bağış ile cümle

bağış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."アッラーは寛容にして慈悲深い方であられる。
Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır."まことにアッラーは慈悲深く、情深くおわします。
Kadınlar ise daha anlayışlı, bağışlayıcı ve duygusaldır.またあなたがかれらを御赦しなされても,本当にあなたこそは,偉力ならびなく英明であられます。
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.しかしある日、東高の大津雅文と名乗る人物からしーのにラブレターが届く。
Ufak hatayı bile bağışlamazdır.どんな些細なミスも許そうとしない。
2011 yılında 27 yaş günü dolayısıyla Wikimedia Foundation'a 1 milyon dolar bağışta bulunmuştur.2011年に27歳となった誕生日の際にはウィキメディア財団に100万ドルを寄付した。
"Dahi günahlarımızdan bizi bağışla– nasıl biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri."「わがの都合ばっかり言わんと、わがの事はわがでせんか(自分の都合ばっかり言わないで、自分の事は自分でしなさい)」 わがでに 自分で。
Bir kişiye mişlohat manot vermektense bağışta bulunmak daha caizdir.保護者との約束よりも仲間との約束を重視するようになる。
Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra Kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla."ただちにやすらぎを与えたまえ 先導主である御身にならって われらをすべての悪より逃れさせよ。
Siz birbirinizi bağışlasanız bile ben bağışlamam!」や「たとえ○○が許しても〜が許しません!
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.美術館は寄付と購入によりコレクションを増加させ続けている。
Bağışıklık sistemi uyku ve dinlenmeyle güçlenir, stresle zayıflar.免疫系は睡眠や休息によって増強され ストレスによって損なわれる。
Proje adını projeye önemli bir bağış yapan Alfred P. Sloan Kuruluşu’ndan almıştır.プロジェクト名は、このプロジェクトに資金を援助しているアルフレッド・P・スローン財団の名前にちなんでいる。
Bu EP'nin satışından elde edilen gelirin bir kısmı World Vision'a bağışlandı.EPの販売収益の一部は、World Vision(福祉団体)へ寄贈。
İzlandalı bağışçı, Akureyri'nin yakınlarında oturan 95 yaşında bir adamdı.アイスランド人ドナーはパゥットル・アラソンというアークレイリ付近在住の95歳の男性であった。
Dağda yılan kışlasın, Allah biricik çocuğunuzu bağışlasın.山内一豊は弟の山内康豊を鎮圧に派遣。
Bağışlayamama, her şeyi arkada bırakıp unutamama.また濠はすべて埋め立てられていて存在しない。
Firâkî'nin bu davranışı Şehzâde Bayezid'i memnun etmiş ve birçok bağışta ve ihsânda bulunmuştur.これらの人々をイオアンは慈悲深く監督し、また多くの奇蹟を行ったという。
Başka bir deyişle, fetal iyi beslenememe, hayat boyu süren bağışıklık sistemi zayıflığına neden olabilir.同じように胎児の低栄養状態は免疫系に生涯続く損傷を与えうる。
1869 yılında, Dr. Louis La Caze'nin bağışladığı 583 tablodan biridir.1869年に美術品収集家の医者ルイ・ラ・カズ (en:Louis La Caze) が遺贈した583点の美術作品のなかの一つだった。
Tıptan köken alır ve erken dönem çalışmaları hastalıkların bağışıklık nedenlerini üzerinedir.これは医学から生まれ初期の研究は病気に対する免疫の原因についてであった。
Sperm bağışlamak sizi baba yapmaz.父親へのツッコミには容赦が無い。
Vasiyete göre, bu bağıştan, on yılda iki defa kamu kuruluşları pay verilecekti.現世に転生した「十幽将」の一人で、二将・符の幽将。
Ayrıca CSC için resmî satranç bağış tanıtım şarkısı "Moving Forward"ı da besteledi.また、CSCの公式チャリティーテーマ曲”Moving Forward”を作曲した。
Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla.子に松平忠武らあり。
Yardım amaçlı yazılan bu kitabın geliri de Comic Relief’e bağışlanmıştır.本の収益はコミックリリーフに寄付された。
Zıt olarak, testosteron gibi erkek eşey hormonları bağışıklık baskılayıcı olarak görünmektedirler.対照的にテストステロンのような男性ホルモンには免疫抑制力があるようだ。
Kuruluşun giderleri bağış ile karşılanır ve web sitesi reklam barındırmaz.寄付によって運営されており、そのサイトには広告がない。
Aktif bağışıklık ayrıca yapay olarak aşılamayla da sağlanabilir.能動免疫は人工的にもワクチン接種によって成立させ得る。
Sitotoksik ilaçlar etkin T hücreleri gibi bölünen hücreleri öldürerek bağışıklık yanıtını engellerler.細胞傷害性の薬品は活性化T細胞のような分裂中の細胞を殺すような免疫応答を阻害する。
Ailesinin organlarını bağışlaması ile dört kişinin sağlığına kavuşması sağlanmıştır.父の名誉を回復するために4人は立ち上がる。
