bağımlı ile cümle
bağımlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir anda bağımlısı oldum.Как-то сразу сошлись.
Ancak morfin bağımlılığı nedeniyle sanatçının sağlığı bozuldu ve tiyatroyu bırakmak zorunda kaldı.Из-за расстроенного здоровья инженер был вынужден оставить завод и уйти в отставку.
Uyuşturucu bağımlısıdır.Наркотическая зависимость.
Bu diller derleyici tarafından mimariye bağımlı olan makine diline çevrilir.Под сомнением остаётся отнесение к данной семье вымершего мероитского языка.
Bu ülkeler dışarıya bağımlı değildir.Но они иногородними не считались.
Bundan kurtulmak için çabalamış ancak bağımlılığı üstün gelmiştir.Они не добились ничего, кроме выживания, но были вполне этим удовлетворены.
Bu halüsinasyonları Vicodin bağımlılığına bağlayan House bırakmak için girişimde bulunur.Имеет проблемы с наркотической зависимостью, при помощи которой пытается вытеснить воспоминания о Хилл-Хаусе.
Mukozal mast hücrelerinin aktiviteleri T hücrelerine bağımlıdır.Активность последних зависит от Т-клеток.
Yüzme sporuyla ilgilendi, 18 yaşında madde bağımlılığından tedavi gördü.В юношеском возрасте страдал от анемии, но к 18 годам ему удалось вылечиться от этой болезни.
Ayrıca bir uyuşturucu bağımlısıdır.Помимо этого является консультантом по наркотической зависимости.
Bağımlı bölgeГраф зависимостей
B Tipi: Doza bağımlı olmayan ve tahmin edilemeyen.النوع ب: خاص بالدواء ولا يمكن التنبؤ به.
Örneğin Poe'nun uyuşturucu bağımlısı olmadığı günümüzde bilinmektedir.على سبيل المثال، فمن المعروف الآن أن بو لم يكن مدمنا على المخدرات.
Alkol bağımlıları için risk, 100 kat daha fazladır.وبالنسبة لمدمني الكحول يتضاعف الخطر 100 مرة.
2005 yılında önemli miktarda kilo vermiş ve kokain bağımlılığının üstesinden gelmiştir.في عام 2005، ساعدت عملية تدبيس المعدة السيطرة على زيادة وزنه، وتغلب على إدمانه للكوكايين.
Bu ilaçlar ağrılı semptomları azaltmada etkilidir, ancak doza bağımlı çoklu yan etkilerden muzdariptir.هذه العقاقير فعالة في تقليل أعراض الألم ولكن لها العديد من الآثار الجانبية التي تعتمد على جرعة الدواء.
Çalışmaları ağrı, bağımlılık ve depresyona yönelik yeni tedavi yöntemlerine imkan verdi.وقد مهدت اكتشافاتها الطريق للوصول لطرق علاجية جديدة لمحاربة الألم، و الإدمان والاكتئاب.
Hükümete ait olan A9 karayolundan sağladığı elektrik ve eşyalara bağımlıdır.تاميل إيلام معتمدة على تجهيزات السلع والكهرباء من المنطقة الحكومية عبر طريق أي 9 السريع.
Yavrular yumurtadan çıktıktan 42-46 gün sonra palazlanır ve iki aylığa kadar ebeveynine bağımlı kalır.تبدأ الفراخ بالتريّش بعد حوالي 42 أو 46 يوما من فقسها، وتبقى تعتمد على أهلها لحوالي الشهرين.
1994 yılında bünyesinde alkol ve madde bağımlılığı tedavisi için Türkiye’nin ilk özel kliniği kuruldu.تم ترميم المستشفى في عام 1991 وفي عام 1994 تأسست أول عيادة خاصة لعلاج الكحول وتعاطي المخدرات في تركيا.
Güçsüzlük bağımlılığın sebebi olacak, tehdit ve küstahlık öğrenimin yerini alacak.لأن التغيير يحتاج إلى شجاعه وخروج من منطقة الراحة.
Komutlar arasındaki bağımlılık gecikme hızını artırır.التحويل المشترك بين وحدات التسارع تسارع ثقالة.
Dışa bağımlı bir sektör değildir.ابن ملجم لم يكن خارجياً.
Yeni doğan yavrular kör, korumasız ve annelerine çok bağımlıdır, ama kısa süre içinde gelişirler.تفقس الفراخ عارية وعمياء وكلية الاعتماد على والديها، ولا ينمو لها زغب إلا بعد حين.
Uzmanlar bu bağımlılık için birçok neden ileri sürmüştür.واقترح الخبراء عدة أسباب لهذا الإدمان.
Qt ek olarak, gerekli QGIS bağımlılıkları ve GEOS SQLite içerir.Além de Qt, as dependências requeridas pelo QGIS incluem GEOS e SQLite.
Çoğunlukla Çinli köylüler ya da çiftçiler basit, mekanik olmayan tarım araçlara bağımlıdırlar.A maior parte dos camponeses e dos fazendeiros ainda é dependente de implementos agrícolas não-mecanizados.
