bağış ile cümle
bağış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bütün paranı bağışlayacağına inanamıyorum.I can't believe you're going to give away all your money.
Hiçbir şey bağışlanmaz.Nothing is forgiven.
Bin dolarlık bir bağış için bana güvenebilirsin.You can count on me for a one thousand dollar donation.
Tom tüm parasını bağışladı sonra intihar etti.Tom gave away all his money, then committed suicide.
Tom yardım kurumuna çok para bağışladı.Tom contributed a lot of money to charity.
Tom deprem yardımı için bağışlanan tüm parayla birlikte kaçtı.Tom absconded with all the money donated for earthquake relief.
Tom her şey için Mary'yi bağışladı.Tom has forgiven Mary for everything.
Tom, köpeğini öldürdüğü için Mary'yi bağışladı.Tom forgave Mary for killing his dog.
Tom her ne zaman küfür etse, genellikle "Fransızcamı bağışlayın" diyor.Tom usually says "Pardon my French" whenever he swears.
Tom'un bağışlayacağı çok şeyi var.Tom has many things to give away.
Tom maaşının yarısını sevdiği hayır kurumuna bağışlıyor.Tom donates half his salary to his favorite charity.
Tom bağışlanma için Mary'ye yalvardı.Tom begged Mary for forgiveness.
Tom'un cüzdanında bir organ bağış kartı var.Tom has an organ donor card in his wallet.
Tom bir organ bağışçısı olmak için kayıt yaptırdı.Tom registered to become an organ donor.
Organ bağışçısı olmayı kabul edersen, birinin yaşamını kurtarmasına yardım edebilirsin.If you agree to become an organ donor, you may help save someone's life.
Organ bağışına izin vermeyen hiç din var mı?Are there any religions that don't permit organ donation?
Keşke bağışlayacak bir şeyim olsa.I wish I had something to contribute.
Ben hastalanmaya karşı bağışıklıyım.I'm immune to disease.
Mülteci fonuna 10,000 dolar bağışladı.He donated $10,000 to the refugee fund.
Tembelliğimi bağışla.Forgive my laziness.
Onlar Kızıl Haç'a para bağışladılar.They donated money to the Red Cross.
Tom bağış yapar.Tom gives to charities.
AIDS "Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu" anlamına gelir.AIDS means "Acquired Immune Deficiency Syndrome".
Çocuklar Günü'nde 50'den fazla bisiklet bağışlandı.On Children's Day, more than 50 bicycles were donated.
Üniversitenin bağışı son on yılda giderek azalmıştır.The university's endowment has decreased steadily over the last ten years.
Tanrım, onları bağışla; zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.Father, forgive them; for they know not what they do.
O, müzeye sayısız parça bağışında bulundu.He donated countless pieces to the museum.
O, müzeye sayısız parça bağışladı.She donated countless pieces to the museum.
En son ne zaman hayır kurumlarına bağış yaptın?When was the last time you gave charity?
Teslim olursanız canlarınız bağışlanacak.Your lives will be spared if you surrender.
Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla.In the name of Allah, the Beneficent, the Merciful.
Her gün bir bağıştır.Every day is a gift.
Bu öğleden sonra kan bağışladım.I donated blood this afternoon.
Size neden bağış istediğimizi söylemeyi unuttum.I forgot to tell you why we're asking for donations.
Benden ne kadar bağış beklediklerinden emin değilim.I'm not sure how much they are expecting me to donate.
Tom'un biraz para bağışlaması için uğraşıyorum.I've been trying to get Tom to donate some money.
Hayır için insanlara bağış yaptırtamayız.We can't make people donate to charity.
Tom bağışı iptal etmek istedi.Tom wanted to cancel the fundraiser.
Seni bağışladığımı bilmeni istiyorum.I just want you to know that I forgive you.
O hayır kuruluşuna yaklaşık iki milyar yen bağışta bulunan birinin adı verildi.That charity is named after someone who contributed about two billion yen.
Onlar bağışık.They're immune.
Ben bağışığım.I'm immune.
Bizi bağışla.Forgive us.
Tom bağışlandı.Tom is forgiven.
Tom bağışıktır.Tom is immune.
Tom bağışık.Tom is immune.
O bütün servetini bağışladı.He gave away his whole fortune.
Kan bağışında bulunmadım.I didn't donate blood.
Tom kan bağışlıyor.Tom is donating blood.
Tom bir şey bağışlamadı.Tom didn't give anything away.
Büyük miktarda para bağışladı.He donated a lot of money.
Paramın çoğunu bağışladım.I gave most of my money away.
Tom'u biraz para bağışlaması için ikna edebildim.I've managed to persuade Tom to donate some money.
Bağışlanabilir bir hata yaptım.I made an honest mistake.
Tom depremden hayatta kalanlara yardım etmek için Kızıl haça para bağışladı.Tom donated money to the Red Cross to help survivors of the earthquake.
Sanırım Tom'u biraz para bağışlaması için ikna ettim.I think I've persuaded Tom to donate some money.
O, bağış toplama çabalarından sorumluydu.He was in charge of the fundraising efforts.
Tom Mary'ye biraz para bağışlamak için istekli olup olmayacağını sordu.Tom asked Mary if she would be willing to donate some money.
Eski kitaplarımı bağışlıyorum.I'm giving my old books away.
Kesintiyi bağışlayın.Pardon the interruption.