bağış ile cümle

bağış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Orada, Hospitalier Şövalyeleri'ne bağışta bulundu.С ним же пришёл отряд рыцарей-госпитальеров.
Bu yüzden enfeksiyonlara karşı korumada ve yerel bağışıklıkta görevleri büyüktür.Они важны для борьбы с инфекцией и постинфекционного иммунитета.
Hukukta af ise, devletin suç işleyip hüküm giymiş bireyleri bazı durumlarda bağışlamasıdır.Осуждение и такое состояние, в коем вы будете бедственнее всякого бедствующего.
ABD Türk Kızılayı'na 25 bin dolar bağışta bulundu.Было собрано 50 000 фунтов для Красного Креста.
Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb.أي له مكانة ومنزلة رفيعة عند الله.
Sonuna da “ Bunu sana gönderemediğim için beni bağışla, ancak yeni posta adresini bilmiyorum” yazdı.وكان مكتوبا في نهايته: «رجاء سامحيني على عدم إرسال هذا الخطاب إليكِ، فأنا لا أعلم عنوانك الجديد».
(2009 yılında toplanan bağışlarla imam lojmanı yapılmıştır.) .(مُنح رتبة المشير فخري في عام 2009).
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.واليوم عمر أهل الخير والصلاح مرقده ، وجعلوا له حرما فوقه قبة عالية الذرى يحيط به صحن مستدير واسع .
Bağışlayamama, her şeyi arkada bırakıp unutamama.أن يطاع فلا يعصى ويذكر فلا ينسى وأن يشكر فلا يكفر به.
Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah’a aittir."الله محبّة ومن يثبت في المحبّة يثبت في الله والله فيه".
Allahü teâlâ, onları bana bağışlıyacak, kusurlarını affedecektir."وفاء الكيلاني: "إنّا لله وإنّا إليه راجعون الله يرحمها ويغفر لها ويجعل مثواها الجنة".
Bir varlıklı Müslüman 1 ton, vali 2 ton ve baş müftü 400 kg ekmek bağışladı.وأرسل أحد المسلمين الأثرياء طنًا من الخبز، والحاكم طنين، والمفتي الرئيسي 400 كيلوجرام إضافي.
1986) Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günüاليوم العالمي للمتبرعين بالدم.
Firma, satılan her tüp Knut şekeri için hayvanat bahçesine on kuruş bağış sözü verdi.وقد وعدت شركة الحلوى أنها ستعطي حديقة الحيوان منحة 10 سنتات على كل علبة حلوى تباع.
Bağışlayıcı ve yardımseverdir.ٱَلْغَفَّار: هو وحده الذي يغفر الذنوب ويستر العيوب في الدنيا والآخرة.
Beşir Fuad, cesedini kadavra olarak Tıbbiye'ye bağışladıysa da bu isteği yerine getirilmedi.وقد وهب بشير فؤاد جسده كجثه للدراسات الطبيه إلا أنه لم يتم الوفاء برغبته هذه.
Bir kişiye mişlohat manot vermektense bağışta bulunmak daha caizdir.الطمع يقل ما جمع:أي لا يظن إنسان أنه بالطمع، يكون له أكثر; فربما كما يقول مثل آخر "الطمع يضيع ماجمع".
Bu iki parça, Nobel ödüllü fizikçi Hideki Yukawa tarafından bağışlanmıştır.يذكر أن هاتين القطعتين تبرع بهما الحائز على جائزة نوبل في الفيزياء يوكاوا هيديكي.
Vasiyete göre, bu bağıştan, on yılda iki defa kamu kuruluşları pay verilecekti.تفاجأ بالاختلاف بين من هم في سن العاشرة تقريبًا (الذين أحبهم) ومن هم في سن سنة واحدة أو سنتين.
Allah, hepinizi bağışlasın.الله يرحمها ويغفر لها وأتمنى أن يغفر لها الجميع".
Kraldan mükafat olarak Radames, esirlerin hayatının bağışlanmasını ister ve özgür bırakılmalarını talep eder.ذلك تتلقى المساعدة من Radames يطلب إطلاق سراح السجناء.
Mayer kariyeri boyunca birkaç gelir elde etme ve bağış toplama amaçlı televizyon programında yer aldı.شارك ماير خلال مسيرته المهنية في العديد من البرامج التلفزيونية من أجل جمع التبرعات للأعمال الخيرية.
Buradaki hiç kimse hayatta bırakılmadı; ne kadınların ne çocukların hayatını bağışladılar.فلم يُترك أحداً من هؤلاء حياً؛ ولم ينج النساء ولا الأطفال".
Anıtın inşası için kurulan komite halktan bağış topladı.و قد تم تشكيل لجنة لجمع الأموال عن طريق الاشتراك.
13 Mart 2013 tarihinde Veronica Mars filmi yapılması için bir bağış kampanyası başlatılmıştır.في 13 مارس، 2013، أعلن عن فيلم "فيرونيكا مارس".
Ancak babası ne kadar cömert ve bağışlayıcıysa Commodus da tam tersiydi.بعكس والده الذي كان سخيا سمحة ،الا ان كومودوس كان عكس ذلك تماما.
Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.''من أخطأ ثم تاب، ثم إلى رشده ثاب، فإن الله غفورٌ رحيم * هو ملك النور الحنان التوّاب الكريم.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.ما زال المتحف مستمرا في تنمية محتوياته عن طريق الشراء والتبرعات.
Bu nedenle yapılırken halktan, bağış bile alınmıştır.فإذا اشتروا شيئًا من أهل بلدة لابد من دفع ثمنه..
