bağış ile cümle
bağış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Vitamin A ve C bağışıklık sisteminizi güçlendirir.Vitamins A and C support your immune cells.
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.''You will, however, I am sure, excuse me for taking an obvious precaution.'
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.We showed it increases donations to charity by 50 percent.
Ve son olarak, bağışlarınız bu işi devam ettirebilmemiz için çok önemli.For the last time financial donations are very much appreciated and welcome
Devletin, operatörlere benzersiz olarak bağışlayacağı belli çıkarları belirtir.It specifies certain benefits that the state can uniquely bestow on the operators.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Sometimes these would be jewels. Sometimes it would be money, donations.
Brooklyn'e eve gitmeden önce, herşeyi bağışlayacağım.So before I go home to Brooklyn, I'm going to donate everything back.
Tüm servetimi halka bağışlayacağım.I will donate my entire estate to the community.
Prenses tüm servetini toplum yararına bağışlayacak.That the princess is donating her entire estate to the community.
Prensesin tüm varlığını halka bağışlama meselesini... ...görmezden geleceğim.Regarding the donation or general usage of your total assets, I'll look the other way.
Bağışıklık sisteminiz onlara saldırıp onları yenebilir.Your immune system can attack them and fight them off.
Ve bağışlayın efendim, ama uzay çok büyük. - Bu sabahkiler neydi?And begging your pardon, sir, it's a big-ass sky.
Size yılda 50 bin bağışlıyorum.I give you 50,000 a year in donations.
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.They basically create a cache of weapons for your immune system which you can deploy when needed.
Saldırgan bağışıklık sisteminizin ilk askeri birliklerinin dikkatini çeker.The invader draws the attention of the immune system's front-line troops.
Bunlar genellikle bağışıklık sisteminden saklanırlar.These are largely hidden from the immune system.
Sonra birkaç tane daha bağışlarım-- yanyana çizmeliyim.Then I donate a couple more from-- I should've drawn them next to each other.
Annemden birkaç tane daha bağışlarım.I donate a couple more from my mom.
Bunu size bağışlıyorum..But I'll spare you that.
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.This is a real medical need, literally a life-saving donation.
Ancak bağışıklık sisteminiz vücudunuzu korumakla, meşgulken bağışıklık sisteminizi ne koruyor?But while your immune system is busy protecting your body, what is protecting your immune system?
Olé Zeytin Yaprağı Özü Tanıtımı bağışıklık sisteminizin doğal koruyucusu.Introducing Olé Olive Leaf Extract the natural defender of your immune system.
Belediyenin, o binayı bizim kullanmamız için bağışlamasını sağlayabiliriz.We would be able to provide 250 new beds--
*Bağışıklığın İşe Yaramadığı Durum: Boğmaca Salgını*The Whooping Cough Epidemic.
Onların hemfikir olamadıkları nokta, bağışıklığın ne zaman sonlandığı.Where they disagree: when does immunity fail?
Ama bu bağışıklığın ne kadar süreceği henüz bilinmiyor.The one thing I would want to say to parents is just ... is just watch your kids ... just be ...
Doğar doğmaz başkasına verildin Senin tüm kazancından fazlasını Aids araştırmasına bağışladımOn t'a abandonné à la naissance je donne ton salaire net à la Recherche contre le SlDA
Hayır kuruluşlarına bağış yapıyor musun?Do you give money to any of the charities?"
Beni bağışladığı için teşekkür ederimI thank him for pardoning my behaviour
Bu film Gaza Report bağışçılarının yardımları sayesinde yapılmıştır.This film's production was made possible by Gaza Report's funders.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.And so for her, I put in a human meniscus allograft donor right into that [knee] joint space.
Ve [organ bağışlayandan alınan istenen menisküsün] yerini alıyor.And [the allograft] replaces [the missing meniscus].
Sebeb şu ki yeterince bağışlayan insan yok.Well the reason is because there's not enough donor cycles.
Bağış yağmak için www.thevenusproject.comTo donate go to www.thevenusproject.com
Tabiki ne saçım nede bir bağışıklık sistemim kalmıştı.Of course, I had no hair and no immune system.
Buna 70 dolarla başladım Ve gittiğim her yerde bağış toplamaya başladımI started this with 70 dollars, and start fundraising money to where I've been going.
Biz bir cok bagis alet-makina alirizWe get a lot of donated equipment.
Bu nedenle de, bağış büroları düşük fiyatlı ya da ücretsiz kondom sağlıyorlar.Which is why, in part, donor agencies provide condoms at low or no cost.
Bunu fakir ülkeye bağış olarak öneriyoruz.We're going to offer it as a donation to this poor country.
10,000 dolarlık tohum bağışını 300 kat arttırıp 3 milyon dolarlık bir parka dönüştürdük.We leveraged that $10,000 seed grant more than 300 times, into a $3 million park.
Cevabı, bir bağış programı oldu.His response was a grant program.
Bir süre sonra, onları korkutan sese bağışıklık kazanıyorlar.So they get immune to sounds that scare them after awhile.
Kendi kendilerine bir bağış kampanyası başlattılar.They just go ahead and start a fundraiser.
Yapmamız gereken şey, bağışıklık sisteminin tümör hücrelerini tanıması ve yok etmesini sağlamak.- What we've learned how to do is train the immune system to recognize and then kill tumor cells.
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."I will ask God for forgiveness and His light will shine through me to them.
Doğrusunu isterseniz, herkese yetecek kadar organ bağışı yok.The truth is, there are just simply not enough donor organs to go around.
Nakil topluluğu aktif olarak organ bağışı kampanyaları yaptı.The transplant community has actively campaigned in organ donation.
Kök hücre tedavileri bir gün organ bağışı ihtiyacını azaltabilir.Stem cell therapies may one day reduce the need for donor organs.
Bağışıklık sisteminizi düzenleyen bir grup gene bağlıdır.It depends on a group of genes that regulate your immune system.
Aklımdayken, eşinizin yüzünden MHC'yi ya da bağışıklık sisteminin kodlarını okuyamazsınız.You can't, by the way, read the MHC or the codes of the immune system from your partner's face.
Şangay'a 1000 tane bisiklet bağışladık.We donate 1,000 bikes to Shanghai.
Tanrı onu bağışlayın!God pardon him!
TRI adındaki bir programa... ...ellerine geçen her doları aylık olarak bağışladılar.They gave a few dollars a month of what little they had To a program called Tri
Bağışla beni ama bunda bir kötülük yok.Forgive me, but I saw no harm in it.
Bağışlayın ama benim gitmem gerekiyor.Excuse me, but I must go now.
Beni şimdiden bağışlayın.Forgive me, even now.
"Beni şimdiden bağışlayın." diyor."Forgive me, even now"...
"Bunu onlara bağışlayayım ve kaçayım." dedi."Oh, let me just grant it to them, and run away from it."
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.People will send you donations when you're in that condition. (Laughter)
Siz olsaydınız Muhabir Bey, bağışlar mıydınız?If it were you, reporter, will you return it obediently?