bırakmak ile cümle
bırakmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.You wouldn't let academics out in the wild.
Neticede, size dört adet mesaj bırakmak isterim.So in conclusion, I'd like to leave you with actually four messages.
Fakat okulu bırakmak üzereydim, çünkü benim fakir annem okul masraflarını karşılayamıyordu.But I was about to leave the school, because my poor mother couldn't afford schooling.
Buradaki köklü ifadeyi yalnız bırakmak istiyoruz ki değerini bulabilelim. .We want to isolate this radical here, so that we can solve for it.
Bunun tek amacı √a ifadesini yalnız bırakmak. .And the whole point of that is so that we can isolate the square root of a.
Hiç kimseyi kenarda bırakmak istemiyoruz.We want to not leave anyone aside.
Bu, soruya yer bırakmaksızın gerçek kart.This is without a question the real thing.
Bir digeri, grup icinde kullandiklarimizdan, herseyi acik uclu birakmak.Another thing that we do within the community is we leave everything very open-ended.
Sadece biliminsanlarını yerlerinde bırakmak istiyorum.I just wanted to put the scientists in their place.
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."So I had to give up the first dream, and I focused on the second."
Seni bırakmak istemezdim ... Ama Birader Yen'i de bırakamazdım...I don't want to leave you... but I don't want to leave Brother Yen either...
Ama şimdi ikinizi de bırakmak zorundayım ! üzgünüm...Now I can't be with both of you. I'm sorry... I'm sorry...
Şimdi, sizi son bir 'hayır'la bırakmak istiyorum.Now, I want to leave you with a final no.
Ve sizi şu düşünceyle bırakmak isterim.And I'd like to leave you with this thought.
Sırf büyüdük ağlamayı bırakmak zorunda mıyız?I guess making people smile is one thing I've always been pretty good at.
Ve bu büyük baskı yüzünden askerler gitmek ve bölgeyi özgür bırakmak zorunda kaldılar.And for that, they have been having big pressure to leave, to free the area.
Serbest bırakmak için bir belirleyici değil de, anlamsız ayrıntılarda tıkanıklık getirir.It's not a marker of liberation, but of suffocation by meaningless minutiae.
İlk yapmak istediğimiz şey mutlak değerli bölümleri yalnız bırakmak.The first thing we wanna do is we really just wanna isolate the part that has the absolute value.
Öyle olursa da, okulu bırakmak zorunda kalırım.Then I'd have to quit school.
Konik çene çene ucunda, daha fazla malzeme temel bırakmak kesmek gerekirYou should cut the taper to leave more material at the jaw tip than at the jaw base
"Mavileştirme" kurumaya bırakmak sonra Andrew jaws unclampsAfter allowing the "bluing" to dry, Andrew unclamps the jaws
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Dumping someone like Baek Seung Jo.
Bırakmak mı?Dumping?!
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.No! I don't want to give up my room again.
Fakat sizi o büyük soru ile baş başa bırakmak istiyorum.But I want to leave with you the big question.
Senin uygun ateşkes ve bana keder bırakmak için:To cease thy suit and leave me to my grief:
Ve herkes kiliseye bir şeyler bırakmak ve gönüllü olmak için yol alıyor.That was a tornado, and everyone's heading to the church to drop things off and volunteer.
Onları dışarıda bırakmak delilik olurdu.It'd be crazy to leave them out.
Bırakmak en iyisi.Let's quit this for good.
Biz çevre üzerinde kalıcı bir etki bırakmak istemiyoruz.We don't want to have a lasting impact on the environment.
Seni unutmak istedim, geçmişi geride bırakmak.I wanted to forget you, and leave the past behind.
O zaman, 2x artı y eşittir 6. x'i tek başına bırakmak istiyoruz.We have 2x plus y is equal to 6. We want the relationship in terms of x.
Bayan kimsesiz kaldı bu dünyada ! Böyle yapayalnız bırakmak olmaz !Girl become very lonely ! it shouldn't let a girl lonely !
Sigarayı bırakmak gibidir.It's like quitting smoking.
Okulu bırakmaktan bahsetti.She did say something about dropping out.
Böylece iğne kullananları hizmetten mahrum bırakmak epey mantıklı hale geliyor.So it becomes quite rational to deny services to injectors.
O zaman tekrar ikisini böyle yalnız başına bırakmak konusunda emin değilim.Then again, I don't know if we should leave those two alone like that.
Buna y'yi yalnız bırakmak istiyoruz da diyebiliriz.So we're essentially solving for y. Let's do that.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.And I would never want to deprive you of that epiphany.
Sizleri şu düşüncelerle başbaşa bırakmak istiyorum.So I'd like to leave you with these thoughts.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.What we did was expose American babies, during this period, to Mandarin.
Onlari 10 saniyeligine sabit birakmak zorunda kaldim bu kareyi alabilmak icin.I had to have them freeze for 10 seconds to get this shot.
Bunu gerçekten şansa bırakmak istiyor musunuz?And do you really want to leave it up to chance?
Bu olarak kenar boşluğu bırakmak denir.That's called marginalization.
Şimdi, elimizde yalnız bırakmak istediğimiz bölümün 5 katı var.Now, we have 5 times the thing we want to isolate.
Sigarayı bırakmak veya egzersize başlamaktan daha önemli...More so than quitting smoking or starting to exercise.
Ya da kağıdın üzerinden arabayla geçerek teker izi bırakmak...Or run over the canvas with a car and print a tire trace on it...
Onu yalnız bırakmak için neyi çarpabilir ya da bölebiliriz?What can we multiply or divide by to isolate it?
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.So once again, we want to isolate the q. We want it to be, q is equal to something.
Artık bırakmak istiyorum.I want to quit now.
Yani, bütün düşünce her şeyi kendi akışına bırakmaktı.So, the whole idea is really to let it happen by itself.
"Ne demek okulu bırakmak istiyorum? O halde buraya dönemezsin!" falan derler.What are you talking about that you want to leave school?
Bunu yapmamızın sebebi YZ'yi yalnız bırakmak.And we're doing that so that we could isolate the YZ
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.It would be immoral to leave these young people with a climate system spiraling out of control.
Neden oluğu benim çöp aşağı getirecek ve sonra sadece o katta bırakmak?Why would I bring my trash down to the chute and then just leave it on the floor?
Yani 3x = 225. x'i yalnız bırakmak için iki tarafı da 3'e bölelim. .We have 3x is equal to 225. To isolate the x, let's just divide both sides by 3.
Şimdi ise amacımız x değerini tamamen yalnız bırakmak.Now, our whole goal, just to remember, is to isolate the x.
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?But isn't it dangerous to put the world in their hands?
Sizi, işletmeci olanlarınızı, reklam müziğinin dört altın kuralı ile bırakmak istiyorum.Just leave you with four golden rules, for those of you who run businesses, for commercial sound.
Onları bırakmak istemiyordum.I didn't want to let them go.