Bu cemiyet, halkın bağışları ile donanmaya destek veriyordu.هذه الجمعية تدعم الأسطول عن طريق تبرعات الشعب .
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi Sen de suçlarımızı bağışla.وأغفر لنا ذنوبنا كما نغفر نحن أيضا للمذنبين إلينا.
Tıptan köken alır ve erken dönem çalışmaları hastalıkların bağışıklık nedenlerini üzerinedir.أنها تنبع من الطب والدراسات منذ القديم في بحث عن أسباب الحصانة ضد المرض.
Son yüzyılda bu yaygınlığı yenen iki önemli faktör geliştirildi: korunma ve bağışıklama.وعلى مدار القرن الماضي، تم تطوير عاملين مهمين لمقاومة انتشار هذه الأمراض: الإصحاح البيئي والتحصين.
Ve eğer hastalığım geri dönerse, beni bağışlamalısın.ولكن عندما يكون على ان أرحل عنكم، تذكروني.
Bu projenin genel bütçesi, USAID tarafından bağışlanan 52 milyon ABD Doları idi.ولكن فقط 52 مليون دولار من أصل المجموع الكلي كانت تتبع معايير لجنة المساعدة الإنمائية.
Ey Allah, günahlarımızı bağışla..."أنت مسؤولا أمام الله عنا".
Koleksiyonun çoğu yapılan bağışlardan oluşmaktadır.أتت معظم ثروتها من تحصيل الإيجارات.
Okulun bulunduğu kale, Antonin Besse II tarafından Birleşik Dünya Kolejleri'ne bağışlanmıştır.وقد تم وهب القلعة لمنظمة مدارس العالم المتحد بواسطة أنتونين بيس الثاني، نجل السير أنتوني بيس.
Lampedusa 1436'da Aragonlu Alfonso tarafından Montechiaro baronu Don Giovanni de Caro'ya bağışlandı.عام 1436 قدمها ألفونسو الآرغوني إلى دون جيوفاني دي كارو بارون مونتيشيارو كهدية.
Chalmers servetinin bir kısmını bir "endüstriyel okul" açılması için bağışlamıştır.لقد تبرع بجزء من إرثه لبناء مدرسة تعني بالصناعة.
İki yıl ertelenerek 20.000£ ceza verilmiş, ardından 10.000£ hayır kuruluşlarına bağış yapması önerilmiştir.ووضعت مكافأة 20000$ لمن يقتله زيدت لاحقاً إلى 80000$.
TRT, halktan kan bağışı istendi.والمرأة الدرزية دفعت كالرجل ضريبة الدم.
Enstitü ödenekleri tamamen özel bağışlardan sağlanmaktadır.ودُفِعت تكاليف التجديدات الشاملة من التبرّعات الخاصّة.
Bağışların banka havalesi ile veya nakit verilerek yapılacağı açıklanıyordu.تتطلب هذه الحلول عقدا مع البنك أو البريد التونسي.
Halkın yiyecek bağışlaması bir erdem sayılır.نقطة ضعفه هي الأكل في جماعة.
Bu iddianın asılsız olduğu anlaşılınca eski eşi Emir Şeyh Hasan tutuklanmayıp bağışlandı.لحسن الحظ، تم تجاهل شهادتها ولم يلق القبض على القس فرانسيس دان.
En yaygın olarak bağışıklık hücrelerinden B-lenfositlerinde görülür.يعيش الفيروس عادة في سبات في الخلايا الليمفاوية باء.
Kendisi 2006 yılında UNICEF'e bağış yapmıştır.وقدمت النرويج طلبها إلى اللجنة في عام 2006.
Bu arazileri almak, satmak veya bağışlamak mümkündü.فيمكنه أن يعطيهم لغيره، أو يبيعهم، أو يؤجرهم ، أو يورثهم.
Böylece ülke, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra en çok bağışta bulunan ülke konumuna gelmiştir.مما جلب الارباح للولاية بحسب كونها قريبة إلى الولايات المتحدة الأمريكية.
Çoğu, Ermeni diasporası'nın bağışlarıyla oluşturulmuş bir koleksiyonu vardır.مع ذلك، يبقى هناك مجموعة من الأدوات التي يوفرها غالبية المصححين.
Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."Deus é único (wahid) e inerentemente Um (ahad), misericordioso e onipotente.
Ondan başkasını ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur.Beba de mim quem puder; lave-se quem quiser; perturbe quem ousar.
Andy, Figaro'nun Düğünü'nün bir kaydını içeren bir kütüphane bağışı alır.Andy recebe uma doação para a biblioteca que inclui uma gravação de Le nozze di Figaro.
Rabbinin cezası pek sür'atlidir; aynı zamanda O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.(Prostração) Após isto, alguns adicionam: Tem misericórdia e perdoa a mim, um pecador.
Bağışıklık sisteminin başka bir önemli rolü de tümörleri tanıması ve yok etmesidir.Outro papel importante do sistema imunitário é a identificação e a eliminação de tumores.
Bağış için yalvarmaya devam ediyor; aşkın bir ceza olabileceğini düşündüğünü bile.Ele vai em busca do perdão, sugerindo mesmo que o amor pode ser uma punição.
Happy Pledis albümlerinin kârının bir kısmı "Save The Children" organizasyonuna bağışlandı.Uma parte dos lucros do álbum foram doados para a organização "Save the Children".
Organlarını bağışlamıştır.Ele doou seus órgãos.
Guardian Media Group aynı sebepten dolayı £100,000 lık bağış yapacağının teminatını verdi.O Guardian Media Group anunciou uma doação separada 100 mil libras esterlinas para a mesma causa.

İlgili Sayfalar