bağımsız ile cümle
bağımsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
16 Şubat 1918 tarihinde de bağımsızlık ilanı gerçekleşti.Le 16 février 1918, il signe l'acte d'indépendance.
II. Oscar, 26 Ekim 1905 tarihinde Norveç'i bağımsız bir devlet olarak tanıdı.26 octobre 1905 : le roi Oscar II reconnaît l'indépendance de la Norvège.
Gerçek İsa Kilisesi (Çince: 真耶穌教會) 1917'de Pekin, Çin'de kurulmuş bağımsız bir kilise.La Véritable Jésus Eglise a été établie en 1917 à Pékin en Chine.
Ramallah'ta ise bağımsızlar koalisyonu seçimi aldı.Il soutient en Wallonie la coalition INDÉPENDANT.
Azerbaycan Cumhuriyet Bayramı, Azerbaycan'ın bağımsızlık günü.L'emblème national de la République d'Azerbaïdjan symbolise l'indépendance de l'Azerbaïdjan.
1960 - Nijerya bağımsızlığını ilan etti.1960 : indépendance du Nigeria.
Batı Samoa, 1962'de Yeni Zelanda'dan bağımsızlığını kazanmıştır.Les Samoa occidentales ont obtenu leur indépendance de la Nouvelle-Zélande le 1er janvier 1962.
İzlanda 17 Haziran 1944 tarihinde bağımsızlığını ilan ederek Danimarka'dan ayrıldı.L'Islande proclame son indépendance totale vis-à-vis du Danemark le 17 juin 1944.
Gandhi İngiliz yönetimindeki Hindistan'ın bağımsızlığı için açlık grevi başlattı.Munawar a rejoint sa lutte pour l'indépendance indienne de la domination britannique.
Bu dönemde Arzava’nın bağımsızlık kazandığı anlaşılmaktadır.À partir de cette période, la Judée semble avoir gagné en autonomie.
O yıllar Bağımsız İrlanda Cumhuriyeti kurulalı 1 sene olmuştu.Il est pendant de nombreuses années le no 1 irlandais.
İkisi de bağımsızdır.Les deux parties sont indépendantes.
Gazete, Soğuk Savaş boyunca muhafazakar çizgi izleyen Bağımsızlık Partisi'nden uzak durdu.Le journal est alors proche du Parti de l'indépendance, notamment durant la Guerre froide.
1777 ve 1778 yılları arasında Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katıldı.De 1778 à 1782, il participe à la guerre d'indépendance des États-Unis.
Zamanla, bu alanlar birer bağımsız fakülteler haline geldi.Avec le temps, les sœurs devinrent ainsi une communauté indépendante.
Hollanda’dan bağımsızlığın alınması için yoğun faaliyet gösterir.Il opère avec succès pour la neutralité des Pays-Bas.
1981'de iç işlerinde bağımsız bir cumhuriyet olan Palau 1982'de ABD ile Serbest Birlik Sözleşmesi imzaladı.Le pays a signé en 1982 un accord de libre association avec les États-Unis.
Bu defa CHP bağımsızlarla birlikteydi.Buny a autrefois été indépendant.
Rusya, 6 Mayıs 1992'de bağımsız bir devlet olarak Uluslararası Buz Hokeyi Federasyonu'na kabul edildi.Elle est devenue membre de la Fédération internationale de hockey sur glace le 6 mai 1992.
Ermenistan 1991'de bağımsız bir devlet olarak ortaya çıktı.La Moldavie devient indépendante en 1991.
Böylelikle Osmanlı Devleti iktisadî bağımsızlığını kaybetti.Le département égyptien perd alors son autonomie.
İngiltere ise Afganistan bağımsızlığını kabul edip-etmemekte tereddüt etmiştir.Le Royaume-Uni reconnaît l’indépendance de l’Afghanistan.
Doorn 1 Ocak 2006 yılına kadar Utrecht'ten bağımsız bir belediye idi.Warmond a été une commune indépendante jusqu'au 1er janvier 2006.
Winchester College, Winchester, Hampshire İngiltere'de yer alan bir İngiliz bağımsız özel okuludur.Winchester College est une public school anglaise située à Winchester, dans le Hampshire.
İrlanda Bağımsızlık Hareketi Sinn Fein kuruldu.C'est là que s'éveille son nationalisme irlandais.
Ant'in 1.1 sürümü 19 Temmuz 2000 tarihinde bağımsız bir ürün olarak piyasaya sürülmüştür.Ant (version 1.1) est officiellement disponible comme produit à part entière depuis le 19 juillet 2000.
Yunan bağımsızlılığından önce Aleksander Rallis seçkin bir Fenerli Rumdu.Avant l'indépendance de la Grèce, son grand-père, Alexandre Rallis fut un important phanariote.
1917 Ekim Devriminden sonra Finlandiya bağımsızlığını ilan etti.Peu après la Révolution d'Octobre 1917, la Finlande proclama son indépendance de la Russie.
Ölümü ile birlikte Makedonya'da bulunan Sırp prensleri bağımsızlıklarını ilan ettiler.Il enseigne personnellement l'équitation aux princes et princesses du Maroc.
