bırakmak ile cümle
bırakmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineA pensar que debería dejar de llorar, y decir: 'Ay: "Y, sin embargo, estoy seguro, que tuvo sobre su frente
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineA pensar que deveria deixar de chorar, e dizer: 'Ay: "E ainda assim, garanto, que tinha em cima de sua testa
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineAt tænke det skulle forlade gråd, og sige "Ja:" Og dog, jeg garanterer, det havde på sin pande
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineAtt tro att det ska lämna gråta och säga "Ay:" Och ändå, jag garanterar, det hade på sin panna
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineČe mislite, da bi smela pustiti jokati, in reči "Ay:" In vendar, jaz nalog, ki jih je na njegovo čelo
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineĐể nghĩ rằng nó nên để lại khóc, và nói 'Ay: "Tuy nhiên, tôi bảo đảm, nó đã có khi lông mày của nó
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineE pensare che dovrebbe lasciare a piangere, e dire 'Ay:' Eppure, vi garantisco, aveva sulla sua fronte
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineGondolják, hogy távoznia kell sírni, és azt mondják "Igenis:" És mégis, én indokolják, hogy már fel a homlokát
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerine그것이 울고 떠나는 생각하고 '불안'라고 아직 그리고, 영장, 그것은 이마에 따라했다
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineMielestäni se pitäisi lähteä itku, ja sanoa "Ay:" Ja vielä, en takaa, se oli heti sen otsan
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineMyslet si, že by měl odejít plakat a říkat "Ay:" A přesto jsem rozkaz, že to mělo na jeho čele
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineSă cred că ar trebui să plece plângând, şi spune "Ay:" Şi totuşi, eu mandatul, a avut pe fruntea ei
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineTe denken dat het moet laten huilen, en zeggen 'Ay: "En toch, ik garanderen, had op zijn voorhoofd
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineUntuk pikir itu harus meninggalkan menangis, dan berkata 'Ay: "Namun, saya menjamin, itu atas alis nya
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineZu denken sollte es lassen weinen und sagen: "Ay:" Und doch, ich wette, es war auf seiner Stirn
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineΓια να πιστεύουν ότι πρέπει να αφήσει να κλαίει, και να πει "Ay:" Και όμως, εγώ ένταλμα, είχε κατά μέτωπο του
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineДа мислим, трябва да оставите да плаче, и да кажем "Ay:" И все пак, аз гарантирате, че имаше на челото си
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineЧтобы думаю, он должен оставить плакать, и сказать: "Ау:" А еще, я ордер, она на его лбу
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineלחשוב שהוא צריך לעזוב לבכות, להגיד 'איי: "ובכל זאת, אני מתחייבת, היה על המצח שלה
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerineوأعتقد أنه يجب أن يترك البكاء ، ويقول 'آي :" ومع ذلك ، وأنا أمر ، فإنه بناء على جبين لها
Ağlayarak bırakmak gerektiğini düşünüyorum, ve 'Ay:' söylemek için henüz, ben emri, onun alnı üzerine若いおんどりの石として大きなとしてバンプ、狡猾なノック、そしてそれは激しく叫んだ。
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Anda tidak akan membiarkan akademia pergi ke alam liar.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Du vill inte släppa ut några akademiker i verkligheten.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz. (Kahkahalar)학자들을 야생으로 내몰진 않겠죠.(웃음)
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz. (Kahkahalar)No querrán que los académicos salgan de su oficina.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz. (Kahkahalar)Sie würden nicht Akademiker in die Wildnis schicken (Gelächter)
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz. (Kahkahalar)しかし こんな疑問に関する検討を我々に託することは可能です
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Losgelaten academici in het wild zijn geen goed idee.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Man ville ikke lukke akademikere ud i naturen.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.N-ați permite universitarilor să iasă pe teren.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Nechcete přece, aby akademici vyšli do přírody.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Nie puścilibyście naukowców luzem na wolność.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Non conviene sguinzagliare i professori universitari.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Vous ne voudriez pas lâcher des universitaires dans la nature.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Δε θα αφήνατε ακαδημαϊκούς εκεί έξω ελεύθερους!
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Ви не дасте науковцям розгулятися на волі.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Вы не захотите пустить академиков "на волю".
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.Не бихте пуснали академиците навън, сред дивото.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.לא הייתם מאפשרים אקדמאים להתרוצץ בשטח.
Akademisyenleri başıboş bırakmak istemezsiniz.أنت لا تدع الأكاديميين في البرية.
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?Ale czy to nie jest niebezpieczne - oddać świat w ich ręce?
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?Ale není nebezpečné vložit svět do jejich rukou?
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?Ampak, ali ni nevarno položiti usodo sveta v njihove roke?
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?Bukankah berbahaya membiarkan dunia berada di tangan mereka?
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?Dar nu este periculos să pui lumea în mâinile lor ?
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?Maar is het dan niet gevaarlijk om de wereld in hun handen te leggen?
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?Mais n'est-il pas dangereux de leur confier le monde ?
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?Nhưng cũng thật nguy hiểm khi đặt thế giới lên chúng, phải không?
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?¿Pero no es peligroso acaso el poner el mundo en sus manos?
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?Но не е ли опасно да оставяш света в ръцете им?
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?אבל אין זה מסוכן לשים ?את העולם בידיהם
Artık bırakmak istiyorum.Aku sekarang ingin berhenti
Artık bırakmak istiyorum.Giờ tôi muốn từ bỏ.
Artık bırakmak istiyorum.Ich möchte das für ein für alle Mal beenden!
Artık bırakmak istiyorum.Ik wil er nu mee ophouden.
Artık bırakmak istiyorum.Jag vill sluta nu.
Artık bırakmak istiyorum.Jeg vil stoppe nu
Artık bırakmak istiyorum.Kończę teraz z tym.
Artık bırakmak istiyorum.Nous sommes quitte.
Artık bırakmak istiyorum.Teraz chcem skončiť.