bırakmaz ile cümle
bırakmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hikayeyi o şekilde ...yarım bırakmazdımI shouldn't have got you interested ...in the story
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.And you don't leave them where they are. You nudge them forward.
Umarim bu, onu kotu bir durumda birakmaz.So she arranged for a CT scan for me.
Fedakarlığınız sizi zor durumda bırakmaz, vazgeçtiğiniz şeye sahip çıkar, ona bakar.What kind of taking goes with giving thanks?
Ben kesinlikle her kriz ona güveniyor ve bana asla yarı yolda bırakmaz.I rely on him absolutely in every crisis, and he never lets me down.
Eğer babam yaşasaydı, bizi asla yüzüstü bırakmazdı yirmi yıldır.If my father were alive, he'd never have abandoned us for 20 years.
Yön değiştirmek veya herhangi bir ani manevra otobüs şoförüne düşünme zamanı bırakmaz.SWERVlNG, OR ANY SUDDEN MANEUVER, WON'T GlVE THE BUS OPERATOR TlME TO REACT.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum. Amerika'ya döndüm,We're not big on fear in my family, but I was scared.
Günah işleseydim, beni gözlerdin, Suçumu cezasız bırakmazdın.if I sin, then you mark me. You will not acquit me from my iniquity.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Misfortune pursues sinners, but prosperity rewards the righteous.
Yoksa işiten seni utandırabilir Ve bu kötü ün yakanı bırakmaz.lest one who hears it put you to shame, and your bad reputation never depart.
Kardeşleri ise onları, azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar.Even though their (devilish) brothers would like them to continue in error, and would not desist.
(Geride bir şey) Komaz, bırakmaz (her şeyi yakıp yok eder).It leaves nothing, nor does it spare;
(Şeytan'ın) Kardeşleri ise, onları sapıklığa sürüklerler, sonra peşlerini bırakmazlar.Even though their (devilish) brothers would like them to continue in error, and would not desist.
Allah insanları haksızlıklarından ötürü yakalayacak olsaydı, yeryüzünde canlı bırakmazdı.If God were to punish men for their inequity He would not leave a single moving thing on earth.
Yakar bitirir de gene bırakmaz.It leaves nothing, nor does it spare;
Yoldaşları ise onları sürekli azgınlığa iterler, sonra da yakalarını bırakmazlar.Even though their (devilish) brothers would like them to continue in error, and would not desist.
Eğer Allah, insanları zulümlerine karşı cezalandırsaydı, yeryüzünde debelenen bir şey bırakmazdı.If God were to punish men for their inequity He would not leave a single moving thing on earth.
Allah, süresi gelmiş olan bir canı geriye asla bırakmaz!But God does not grant a soul respite once its term has come to end.
Ortada bir şey bırakmaz, hiçbir şeyi görmezlik etmez o.It leaves nothing, nor does it spare;
Çünkü Allah mutlak üstündür, kimsenin yaptığını yanına bırakmaz.Indeed God is mighty, the Lord of retribution.
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı.If God were to punish men for their inequity He would not leave a single moving thing on earth.
Eğer Allah insanları zulümleri yüzünden hesaba çekseydi, yeryüzünde kımıldayan tek canlı bırakmazdı.If God were to punish men for their inequity He would not leave a single moving thing on earth.
Artık o gün insanlara ve cinlere günahları sorulmaz. Herkesin siması, soruya hacet bırakmaz.Neither man nor jinn will be questioned on that day about his sin.
ALLAH insanları yaptıkları yüzünden cezalandırsaydı yeryüzünde hiç bir yaratık bırakmazdı.If God were to seize men for their doings, not a living being would be left upon the earth.
Bir canın eceli gelip çatınca, Allah onu asla geri bırakmaz; Allah, işlediklerinizden haberdardır.But God will never defer any soul when its term comes. And God is aware of the things you do.
Kim erdemli davranır ve sabrederse elbette ALLAH güzel davrananları ödülsüz bırakmaz," dedi.Whosoever fears God, and is patient -- surely God leaves not to waste the wage of the good-doers.
