bırakmaz ile cümle

bırakmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Savmi salati birakmazdim.Masía Boada de Salitja.
Yakaladığı sağ kalanı yere düşürene kadar bırakmaz.El luchador que no sea eliminado, pasa a la final.
Okulu bırakır bırakmaz repertuara girdi ve ajansı sayesinde televizyon dünyasına adım attı.Una vez terminó el colegio, comenzó a hacer repertorio y llegó a la televisión a través de su agente.
Trần Hưng Đạo geri çekilerek Moğollara fethedecek bir şey bırakmaz.Huye para que el monstruo no te alcance.
Tamamlanmış reaksiyonlar hiçbir artık bırakmaz.Las trivias ya completadas no se pueden volver a responder.
Geride hiçbir şey bırakmaz, sadece boş cübbesi ve ışın kılıcı kalmıştır.Incluso en lo más profundo... no hay nada, excepto vacío y oscuridad...
Bayramlarda, düğünlerde ve cenazelerde memleketteki yakınlarını yalnız bırakmazlar.Las embarazadas nunca participan en los funerales ni en las bodas.
İnatçıdır ve avını asla elinden bırakmaz.Se trata de un ave muy elusiva y tímida, que nunca abandona la cobertura forestal durante el día.
Günler böylece sürüp giderken Haceli ve adamları Ali'yi rahat bırakmazlar bir türlü.Después de pasar juntos unas pocas horas, Leo y Alma no podrán olvidarse...
Yoksa suyu bırakmaz.Non ho fermato l'acqua.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.Essa, in verità, non l'ha ricevuta da alcuna di queste vie: non la possiede.
Ondan sonra Manfred'in peşini bırakmaz.Lascia il posto a Manfred.
Cinayetler evde peşlerini bırakmaz.Dopo gli omicidi, gli assassini rimasero nella casa.
Yakaladığı sağ kalanı yere düşürene kadar bırakmaz.Se insegue una preda, non si dà per vinto finché non l'ha catturata.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.Не боится человека и подпускает к себе на близкое расстояние.
Michael onların peşini bırakmaz.Майкл начал преследовать их.
Yanındakiler işi bıraksa bile o bırakmaz.Кто станет заступаться перед Ним без Его дозволения?
Fakat Benjamin onun peşini bırakmaz.Халиб его не преследовал.
Okumayı da bırakmaz.Читать тоже не могла.
Kürt silah bırakmaz.Пушку не развернёшь.
Yoksa suyu bırakmaz.Не растворяется воде.
Arkasında ayak izi bırakmaz.Задние лапки не сжаты.
"Kaçamaz bizimle annesi bırakmaz ki onu!"«Can’t Let Her Get Away».
Onlara evlerini bulduracak hiçbir ipucu bırakmaz.لم يبق أي أثر من منازلها.
Yoksa suyu bırakmaz.علينا أن لا نعكر الماء.
Yoksa suyu bırakmaz.Ora, a água não ferve.
Fakat Benjamin onun peşini bırakmaz.Aníbal não iria atrás dele.
Kürt silah bırakmaz.A arma não dispara.
Yemeklerinden geriye hiçbir şey bırakmazlar.Nadien herinnerde zij zich niets meer van haar maaltijden.
Dökmedik dil bırakmaz.Ruwe taal schuwt hij niet.
Michael onların peşini bırakmaz.Tom vergeeft het ze.
Yakaladığı sağ kalanı yere düşürene kadar bırakmaz.De man kan de tak niet afzagen zonder zelf van de tak te vallen.
Ama Alman SS polisleri peşlerini bırakmaz.Maar de Duitse soldaten komen hen achterna.
Ondan sonra Manfred'in peşini bırakmaz.Later wil hij Kevin niet vangen.
Ama aksilikler onun peşini bir türlü bırakmaz.Zijn verleden blijft hem echter achtervolgen.
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Het ontbrak haar zeker niet aan (adellijke) aanbidders, maar het leek haar verstandiger niet te huwen.
Kar Tanrıçası Khione melezleri rahat bırakmaz.Wegens de wet van Fick zal de diffusie van de ionen niet even snel plaatsgrijpen.
Allah kulunu darda bırakmaz.Als de nood het hoogst is, is de redding nabij.
Yoksa suyu bırakmaz.Poza tym, nie przepuszcza wody.
Dibe dalarak kaçmaya çalışsalar da destroyer peşlerini bırakmaz.Walczy jeszcze lepiej niż zawsze, więc Destruktor ucieka.
Kız peşini bırakmaz ve Teresa'yla yolculuk etmek ister.Po uratowaniu postanowiła podróżować z Teresą.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.Nie mówił do ludzi i nic złego im nie czynił, przerażał jednak swoim pojawieniem się.
Kürt silah bırakmaz.Jędker nie składa broni.
Yasemin bu işin peşini bırakmaz.Yngwie nie chciał na to przystać.
Müfettiş işin peşini bırakmaz.Detektyw postanawia temu zapobiec.
Savmi salati birakmazdim.Jag (tema) igår god sushi åt.
Tamamlanmış reaksiyonlar hiçbir artık bırakmaz.Inga modeller nytillverkas längre.
Arkasında ayak izi bırakmaz.Det finns inga fotspår åt andra hållet.
Yakaladığı sağ kalanı yere düşürene kadar bırakmaz.Той, хто встановив міну, не може на ній підірватися.
Müfettiş işin peşini bırakmaz.Охоронець його не зупиняє.
Yoksa suyu bırakmaz.Proto neudrží vodu.
Michael onların peşini bırakmaz.Na to Nick nepřistoupí.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Nepříjemné skutečnosti Zajíce neopouštějí.
Yanındakiler işi bıraksa bile o bırakmaz.Což Štěpán – ačkoliv nemá kam jít – odmítne.
Savmi salati birakmazdim.Halepová smetla Suárezovou.
Yani fareler herhangi bir yere yumurta bırakmazlar.Vejcoživorodí jedinci vajíčka neukládají mimo tělo.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Dar ei nu sunt singurii care părăsesc Agriontul.
Dökmedik dil bırakmaz.Es nerunāju latviski. - Nem beszélek lettül.
Yoksa suyu bırakmaz.Nem megy tönkre a víztől.
Yakaladığı sağ kalanı yere düşürene kadar bırakmaz.Aki eszik belőle, addig nem távozhat, míg jól nem lakott.
İlgili Sayfalar