Sanal savaş savaş sırasında teknolojinin artan kullanımı ve bağımlılığını gösterir.Guerra virtual significa o aumento do uso e dependência de tecnologia no âmbito da guerra.
Her saat vuruşunda yapılan veri transferinin sayısı kullanılan teknolojiye bağımlıdır.A quantidade de transferências por ciclo de clock é dependente da tecnologia usada.
Dominic Monaghan, eski bir rock yıldızı ve uyuşturucu bağımlısı Charlie Pace olarak dizide yer aldı.Dominic Monaghan como o ex-rock star drogado Charlie Pace.
Resmi siyasal kurumları kalıba dökerken imparatorluğa bağımlıydılar.Quando eles começaram a forjar instituições políticas formais, eram dependentes do império.
Yazılım ise CPU ve özel olarak seçilen yongalara bağlı olarak yüksek derecede bağımlılık gösterir.O software é altamente dependente da CPU e o chip especificamente escolhido.
Madde bağımlılığı yüzünden Betthy Ford kliniğinde iki hafta geçirdi.Ela se internou por vontade própria na clínica Betty Ford.
Direnişçiler hayatta kalabilmek için yerel halka bağımlıydılar.As pessoas dependiam deste local para sobreviver.
Bu listedeki egemen devletler ile bağımlı bölgeler, ISO 3166-1 standartları doğrultusunda eklenmiştir.Esta é uma lista de países e territórios dependentes pela população, baseada na norma ISO 3166-1.
Bu şarkı grubun eroin bağımlılığından bahsetmekte.A canção fala sobre a vício da heroína.
Bağımlı bölgelerin ve tartışmalı bölgelerin başkentleri italik olarak işaretlenmiştir.Territórios especiais, dependências e territórios disputados apresentam-se em itálico.
Bunlar desteklenen ses ve video formatlarını içlerinde bulunan codec bağımlı olacaktır.Estes formatos de áudio e vídeo suportados seriam dependentes dos codecs contidos neles.
Babası, daha sonraları alkol bağımlısı oldu.Com o tempo, se tornou alcoólatra.
Yaklaşık 1 yıl boyunca annelerine bağımlı yaşarlar.Os juvenis permanecem dependentes da mãe por cerca de um ano.
Bu yasa sıcaklık ve hacim arasındaki bağımlılığı gösterir.Nela observamos a equivalência entre trabalho e calor.
Komutların bağımlılıklarına göre hızlanma yavaşlar.Por precaução, o capitão baixou a velocidade.
Ameliyattan sonra Johnny Cash tekrar bağımlılık günlerine dönmemek için hap almayı reddetti.Durante sua recuperação Cash se recusou a tomar qualquer tipo de remédio, temendo viciar-se novamente.
Geminin kaptanı alkol bağımlısıdır ve ikinci kaptan Allan tarafından kandırılmaktadır.Mas, na realidade, o capitão é mantido sob controle por Allan com doses de uísque.
İnternet Bağımlılığı: Tanınması ve Engellenmesi.O Talento Informático: Reconhecer e desenvolver.
Mısır'da tarım, Nil'in döngüsüne bağımlıydı.A agricultura no Egito foi dependente dos ciclos de cheias do Rio Nilo.
Bağımlı nüfus, bir toplumda ekonomik olarak üretken olmayan nüfustur.Autarcia é uma sociedade que se basta a si própria em termos económicos.
“Langue” ve “parole” kavramları karşılıklı bağımlılıklarının karmaşık ilişkisi içerisinde de bulunmaktadır.Por exemplo, as palavras "estado" e "espírito" têm seus respectivos sentidos isoladamente.
Alkol bağımlısı olmasının asıl nedeni henüz bilinmemektedir.Contudo, a evidência a respeito da influência do álcool é incerta.
Bu bağımlılığa çıktı bağımlılığı denir.Dit noemde men de dependance.
(Bu yalnız kullanılıyor ise Hamiltonyenin kendisi zaman üzerinde bağımlı değildir.Hij geeft geen eeuwig leven maar verlengt slechts het leven.
Suya yakın yerlere bağımlı değildir.De nabijheid van water is niet vereist.
Yaklaşık 1 yıl boyunca annelerine bağımlı yaşarlar.Jongen blijven ongeveer een jaar lang afhankelijk van hun moeder.
Boy George uzun dönem uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele etmiştir.Boy George raakte in deze periode verslaafd aan heroïne.
Bu ülkeler dışarıya bağımlı değildir.Deze groepen zijn niet territoriaal.
En büyük ölçeklerde artık kütle çekimine bağımlı cisimler yoktur.Een groot aandachtspunt is dat er op het laatste knooppunt echter geen encryptie meer is.
Ekonomi her yönüyle Portekiz’e bağımlıdır.Het Turkse deel is voor de economie afhankelijk van Turkije.
Ancak Tara, Willow'un büyü bağımlısı olduğu konusunda ısrar eder.Frodo veronderstelt dat dit toverij van Sauron is.
Tweek Tweak, South Park'ın kahve bağımlısı karakteri.Tweek Tweak is een personage van de animatieserie South Park.
"Yıllarca uyuşturucu bağımlısı olmakla suçlandım.Gernandt heeft jarenlang een drugsverslaving gehad.