bağır ile cümle
bağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben ona bağırmamalıydım.I shouldn't have yelled at her.
Onlara bağıramazsın.You can't yell at them.
Ona bağıramazsın.You can't yell at him.
Sen ona bağıramazsın.You can't yell at her.
Onlara bağırma.Don't yell at them.
Ona bağırma.Don't yell at him.
Onlara bağırdığını gördüm.I saw you staring at them.
Ona bağırdığını gördüm.I saw you staring at him.
Lütfen onlardan bağırmamalarını iste.Please ask them not to shout.
Ona lütfen bağırmamasını söyle.Please ask him not to shout.
Lütfen bağırmamasını rica et.Please ask her not to shout.
Tom'un Mary'ye bağırdığını duydum.I heard Tom yelling at Mary.
Tom kendisi kısık sesle bağırdı.Tom shouted himself hoarse.
Nöbetçi "ayağa kalk" diye bağırdı."On your feet," shouted the guard.
Dan polislerin Linda'ya bağırdığını duydu.Dan heard the cops yelling at Linda.
"Bana bak" diye bağırdı Echo, "Bana bak Anne, uçuyorum!""Look at me," shouted Echo, "Look at me, Mother, I'm flying!"
Tom Mary'nin John'a bağırdığını duydu.Tom heard Mary yelling at John.
Dan, Linda'ya bağırmadı bile.Dan didn't even yell at Linda.
Dan içeri geldi ve bağırmaya başladı.Dan came inside and started shouting.
Dan, Linda'nın garsona bağırdığını duydu.Dan heard Linda yell at the waitress.
Dan çığlık atıp bağırıyordu.Dan was screaming and yelling.
Neden bana bağırıyorsun?Why are you screaming at me?
Babam "saatim çalındı." diye bağırdı.”My watch has been robbed.”exclaimed my father.
Bağırmaya gerek yok.There's no need to yell.
Neden herkes bağırıyor?Why is everybody shouting?
Sanırım az önce birinin bağırdığını duydum.I think I just heard somebody scream.
Yardım için bağırdığın bu muydu?Was that you yelling for help?
Ne için bana bağırıyorsun?What are you yelling at me for?
Onikiparmak bağırsağı ince bağırsağın bir bölümüdür.The duodenum is a section of the small intestine.
Tom Mary'ye bağırmaya başladı.Tom started yelling at Mary.
Kes bağırmayı! Başımı ağrıtıyorsun.Stop screaming! You're giving me a headache.
Bağırdığın zaman işe yaramazsa daha yüksek sesle bağır!When yelling doesn't work, yell louder!
Annem bana her zaman bağırıyor.My mother's always yelling at me.
O bağırdı ama kimse onu duymadı.She shouted, but nobody heard her.
Hepimiz sevinçle bağırdık.We all cheered.
Kimse bağırmadı.No one shouted.
Ben bağırdım.I yelled.
Kancalı kurt bir kurttur, ince bağırsağa yapışan bir insan paraziti.Hookworm is a worm, a parasite of man, that sticks to the small intestine.
Bağırıyorum fakat kimse beni duymuyor.I shout but no one hears me.
Tom'un futbol maçında bağırmaktan sesi kısılmıştı.Tom was hoarse from yelling at the football match.
Birçok çocuk can sıkıcı bir şekilde bağırıyor.Many children are yelling annoyingly.
Birçok çocuk bağırıyor, bu can sıkıcı bir durum.Many children are yelling, which is annoying.
Bağırdım ama kimse beni duyamadı.I screamed, but nobody could hear me.
Tom, Mary'ye bağırdı mı?Did Tom yell at Mary?
Tom mikrofonu kaptı ve bağırdı "toplantı salonu yanıyor!"Tom grabbed the microphone and yelled "The auditorium is on fire!"
Polis: "Ellerini havaya kaldır!" diye bağırdı.The police officer yelled, "Put your hands in the air!"
Tom acı içinde inledi ve yardım için bağırdı.Tom moaned in pain and screamed for help.
Biri yardım için bağırdı.Someone yelled for help.
Ben bağırmak istedim.I wanted to scream.
Polis memurları, bağıran adamı gözaltına aldı.The police officers took the man who was yelling into custody.
Biri bağırmaya başladı.Someone started screaming.
İşçiler Fransızca bağırıyorlardı.The workers were shouting in French.
Çocuklar sevinçle bağırdı.The children squealed with joy.
Polis memuru Tom'a durması için bağırdı.The police officer yelled at Tom to stop.
Seyirci en az bir tam dakika boyunca "Bravo!" diye bağırdı.The audience shouted "Bravo!" for at least a full minute.
Annesi bağırmaya başladı.Her mother started shouting.
Ben bağırmadım.I didn't yell.
"Küçük Timothy, "Yaşasın! Biz bir maceraya gidiyoruz!" diye bağırdı."Yippee! We're going on an adventure!" shouted little Timothy.
Tom sebepsiz yere bağırdı bana.Tom yelled at me for no reason.
Tom bağırmak zorunda değildi. Biz yine de onu duyabilirdik.Tom didn't have to shout. We could've heard him anyway.