bağış ile cümle

bağış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sen hiçbir zaman kimseye bir şey bağışlamazsın.You never donate anything to anybody.
Bu sefer seni bağışlayacağım.I'll forgive you this time.
Sen henüz bir bağış yapmamış tek insansın.You're the only person who hasn't yet made a donation.
Bağış Tom'un fikriydi.The fundraiser was Tom's idea.
Bağış için teşekkürler.Thank you for the donation.
Lütfen bağış yapın.Please make a donation.
Şimdiye kadar bağışlarda sadece 3,000 doların üzerinde aldık.We've received just over 3,000 dollars in donations so far.
Bu politikacı zamanının çoğunu bağış toplayarak harcıyor.This politician spends most of his time raising funds.
O, eleştirilmeye karşı her zaman bağışıktır.He is always immune to criticism.
Para bağışında bulunmak istiyorum.I want to donate money.
Para bağışlamak istiyorsun, değil mi?You want to donate money, don't you?
Para bağışlamak istiyorsunuz, değil mi?You want to donate money, don't you?
Para bağışlamak istiyor.He wants to donate money.
O para bağışlamak istiyor.She wants to donate money.
Mary para bağışında bulunmak istiyor.Mary wants to donate money.
Biz para bağışlamak istiyoruz.We want to donate money.
Onlar para bağışlamak istiyorlar.They want to donate money.
Bunu sorduğum için beni bağışla.Forgive me for asking this.
Tom bütün servetini hayır için bağışladı.Tom donated his entire fortune to charity.
Bağışlar isteğe bağlıdır.Donations are voluntary.
Çok kötü! Çok az sayıda zengin insan yetimhaneye bağış yapıyor.Too bad! Too few rich people donate to the orphanage.
Tom geçen yıl hayır için ne kadar bağış yaptı?How much money did Tom donate to charity last year?
Bill Gates parasının hepsini bağışladıysa nasıl dünyanın en zengin adamı olabilir?How can Bill Gates be the the world's richest man if he gave away all of his money?
Ben tüm paramı bağışladım.I gave all my money away.
Tom müzeye üç tablo bağışladı.Tom donated three paintings to the museum.
Tom bize çok para bağışladı.Tom donated a lot of money to us.
Tom geçen yıl hayır için 30.000 dolar bağışta bulundu.Tom donated $30,000 to charity last year.
Tom bana Mary'yi biraz para bağışlaması için ikna etmenin kolay olacağını söyledi.Tom told me it would be easy to persuade Mary to donate some money.
Tom hastaneye büyük bir bağış yaptı.Tom made a big donation to the hospital.
Bağışın ne kadar büyüktü?How big was your donation?
Tom düzenli bir kan bağışçısı.Tom is a regular blood donor.
Bizi bağışlar mısınız?Would you excuse us?
Tom müzeye bir sürü para bağışladı.Tom contributed a lot of money to the museum.
Tom bütün parasını bağışladı.Tom gave away all his money.
İsimsiz bir hayırsever bir hayvan barınağı için birkaç yüz bin dolar bağışladı.An anonymous benefactor bequeathed several hundred thousand dollars to an animal shelter.
Tom cesedini tıp bilimine bağışlamaya karar verdi.Tom's decided to donate his body to medical science.
Tom çok para bağışladı.Tom kicked in a lot of money.
Kan bağışında bulunmak için en az on yedi yaşında olmalısın.You must be at least 17 years old to donate blood.
Eğer herkes bağışta bulunursa, öğleye kadar oturma odasını boyamayı bitirebileceğiz.If everyone chips in, we'll be able to finish painting the living room by noon.
Beni bir saniye için bağışla.Excuse me for a second.
Öpüşme sırasında bulaşan bakteriler, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.The bacteria that are transferred during a kiss help improve your immune system.
İtiraf edilen bir günah yarı yarıya bağışlanır.A sin confessed is half forgiven.
Yaptığım bağışlanamaz.What I've done is unforgivable.
Bağışlanamaz bir şey yaptım.I've done something unforgivable.
Tom'un bağışlayıcı bir doğası var.Tom has a forgiving nature.
Ben bağış toplama etkinliğini iptal ettim.I've canceled the fundraiser.
Tom Kızıl Haç'a anonim olarak büyük miktarda para bağışladı.Tom anonymously donated a large sum of money to the Red Cross.
Tom biraz para bağışlamak için istekli olabilir.Tom might be willing to donate some money.
Tom sana nasıl bu kadar çok para bağışlattı?How did Tom get you to donate so much money?
Biraz para bağışlaması için Tom'u ikna edebileceğimden eminim.I'm sure I can persuade Tom to donate some money.
Organ bağışları hayatlar kurtarır.Organ donations save lives.
Otuz dolar bağış yapması için herkesi ikna ettim.I convinced everyone to donate thirty dollars.
Bu beni bağışladığın anlamına mı geliyor?Does that mean that you forgive me?
Onu bağışladım.I forgave him.
Tom'u bağışladık.We forgave Tom.
Tom Mary'yi biraz para bağışlamaya ikna etti.Tom talked Mary into donating some money.
Sana yapılan şey yaptığını bağışlamaz.What was done to you doesn't excuse what you did.
Lütfen geç kaldığım için beni bağışlayın.Please excuse me for being late.
Paranı fakirlere bağışla ve cennette hazinen olacak.Donate your money to the poor and you'll have treasure in heaven.
İstediğin ne varsa bağışla.Donate what you're willing to donate.

İlgili Sayfalar