bağımlı ile cümle
bağımlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Cevap şudur: Alarmın çalması hem John'a hem de Mary'ye bağımlıdır.両方のノードから従属の辺を表す 矢印を書きます
C'nin olması şartıyla; A ve B biririne bağımlı hale gelirler.C ismeretében A és B függővé válik.
C'nin olması şartıyla; A ve B biririne bağımlı hale gelirler.Dato C, A e B diventano dipendenti.
C'nin olması şartıyla; A ve B biririne bağımlı hale gelirler.Jeżeli znamy C, A i B stają się zależne.
C'nin olması şartıyla; A ve B biririne bağımlı hale gelirler.Wenn C gegeben ist, werden A und B abhängig voneinander.
C'nin olması şartıyla; A ve B biririne bağımlı hale gelirler.Za predpokladu C, A a B sa stanú závislými.
C'nin olması şartıyla; A ve B biririne bağımlı hale gelirler.Za předpokladu C se A a B stanou závislými.
C'nin olması şartıyla; A ve B biririne bağımlı hale gelirler.При знании C A и B становятся зависимыми.
C'nin olması şartıyla; A ve B biririne bağımlı hale gelirler.בהינתן C, A ו-B נהיים תלויים.
C'nin olması şartıyla; A ve B biririne bağımlı hale gelirler.初めにAとBは独立していたのに反して
"çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".들리는 아이디어를 발명한 것이지요.
"çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".le multi-univers et le principe anthropique.
"çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".יקומים מקבילים והעיקרון האנטרופי.
"çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".الكون المتعدد و المبدأ الأنثروبي.
"çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".熱平衡で問題なのは この状態で
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.A fost un proces lent, greoi, care depindea de ouăle de găină, milioane de ouă vii de găină.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Była to powolna, nieporęczna metoda, która opierała się na kurzych jajach -- milionach żywych kurzych jaj.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Das war ein langsamer, mühevoller Prozess, der von Hühnereiern abhängig war, Millionen lebender Hühnereier.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Era un proceso lento y complejo que dependía de los huevos de gallina, millones de huevos de gallina vivos.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Era un processo lento e difficile che dipendeva dalle uova di gallina milioni di uova vive.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Itu proses yang lambat dan merepotkan yang bergantung pada telur ayam, jutaan telur ayam hidup.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.이것은 느리고 성가신 과정이었습니다. 계란에 의존한 것이었죠. 몇 백 만 개의 산 계란이었죠.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.là một quá trình chậm chạp, cồng kềnh phụ thuộc vào trứng gà vào hàng triệu trứng gà sống
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Proces je bil počasen in naporen ter odvisen od kokošjih jajc. Milijonov živih kokošjih jajc!
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Ήταν μια αργή, δύσκολη διαδικασία που εξαρτάτο από αυγά κότας, εκατομμύρια ζωντανών αυγών κότας.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Бил бавен, тромав процес, който зависел от кокоши яйца, милиони живи кокоши яйца.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Це був повільний, трудомісткий процес, залежний від курячих яєць, мільйонів живих курячих яєць.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.Это был медленный, трудоемкий процесс, зависящий от куриных яиц, миллионов живых куриных яиц.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.זה היה תהליך איטי ומסורבל שנעשה בעזרת ביצי תרנגולות, מיליוני ביצים של תרנגולות חיות.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.و كانت عملية بطيئة و مرهقة إعتمدت على بيض الدجاج, الملايين من بيض الدجاج الحيّ.
Çok yavaş giden hantal bir işlemdi ve tavuk yumurtalarına bağımlıydı, milyonlarca canlı tavuk yumurtası.鶏卵を用いる方法で 生きた鶏卵を何百万個も使います ウイルスは生き物の中でしか増殖せず
Çünkü belki de bazı bağımlılıklar sadece kendiliğinden oluyorlardır.De verdad, esto lo puedes hacer. Porque a lo mejor alguna adicción esta ocurriendo por su cuenta primero.
Çünkü belki de bazı bağımlılıklar sadece kendiliğinden oluyorlardır.Koska ehkä jokin sinussa aiheuttaa sen riippuvuuden ensin.
Çünkü belki de bazı bağımlılıklar sadece kendiliğinden oluyorlardır.Parce que peut-être l'addiction est apparue d'abord par toi-même.
Çünkü belki de bazı bağımlılıklar sadece kendiliğinden oluyorlardır.Perché forse qualche dipendenza sta accadendo quando sei sola inizialmente
Çünkü belki de bazı bağımlılıklar sadece kendiliğinden oluyorlardır.Ponieważ może jakies uzależnienie jest samo z siebie na początku.
Çünkü belki de bazı bağımlılıklar sadece kendiliğinden oluyorlardır.Protože možná se vám nějaká závislost děje nejdřív po vašem.
Çünkü belki de bazı bağımlılıklar sadece kendiliğinden oluyorlardır.Потому что, возможно, зависимость изначально возникает как потребность в зависимости как таковой.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum.Koska kun katson silmiisi, en näe yhtään riippuvuuksia.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum.Parce que quand je regarde tes yeux, je ne vois pas quelqu'un de dépendant.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum.Perché quando guardo nei tuoi occhi, non vedo un tossicodipendente.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum.Porque cuando miro en tus ojos, no veo a una adicta.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum. Üzgünüm.Protože, když se ti podívám do očí, nevidím závislost.
Çünkü bu uzunluk y'ye bağımlıdır.Es hängt nur von y.
Çünkü bu uzunluk y'ye bağımlıdır.Solo depende le la y.
Çünkü bu uzunluk y'ye bağımlıdır.Zależy wyłącznie od y.
Çünkü bu uzunluk y'ye bağımlıdır.انها فقط تعتمد على قيمة ص
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Ainsi se paraient autrefois les saintes femmes qui espéraient en Dieu, soumises à leurs maris,
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Astfel se împodobeau odinioară sfintele femei, cari nădăjduiau în Dumnezeu, şi erau supuse bărbaţilor lor;
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Così una volta si ornavano le sante donne che speravano in Dio; esse stavano sottomesse ai loro mariti
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.전에 하나님께 소망을 두었던 거룩한 부녀들도 이와 같이 자기 남편에게 순복함으로 자기를 단장하였나니
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Lebo tak sa kedysi ozdobovaly aj aj sväté ženy, ktoré sa nadejaly na Boha, podriaďujúc sa vlastným mužom,
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Tako namreč so se nekdaj dičile tudi svete žene, ki so upale v Boga, podložne svojim možem;
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Vì các bà thánh xưa kia , trông_cậy Ðức_Chúa_Trời , vâng phục chồng mình , đều trau_giồi mình dường ấy ;
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Vì các bà thánh xưa kia, trông cậy Ðức Chúa Trời, vâng phục chồng mình, đều trau giồi mình dường ấy;
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Так бо колись і сьвяті жінки, що вповали на Бога, украшали себе, корячись своїм чоловікам;
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.Так некогда и святые жены, уповавшие на Бога, украшали себя, повинуясь своим мужьям.
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.כי כן התקשטו לפנים גם הנשים הקדשות המיחלות לאלהים בהכנען לפני בעליהן׃
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.فانه هكذا كانت قديما النساء القديسات ايضا المتوكلات على الله يزيّن انفسهن خاضعات لرجالهن
Çünkü geçmişte umudunu Tanrıya bağlamış olan kutsal kadınlar da kocalarına bağımlı olarak böyle süslenirlerdi.因 為 古 時 仰 賴 神 的 聖 潔 婦 人 、 正 是 以 此 為 妝 飾 、 順 服 自 己 的 丈 夫