1936'da elli yıldır koleksiyonculuk yapan Alfred E. Goodey müzeye önemli miktarda tablo bağışladı.1936年にはアルフレッド・E・グディが50年に渡って収集した大量の収蔵品を寄付する。
Ölümünden önce çaylak okçuyu bağışladı.死ぬ前に秘蔵の財は息子たちに教えたという。
Camilerin yaklaşık olarak %5' i tümüyle özeldir ve birkaç büyük caminin geniş özel bağış geliri bulunmaktadır.スンナ派モスクの残り5%は完全に私設されたものであり、いくつかの大きなモスクは独自の基金を持っている。
Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb.正しい者となり、慈悲に浴す。
İnancımız ve ilmimizi bağışlarıyla beslemiş kurucularımız ve diğer velinimetlerimiz için sana şükürler olsun.あなたがあなたの僕イエスを通してわたしたちに明らかにされた生命と知識について、あなたに感謝します。
Bağışlı, Hakkâri ilinin merkez ilçesine bağlı bir beldedir.また同時に守護菩薩が現世に降臨する(ただし菩薩の姿は本人の霊力の大きさに比例した大きさになる)。
Bağışıklık sistemi, gittikçe artarak özelleşen katmanlı savunmalarla canlıları enfeksiyonlardan korur.免疫系は、感染から生体を、特異性を高めながら重層的な防御体制で守る。
2008 yılında Harvard Üniversitesi'ne 100.000.000 $ bağışta bulunmuştur.1998年にハワイ高校体育協会に20万ドル寄付した。
Çevirmen Sezer Duru: Hayat Bize Bağışlanmış Bir Armağandır - Birgün Pazar, 29.9.2007.「荒くれKNIGHT~激闘編~」 2007年9月19日DVD発売。
İmmünoloji, bağışıklık sisteminin yapısını ve fonksiyonlarını açıklayan bilim dalıdır.免疫学は免疫系の構造と機能を研究する科学である。
Yangı, bağışıklık sisteminde enfeksiyona karşı gösterilen ilk tepkilerden birisidir.炎症は病原体の感染や刺激に対し免疫系が最初に起こす応答の一つである。
Ters olarak, bazı hormonlar bağışıklık sistemince düzenlenirler; örneğin; tiroid hormonu etkinliği gibi.反対にホルモンの中には免疫系の制御を受けるものがあり、目立つものとして、甲状腺ホルモンがあり、免疫系の制御を受ける。
Konserden elde edilen tüm gelir, yardım kuruluşlarına bağışlandı.このコンサートによる収益は全て、慈善団体へ寄付された。
Ana madde: Aşırı duyarlılık Aşırı duyarlılık, vücudun kendi dokularına zarar veren bir bağışıklık yanıtıdır.アレルギー(過敏症)は自己の組織に損傷を与える免疫応答である。
Her bir "tık", bir kap yemek bağışlanmasını sağlar.盛り付け(もりつけ)は、完成した料理を食器に盛ること。
Augustus hayırsever bir vakfın yaptığı bağışla Amsterdam'a bilet alarak Hazel'a sürpriz yapar.その後、オーガスタスはチャリティー団体の支援を受けてアムステルダム行きの飛行機のチケットを入手し、ヘイゼルを驚かせた。
Tanrıçaların her biri Paris’e altın elma karşılığında bir bağışta bulunmaya söz verir.女神たちはパリスのもとに現れ、それぞれ林檎を得るための賄賂としてパリスに贈り物を約束した。
TRT, halktan kan bağışı istendi.マネスには血の生贄を提供した。
Doğal öldürücü hücreler (natural killer cells) tarafından meydana gelen hücresel bağışıklık.ナチュラルキラー細胞(Natural Killer Cell)は、体内で発生した異質な細胞(ガン細胞など)を排除する免疫細胞。
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.ウイルスが適応免疫系から免れる機構はもっと込み入っている。
Çoğu bağışıklık sistemi yanıtı, bitkinin tamamına yayılan sistemik kimyasal sinyaller gönderir.植物の大部分の免疫応答には植物から放出される全身的な化学的シグナルがある。
O zaman verilen bilgiye göre yıllık toplam bağış miktarı 10 milyon dolar civarındadır.コマーシャル契約の総額は、年間1,000万ドルに達すると報道されたことがある。
(2009 yılında toplanan bağışlarla imam lojmanı yapılmıştır.) .** 2009年大会に出場したチーム。
Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ...そして女に「あなたの罪は赦された」、「あなたの信仰があなたを救った。
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de bizim suçlarımızı bağışla.我らに罪をおかす者を、我らがゆるすごとく、 我らの罪をもゆるしたまえ。
Sözcük oyununu bağışlayın."Ben bir başkasıdır."基本的な表題曲となる「新しい私になれ!
Abide için gerekli tutar halkın gönüllü bağışlarıyla elde edildi.節約した費用はボランティアの観測者に与えた。
İrini tarafından kiliselere bağışlanan araziler de tekrar devlet idaresi altına alınmıştır.さらに共和国時代に得たアイルランドの領地も再度国王から授与された。
2005'te 2,5 milyon kişilik büyüklüğünde yiyeceği Katrina Kasırgası mağdurlarına bağışladı.2005年、スマトラ島沖地震やハリケーン・カトリーナの被害者のためのファンドに250万ドル寄付した。

İlgili Sayfalar