bağırıyor.He always yells at me for not taking care of my shoes.
"Tom bağırıyor." "Biliyorum.""Tom's crying." "I know."
Bir adam bağırdığında o güçlüdür. Bir kadın ağladığında o histeriktir.When a man cries, he is strong. When a woman cries, she is being hysterical.
Anneler çocuklarına bağırdığında bundan hoşlanmam.I don't like when mothers yell at children.
Çocuklar her yerde bağırıyorlardı ve zıplıyorlardı.The kids were screaming and bouncing everywhere.
Tom "Yangın" diye bağırdı."Fire!" Tom cried.
Tom "Yangın var!" diye bağırdı.Tom shouted, "There's a fire!"
İstediğin kadar bağır. Hiç kimse seni duymaz.Scream all you want. No one will hear you.
Çocuğa bağırdı: "Sessiz ol!".She cried to the child: "Be quiet!".
Benim torunum çok yüksek sesle bağırır.My grandson cries very loud.
Bağırmak ve çığlık atmak seni hiç bir yere götürmez.Yelling and screaming is not going to get you anywhere.
Tom bağıran fanatik kızlardan oluşan bir kalabalık tarafından çevrilmişti.Tom was surrounded by a horde of screaming fangirls.
Gerçekten yüksek sesle bağırmak zorunda mıydın?Did you really have to yell that loud?
Tom kızgın olduğunda her zaman bağırır.Tom always yells when he's angry.
Tom ve Mary birbirlerine Fransızca bağırıyorlardı.Tom and Mary were screaming at each other in French.

İlgili Sayfalar