bağış ile cümle
bağış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Allah, hepinizi bağışlasın.Gud förlåde er för den domen."
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.Museet har fortsat udvidelsen af den faste samling såvel ved indkøb som ved donationer.
Organlarını bağışlamıştır.Hans organer blev doneret.
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi Sen de suçlarımızı bağışla.Tilgiv os vor skyld, som vi tilgiver dem, der står i skyld til os.
1757'de kral II. George tarafından British Museum kütüphanesine bağışlandı.Manuskriptet blev givet til British Museum i 1757 af kong George II.
5. ↑ Málaga, UNESCO derneğinin logosunu formada göstermek için bağış yapar.4. ↑På deres shorts 5. ↑Málaga laver en donation til UNESCO for at spille med deres logo på deres tøj.
Bağışıklık yetersizliği olan bir konakta ise enfeksiyona yol açarlar.I værste fald kan en infektion medføre døden.
İşletim giderleri özel bağışçıların yanı sıra çeşitli vakıflar ve sponsorlar tarafından finanse edilir.Strøm finansieres af offentlige puljer og tilskud samt af private sponsorater.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Hvis plejepersonalet immuniseres, mindskes risikoen for viral lungebetændelse blandt deres patienter.
Tek bir bulaşmadan sonra ömür boyu bağışıklık kazanılır.Efter en infektion bliver en person immun for resten af deres liv.
Ufak hatayı bile bağışlamazdır.Paven kan ikke tilgive nogen skyld.
Yardım amaçlı yazılan bu kitabın geliri de Comic Relief’e bağışlanmıştır.Alle indtægter fra bøgerne går til velgørenhedsorganisationen Comic Relief.
Cenazesi bilimsel araştırmalar için bağışlanmıştır.Filmen er lavet til videnskabelige studieformål.
Şu an dünyada en yaygın insan bağışıklık yetmezliği virüsü HIV-1'dir.HIV-1(human immunodeficiency virus (HIV)) er den bedst kendte, da den er årsagen til AIDS.
Rabbinin cezası pek sür'atlidir; aynı zamanda O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.Evnen til å tilgi; å vise nåde overfor syndere.
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."Gud signe oss og vår rettferdige kamp.»
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.Den som her på denne dagen ber om tilgivelse av et oppriktig hjerte, vil bli tilgitt sine synder.
Kraldan mükafat olarak Radames, esirlerin hayatının bağışlanmasını ister ve özgür bırakılmalarını talep eder.Som sin belønning for seieren ber Radames kongen om å benåde krigsfangene og sette dem fri.
Sonunda senato pes etmek zorunda kaldı ve Claudius da suikastçıların neredeyse tümünü bağışladı.Senatet var etter hvert nødt til å gi etter, og til gjengjeld benådet Claudius nesten alle av konspiratørene.
Gerçekten cezalandırılmazlar ama Tanrıdan ayrı olarak ve bağışlanma ümidinden mahrum elem içinde kalırlar.De får ingen straff, men kan ikke nå Paradiset, og de er nektet Guds nærvær for alltid.
Bağışıklık sistemi İmmünolojiImmunforsvar Immunologi
Auditorium konseri oldukça soğuk karşılamış ve programın uzunluğu yorucu etki bağışlamıştı.Auditoriet var svært kaldt og publikum ble utslitt av det lange programmet.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Ingen av dem fikk leve, hverken kvinner eller barn ble spart».
Kitabın geliri UNHCR'a bağışlandı.Overvåkningsoppgaven ble overtatt fra UNCRO.
Finansmanın bir kısmı özel bağışçılardan sağlandı.Det resterende beløpet ble gitt av private støttespillere.
Ardından genel afla bağışlandı ve 1951 senesinde Fransa’ya döndü.Han ble til sist gitt amnesti og kunne vende tilbake til Frankrike i 1951.
Her iki adam da diğerinin hayatının bağışlanması için yalvarır.Begge blir bedt om å tilfredsstille den andres seksuelle behov.
Dāna veya Daan (Pāli, Sanskrit: दान dāna) cömertlik veya bağışlama anlamına gelir.Kṣānti (sanskrit) eller khanti (pāli) er tålmodighet, overbærenhet og tilgivelse.
Eğitim ve hayır kurumlarına 20 milyon dolar bağışta bulunmuştur.20 millioner i erstatning og oppreisning fra staten.
Doğal öldürücü hücreler (natural killer cells) tarafından meydana gelen hücresel bağışıklık.Denne delen består av granulocytter og naturlige killer-cells.
BBC Children in Need, BBC tarafından düzenlenen bir bağış organizasyonudur.CBBC (Children's BBC) er den britiske TV-kanalen BBCs barnetilbud.
Konstantin kayınbiraderinin hayatını bağışladı.Som sin far oppdaget Konstantin sammensvergelsen.
