bağır ile cümle

bağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Her bağırtıyı kendi aleyhlerinde sanırlar.They imagine every rebuke to be directed against them.
(Adamlarını) Topladı, (onlara) bağırdı:And assembled (his council) and proclaimed,
Sonra bir münadi şöyle bağırdı: "Ey kervancılar, siz hırsızsınız!"Then a crier announced: "O men of the caravan, you are thieves."
Dün kendisinden yardım isteyen kimse bağırarak ondan yine yardım istiyordu.Just then he who had asked him for help the day before called out for help (again).
Bir bağırış, o zulmedenleri kapıverdi, yurtlarında, diz çökmüş bir halde helak oluverdiler.The sinners were seized by a blast from heaven, and lay overturned in their homes in the morning,
Güneş doğduktan sonra onları bir bağırış, helak ediverdi.So they were seized by the mighty blast at break of day;
Sabah çağına erdikleri gibi bir bağırış yüzünden helak olup gittiler.But they were seized by the mighty blast towards the morning;
Ve ey kavmim, ben, o feryadü figan, o boşuna bağırıp söylenme günündeki halinizden korkuyorum.O my people, what I fear for you is the day of gathering, crying and calling,
Odaların ardından bağırarak sana seslenenlerin çoğu, akıl etmeyen kişilerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Ve dinle o nida edenin, yakın bir yerden bağıracağı gün, sesini.Take heed that the day the crier calls from a place close (to every one),
Gerçekten de bir bağırış gönderdik onlara, derken hayvan ağılına konan çalıya çırpıya döndüler.We sent a single blast against them, and they were reduced to husks of a decayed fence.
Onlar bağırırlar da derler ki: Biz, sizinle beraber değil miydik?They will call to them: "Were we not with you?"
Bir şerre uğrarsa bağırır, sızlanır.If evil befalls him he is perturbed;
Derken halkı toplamıştı da bağırmıştı.And assembled (his council) and proclaimed,
Derken adeta kulakları sağır eden o bağırış gelip çattı mı.But when the great calamity comes
Sonunda, servet ve refahla şımarmışlarını azapla yakaladığımızda, hemen bağırıp dövünmeye başlarlar.So that when We seize the affluent among them with affliction, they will begin to implore for help.
"Bağırıp dövünmeyin bugün, bizim karşımızda kimseden yardım göremezsiniz.""Do not supplicate for help today; you will not be rescued by Us;
"Ey toplumum, sizin adınıza o bağırıp-çağrışma gününden korkuyorum."O my people, what I fear for you is the day of gathering, crying and calling,
Her bağırtıyı aleyhlerinde zannederler.They imagine every rebuke to be directed against them.
Kendisine kötülük/hoşnutsuzluk dokununca basar bağırır.If evil befalls him he is perturbed;
Derken, bir araya toplayıp bağırdı.And assembled (his council) and proclaimed,
Ve aralarından bir çağrıcı, Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun! diye bağırır.Then a crier will call from among them: "The curse of God be on the vile,
(Sanki) onlara uzak bir yerden bağırılıyor (da Kur'an'da ne söylendiğini anlamıyorlar.)They are those one calls to from far away.
(Resulüm!) Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı:And assembled (his council) and proclaimed,
Sonra bir tellal şöyle bağırdı: "Hey kervan! Siz hırsızsınız, hırsız!"Then a crier announced: "O men of the caravan, you are thieves."
(Resülüm!) Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti.But they called their commander, who seized and hamstrung her.
Derken adamlarını topladı da bağırdı:And assembled (his council) and proclaimed,
"Yetiş ey ölüm!" diye bağıracakWill pray for death,
Yürürken ölçülü, mûtedil yürü!Konuşurken sesini ayarla, bağırarak konuşma!Be moderate in your bearing, and keep your voice low.
Unutma ki seslerin en çirkini, avazı çıktığınca bağıran eşeklerin sesidir.Surely the most repulsive voice is the donkey's."