Bağımsızlık ilan etmek için doğru bir zaman değil.Nous ne demandons pas d'indépendance immédiate.
1177'de Pistoia bir bağımsız belde olarak kendini ilan etti.En 1184, il se proclame souverain indépendant.
10 Nisan – Zagreb'de Hırvatistan Bağımsız Devleti'nin kuruluşu îlân edildi.Le 10 avril, l'État indépendant de Croatie de l’Axe fut proclamé.
7-17 ayda bağımsız hale gelirler.Ils deviennent indépendants au bouts de 7 à 8 semaines.
Karaimlere göre, Karaizm bir Musevilik dini, bağımsız, bağnaz olmayan, tektanrılı İbrahim’in dinidir.Dans le phénomène de groupe, on a à la fois la figure d’Adam et celle d’Abraham.
Wiglaf 830'da ülkesine dönüp Mercia bağımsızlığını sağlasa da Wessex fetihleri güvencede kalır.En 830, Wiglaf rend son indépendance à la Mercie.
Kuruluş 2004 yılından bu yana bağımsız bir kuruluştur.Depuis le 1er avril 1998, c'est un comté administratif indépendant.
Bağımsız bir plak şirketi olan Lookout!Pickwick est une compagnie de disque indépendante.
Tamil İlam yalnızca TİÖK tarafından bağımsız devlet olarak kabul edilir.Seuls les services des Impôts ont considéré De Lek comme entité indépendante.
Örneğin, bağımsız bir şekilde hareket ederler.Ils décident de continuer en indépendant.
İrlanda veya İrlanda Cumhuriyeti, İrlanda adasının çoğunu kaplayan bir bağımsız devlettir.L'Irlande est la république souveraine occupant la plus grande partie de l'île d'Irlande.
Bu da 14 ay sürecek olan Estonya Bağımsızlık Savaşı’nın başlamasına neden oldu.Début de la guerre d'indépendance grecque qui durera 12 ans et aboutira à l'indépendance.
Bir müddet sonra Ebenezer Kinnersley de bağımsız olarak aynı sonucu elde etti.À peu près au même moment, Gernot Gwehenberger invente indépendamment la même structure.
Daha sonra Kıbrıs'ın bağımsızlığı üzerine yoğunlaştı.Il a ensuite concentré son attention sur la race.
İngiliz Guyanası, 1966'de Guyana adıyla Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazanmıştır.La Guyane britannique accède finalement à l'indépendance en 1966 sous le nom de Guyana.
Antlaşmanın 88. maddesine göre Türkiye, bağımsız Ermenistan'ı tanıdı.L'article 88 stipule que la Turquie reconnaît l'indépendance et la liberté de l'Arménie.
Low, 1993 yılında Duluth, Minnesota'da kurulmuş bir Amerikan bağımsız rock grubudur.Low, groupe de rock indépendant formé à Duluth, Minnesota.
Abhazya mutlak suretle Bağımsızlığını ilan etti.L’ABAKO demandait au contraire l’accession immédiate à l’indépendance.
Ancak tümü birbirinden bağımsız hikâye.Les nouvelles sont indépendantes les unes des autres.
1986 yılında bağımsız plak şirketi Aaarrg aracılığıyla ilk albümleri Queen of Siam'ı çıkardılar.En 1986, sort leur premier album Queen of Siam avant d'être rejoint par Uli Kusch.
15 Ağustos - Hindistan bağımsızlığını ilan etti.Le 15 août 1947, l'indépendance de l'Inde est proclamée.
12 Aralık - Kenya, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını ilan etti.12 décembre : le Kenya obtient son indépendance du Royaume-Uni au sein du Commonwealth.
Bağımsız seçilmiş vekillerin adları sıralamanın en sonuna koyulmuştur.Les parties fermées finies irréductibles sont les points fermés.
Haiti ayrıca Amerika kıtasındaki ikinci bağımsız ülke olmuştur.Haïti est le seul État francophone indépendant d'Amérique du Nord.
1968 - Svaziland bağımsızlığını ilan etti.1968 : indépendance du Swaziland.
Tabakalaşma, toplumun sosyal yapısından bağımsız değildir.Le marché n'est pas indépendant de la société.
Bölge daha sonra yönetsel bağımsızlığı bulunan beş sömürgeye ayrılmıştır.Elle regroupait alors cinq colonies possédant chacune sa propre administration régionale.
Ekim 2006'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bağımsız aday olarak seçimlere katıldı.En 2006, il se présente comme candidat à l’élection présidentielle comme indépendant.
1844 - Dominik Cumhuriyeti, Haiti'den bağımsızlığını ilan etti.1844 : indépendance de la République dominicaine.
Kalan bir sandalyeyi de, bağımsız bir aday kazandı.Un candidat indépendant obtient également un siège.
Ülkede bağımsızlığın kazanılmasından sonra belirli alanda sıkıntılar baş göstermeye başlamıştı.Par exemple, le soutien à l'indépendance commença à se répandre dans certains milieux.