Hastalığı geçiren hayvanlar 2 yıl kadar bağışıklık kazanır.Dyr som har hatt sykdommen får livslang immunitet.
Kan Bağışı, Darüşşafaka eğitim kurumu ziyaretleri v.b.DNT oppføring Blodbanken.nu oppføring
Ayrıca Britanya uyruklular Tay makamlarının yargı yetkisinden bağışık sayılıyordu.De britiske kostskolene hadde etablert gentlemansidretten som en del av skolehverdagen.
Bu pasif bağışıklık genellikle kısa sürelidir, birkaç gün ila birkaç ay sürer.Dette er nesten uten unntak dødelig i løpet av få dager.
İşletim giderleri özel bağışçıların yanı sıra çeşitli vakıflar ve sponsorlar tarafından finanse edilir.Stiftelsen får også støtte fra flere støtteforeninger og private sponsorer.
Ailesi organ bağışı için izin verdi.Dette gir mulighet for organdonasjon.
2000 yılında Time dergisi ona ABD'deki en büyük 10. bağışçı adını verdi.Pada tahun 2000, majalah Time menobatkannya sebagai donor terbesar ke-10 di Amerika Serikat.
Zayıf bağışıklık fonksiyonu da hastalık için bir risk faktörüdür.Fungsi kekebalan yang rendah juga menjadi faktor risiko penyakit tersebut.
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."Dan ampunilah kami Wahai Tuhan kami.
Bu tür nakilde bağışıklığı önlemek gerekir.Maka bentuk syubhat itu harus dihindari.
Andy, Figaro'nun Düğünü'nün bir kaydını içeren bir kütüphane bağışı alır.Andy mendapatkan sumbangan perpustakaan yang mencakup piringan hitam The Marriage of Figaro.
Allahü teâlâ, onları bana bağışlıyacak, kusurlarını affedecektir."Allah Yang Maha Pemaaf-pun mengampuni mereka, dan segera seluruh keadaan pulih seperti sediakala.
Ayrıca CSC için resmî satranç bağış tanıtım şarkısı "Moving Forward"ı da besteledi.Dia juga menyusun lagu tema resmi catur amal "Moving Forward" untuk CSC.
Bir kişiye mişlohat manot vermektense bağışta bulunmak daha caizdir.Yaitu salam yang diberikan kepada seseorang atau sesuatu yang kedudukannya lebih tinggi.
Yeni evli çift, Hospitalier Şövalyeleri'ne bağışta bulundukları Kudüs'e hacca gittiler.Pasangan baru itu berziarah ke Yerusalem dimana mereka menyumbang untuk Ksatria Hospitaller.
Zıt olarak, testosteron gibi erkek eşey hormonları bağışıklık baskılayıcı olarak görünmektedirler.Sebaliknya, hormon seks pria seperti testosteron tampak menekan sistem imun.
Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.''Karena sesungguhnya Allah Maha Pengampun lagi Maha Penyayang."
Kefaret, bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç.Kehendak manusia bebas memilih untuk menghargai atau pun menolak anugerah Allah.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.Tak satupun dari mereka dibiarkan hidup, baik wanita maupun anak-anak tidak diampuni.”
İmmünoloji, bağışıklık sisteminin yapısını ve fonksiyonlarını açıklayan bilim dalıdır.Imunologi adalah ilmu yang mempelajari struktur dan fungsi sistem imun.
Suni olarak meydana getirilen bağışıklıkta, kişiye zayıflatılmış, ölü mikroplar veya mikrop maddeleri verilir.Misalnya untuk mengobati orang gila, atau yang diserang oleh begu (setan), atau jenis – jenis hantu lainnya.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.Sistem imun bawaan ditemukan pada semua jenis tumbuhan dan hewan.
5. ↑ Málaga, UNESCO derneğinin logosunu formada göstermek için bağış yapar.5. ^Málaga memberikan donasi ke UNESCO untuk memasang logo UNESCO.
BBC Children in Need, BBC tarafından düzenlenen bir bağış organizasyonudur.CBBC (kependekan dari Children's BBC) adalah saluran televisi anak-anak gratis yang dioperasikan oleh BBC.
AIDS ve kanserlerin bazı tipleri de edinilmiş bağışıklık yetmezliklerine neden olur.Sementara itu, AIDS dan beberapa jenis kanker merupakan contoh imunodefisiensi dapatan.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Mekanisme yang digunakan oleh virus untuk menghindari sistem imun adaptif adalah lebih rumit.
Cenazesi bilimsel araştırmalar için bağışlanmıştır.Jasadnya disumbangkan untuk ilmu medis.
Yangı, bağışıklık sisteminde enfeksiyona karşı gösterilen ilk tepkilerden birisidir.Peradangan merupakan salah satu dari respons pertama sistem imun terhadap infeksi.