Çünkü onlar size şer ve fesat çıkarmada ellerinden geleni bırakmazlar.They spare no effort to injure you.
Sonra da yakalarını bırakmazlar.They never desist.
"Cesur bir lider zor günlerde halkını yalnız bırakmaz," diyen Tariceanu şöyle devam etti."A courageous leader cannot abandon his people in hard times," Tariceanu said.
Ahmetay, "Bu tedbir ülkenin varlıklarını serbest bırakmaz."This measure would not release assets for the country.
Anlatım ritmi, yavaşlamak veya konunun dışına çıkmak için yer bırakmaz.The narrative rhythm leaves no space to slow down or digress.
Savaş sonrası dönemin varoluşsal çözülmesi, Dimoula'nın eserlerinin[1][2] peşini bırakmaz.Dimoula's work[3][4] is haunted by the existential dissolution of the post-war era.
Michael onların peşini bırakmaz.Tom folgt ihr.
Hiç durmadan kuşkuya düşer, korku ve suçluluk duygusu hiç peşini bırakmaz.Immer wieder gerät er ins Zweifeln, gefolgt von Angst- und Schuldgefühlen.
Arkasında ayak izi bırakmaz.Spuren hinterlässt er keine.
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Das bringt sie nicht über sich, dafür ist ihre Furcht vor einer Gottesstrafe zu groß.
Yanındakiler işi bıraksa bile o bırakmaz.Solange Erumpents nicht gereizt werden, greifen sie nicht an.
Tamamlanmış reaksiyonlar hiçbir artık bırakmaz.Ein verlorenes Update kann nicht mehr vorkommen.
Yoksa suyu bırakmaz.Ganz ohne Wasser kommen sie allerdings nicht aus.
Cinayetler evde peşlerini bırakmaz.Die anderen wurden zu Hause nicht angetroffen.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Die Schwangere rührt das Backwerk nicht an.
Bolin korkar ve ondan ayrılmak ister ama Eska onun peşini bırakmaz.Susie bekommt Angst und möchte den Bunker verlassen, aber Harvey lässt sie nicht.
"Kaçamaz bizimle annesi bırakmaz ki onu!"Sie bleibt und flieht nicht mit ihm.
Ne var ki talihsizlik ve yokluk, burada da peşini bırakmaz.Blindheit und Lügen lassen ihn dabei nicht weit kommen.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.Ceux-ci ne s'intéressent nullement aux hommes, et il n'y a donc pas lieu de les craindre.
Yemeklerinden geriye hiçbir şey bırakmazlar.Cependant aucune d’entre elles ne donne ses sources.
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Cependant, ce châtiment ne fut pas utilisé outre mesure, car il affaiblissait grandement les armées.
Yoksa suyu bırakmaz.L'eau ne le rebute pas.
Daha sonra Cassidy Sawyer'ın peşini bırakmaz ve Sawyer'ı hapse attırır.Cassidy porte plainte contre Sawyer et ce dernier est envoyé en prison.
Bekir ve Recep ise peşlerini bırakmaz.Sicard et Delaplace ne peuvent suivre.
Arkasında ayak izi bırakmaz.Le dos n'a pas laissé de trace.
Yanındakiler işi bıraksa bile o bırakmaz.N'ayant pas été marié, il n'a laissé derrière lui aucun descendant.
Kürt silah bırakmaz.Je resterai ici sans fusil.
İnatçıdır ve avını asla elinden bırakmaz.Il n'est jamais grossier et ne perd jamais son sang-froid.
Yasemin bu işin peşini bırakmaz.Mais Dejean ne va pas continuer ce travail.
Michael onların peşini bırakmaz.Michael no aceptó.
Yoksa suyu bırakmaz.No deja residuos.
Yani fareler herhangi bir yere yumurta bırakmazlar.Sin embargo, no todas las moscas ponen huevos.
Yasemin bu işin peşini bırakmaz.Yevon no pudo hacer nada para detener esto.
İlgili Sayfalar