Her bağırtıyı aleyhlerinde zannederler. Düşmandır onlar; sakın onlardan!Where are they reverting!
Rabbini, öz benliğinin içinde yalvarıp ürpererek, bağırtılı olmayan bir sesle sabah-akşam zikret.Remember thy Lord in thy soul, humbly and fearfully, not loud of voice, at morn and eventide.
Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.
Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.
Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna bağırdı: "Yavrucuğum, gel, bizimle beraber bin!And Noah called to his son, who had kept away, “On my son!
Sonra bir tellal şöyle bağırdı: "Hey kervan!Then a herald shouted: ‘O [men of the] caravan!
Bağırsaklarındakiler ile kan arasından, içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.We provide pleasant milk for you to drink within the delicate system of their veins and arteries.
% 1 kullanıcısının ne söylediğini ve bağırdığını artık duymayacaksınız.You will not hear what %1 says and shouts.
Polis amiri bana "Bizim aleyhimize haber yapıyorsun" diye bağırdı.The police commander yelled at me ‘you are reporting against us.’
Örneğin kirli içme suları, bağırsak enfeksiyonlarına yol açabilir.Contaminated drinking water, for instance, can lead to intestinal infections.
Göstericiler, "Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeni'yiz" diye bağırdılar."We are all Hrant, we are all Armenian," demonstrators shouted.
Küçük bir sarışın, "Ne halt ediyorsun, Zigiç!" diye bağırdı."What the hell are you doing, Zigic!" a petite blonde yelled.
Kalabalık, "Bize söz verdiniz, sonra bizi unuttunuz," diye bağırdı."You promised us, then you forgot us," they shouted.
Morrisey "Sonunda birileri şarkılarımın sözlerini biliyor!" diye bağırdı."Finally someone knows the words of my songs!" Morrissey shouted.
Kalın Bağırsak KanseriColorectal cancer
Bağırsağa geldiğinde, dışkılamayı teşvik için yeterli suyu çeker.Once in the intestine, it can attract enough water into the intestine to induce defecation.
Ek su bağırsak hareketliliğini uyarır.The additional water stimulates bowel motility.
Magnezyum sitrat çözeltileri genellikle bir ile üç buçuk saat içinde bağırsak hareketi üretirler.[1]Magnesium citrate solutions generally produce bowel movement in one half to three hours.[1]
Bu durum, emilemeyen fruktozun tüm bağırsaktaki fruktoz konsantrasyonunu arttırması ile sonuçlanır.This results in an increased concentration of fructose in the entire intestine.
Fruktoz, sindirim enzimlerin yardimi olmadan da ince bağırsaktan emilir.Fructose is absorbed in the small intestine without help of digestive enzymes.
Bu olayların klinik önemi, bağırsakların bu tür değişikliklere cevabına bağlıdır.The clinical significance of these events depends upon the response of the bowel to such changes.
Çene, radulanın karşısındadr ve ön bağırsağın bir kısmını güçlendirir.The jaw is opposite to the radula and reinforces part of the foregut.[2]
Mide duvar katmanları Kedi oniki parmak bağırsağı kesitiLayers of stomach wall Section of duodenum of cat
Frank saklandığı yerden ayağı kalkar ve Michel'in arkasından bağırır.Franck stands up from his hiding place, and calls out Michel's name.
İleumdan kimusu alır ve çıkan kolona ait kalın bağırsakta .It receives chyme from the ileum, and connects to the ascending colon of the large intestine.
Çekum ve apandis, orta bağırsağın post-arteryel segmentinin genişlemesi ile oluşur.The cecum and appendix are formed by the enlargement of the postarterial segment of the midgut loop.
Özofagus (yemek borusu) devamlılığının bağırsak segmentleri kullanılarak rekonstrüksiyonuReconstruction of esophageal (food-pipe) continuity using segments of intestine

İlgili Sayfalar