bırakmaz ile cümle
bırakmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer George sigara içmeyi bırakmazsa akciğer kanseri gelişme riskini göze alır.If George doesn't stop smoking, he will run the risk of developing lung cancer.
Kayışı bırakır bırakmaz, köpek kaçtı.As soon as I let go of the leash, the dog ran away.
Benim suçluluğum şüpheye yer bırakmaz.My guilt leaves no room for doubt.
Ona güvenebilirsin. Seni yarı yolda bırakmaz.You can trust him. He'll never betray you.
Siz ikiniz tartışmayı bırakmaz mısınız?Don't you two ever stop arguing?
Bu bize fazla zaman bırakmaz.That doesn't leave us much time.
Tom düşünmeyi asla bırakmaz.Tom never stops to think.
O bize hiç seçim bırakmaz.That leaves us no choice.
Bu iyi bir uzlaşma.Hiç kimseyi hoşnutsuz bırakmaz.It's a good compromise. It won't leave anyone dissatisfied.
Bu konuda bir şeyler yapmasaydım vicdanım beni rahat bırakmazdı.I couldn't live with myself if I didn't do something about that.
Hata asla bizi bırakmaz.Error never leaves us.
Tom çıkıp gitmezdi ve bizi bırakmazdı, değil mi?Tom wouldn't go off and leave us, would he?
Tom bizi burada bırakmazdı, değil mi?Tom wouldn't leave us here, would he?
Onu hariç bırakmazdım.I wouldn't rule it out.
Tom konuşmayı bırakmazdı.Tom wouldn't stop talking.
Tom Mary'yi yalnız bırakmazdı.Tom wouldn't leave Mary alone.
Tom asla konuşmayı bırakmaz.Tom never stops talking.
İhtiyacımız olmayan şeylere para harcamayı bırakmazsak, yakında meteliksiz oluruz.We'll be broke soon if we don't stop spending money on things we don't need.
Tom işi şansa bırakmaz.Tom leaves nothing to chance.
Tom işi oluruna bırakmaz.Tom leaves nothing to chance.
Tom bu işin peşini bırakmaz.Tom won't let go of this.
Tom mangalda kül bırakmaz.Tom talks big.
Tom beni bırakmazdı.Tom just wouldn't let go of me.
Beni asla yalnız bırakmazdı.She would never leave me alone.
O beni asla yalnız bırakmazdı.He would never leave me alone.
Tom'u bırakmazdım.I wouldn't leave Tom.
Tom bizi yalnız bırakmazdı.Tom wouldn't leave us alone.
Tom kavga etmeyi bırakmazdı.Tom wouldn't stop fighting.
Tom içmeyi bırakmazdı.Tom wouldn't stop drinking.
Eğer beni rahat bırakmazsan geç kalacaksın.If you don't leave now, you'll be late.
Tom her zaman bırakmakla tehdit eder ama asla bırakmaz.Tom is always threatening to quit, but he never does.
Hareketlerin sonuçlarını düşünmeyi asla bırakmazsın.You never stop to think of the consequences of your actions.
Sami, Leyla'yı yalnız bırakmaz.Sami won't leave Layla alone.
Sami asla kızını yalnız bırakmaz.Sami would never leave his daughter alone.
Geyikleri severdi, geyikler de bırakmazdı peşini.He loves to eat peanuts and leaves a trail of them behind him.
Cinayetler evde peşlerini bırakmaz.I offer no pujas at home.
Ama cehalet cesedini de rahat bırakmaz.Even his corpse will not be secure.
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.He had not; and they made a deep impression on his mind.
Okulu bırakır bırakmaz repertuara girdi ve ajansı sayesinde televizyon dünyasına adım attı.Once he had left school, he went into repertory and got into TV through his agent.
Tamamlanmış reaksiyonlar hiçbir artık bırakmaz.Strict Observance ceased to exist.
İnatçıdır ve avını asla elinden bırakmaz.He was never rude and never lost his temper.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.No reverses ever subdued him; no dangers ever appalled him."
Ne var ki talihsizlik ve yokluk, burada da peşini bırakmaz.Devastated, Shadow and Chance go on without her.
Geride hiçbir şey bırakmaz, sadece boş cübbesi ve ışın kılıcı kalmıştır.After this happens, there remains only a moth and a flame.
Yoksa suyu bırakmaz.It does not ignite the gas.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.But Steinheil herself would not let the affair rest.
Okumayı da bırakmaz.Also, he doesn't read.
Müfettiş işin peşini bırakmaz.But, the police officer does not cease his investigation.
Bu yöntem çoğunlukla kozmetik açıdan en iyi sonucu verir ve yara izi bırakmaz.This technique usually gives the best cosmetic result with no scar.
Çoğu hiç bir iz bırakmazlar. Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.Most of them are completely ignored by the remembering self.
NASA, işini şansa bırakmaz.At NASA, we don't take chances.
Üzgünüm, size yüzümü gösteremem, çünkü; eğer gösterirsem, kötü adamlar peşimi bırakmaz.I am sorry I cannot show you my face, because if I do, the bad guys will come for me.
Bence onu serbest bırakmazlar !I don't think they will let her out!
Peki ya bırakmazlarsa...But if they really...
Cui hanım katillerin peşini asla bırakmaz !Ms. Ciu never let the killer go !
Hayır, eminim seni bırakmaz.No, I'm sure he won't let you
Bırakmaz mı?He won't?
Şimdi bırakmazsak, bir daha asla şansımız olmayabilir.If we don't go back, we may never get the chance.
Artık peşimi bırakmazlar.God, they're gonna be after me
Bunu diğer insanlara bırakmazsınız.You don't abdicate this to other people.
İlgili Sayfalar