bırakmak ile cümle
bırakmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Artık bırakmak istiyorum.Voglio smettere adesso.
Artık bırakmak istiyorum.Vreau sa renunt acum.
Artık bırakmak istiyorum.Θέλω να παραιτήθω τώρα.
Artık bırakmak istiyorum.Край, приключвам с това сега.
Artık bırakmak istiyorum.Я хочу покончить с этим.
Artık bırakmak istiyorum..אני רוצה להפסיק עכשיו
Artık bırakmak istiyorum.أريد التوقف الأن.
Artık bırakmak istiyorum.あんたを もう好きにならない
Aynı zamanlarda, astronotlar da ayda ayak izlerini bırakmaktaydı.1979年 私はジムと呼ばれる潜水装置を使って
Aynı zamanlarda, astronotlar da ayda ayak izlerini bırakmaktaydı.한 번 들어가면 몇 주씩 물속에 살던 수중 탐사팀을 이끌던 저에게 매우 쉬운 일이었습니다.
Aynı zamanlarda, astronotlar da ayda ayak izlerini bırakmaktaydı.Während wir mehrere Wochen unter Wasser lebten, hinterließen die Astronauten ihre Fußabdrücke auf dem Mond.
Aynı zamanlarda, astronotlar da ayda ayak izlerini bırakmaktaydı.По същото време, когато косомонавтите оставяха стъпки по луната.
Aynı zamanlarda, astronotlar da ayda ayak izlerini bırakmaktaydı.באותו הזמן שאסטרונאוטים נחתו על הירח.
Aynı zamanlarda, astronotlar da ayda ayak izlerini bırakmaktaydı.وفي نفس الوقت كان رواد الفضاء يضعون أقدامهم على سطح القمر.
Ayrılırken sizi bir şiirle bırakmak istiyorum arkadaşım Jacques Dembois'nun bana anlattığı이제 시 한편 남겨드리고 저는 가보겠습니다. 14세기 페르시아 시인 Hafiz의 시인데요
Ayrılırken sizi bir şiirle bırakmak istiyorum arkadaşım Jacques Dembois'nun bana anlattığı14世紀のペルシャの詩人 ハフィスの詩で 私の友人が教えてくれました
Ayrılırken sizi bir şiirle bırakmak istiyorum arkadaşım Jacques Dembois'nun bana anlattığıהייתי רוצה לסיים עם שיר מאת המשורר הפרסי בן המאה ה-14, חאפז
Ayrılırken sizi bir şiirle bırakmak istiyorum arkadaşım Jacques Dembois'nun bana anlattığıأريد أن أترككم مع قصيدة للشاعر الفارسي "حفيظ" من القرن الرابع عشر
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Đá một người như Baek Seung Jo sao?
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Dumpa någon som Baek Seung Jo.
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Iemand zoals Baek Seung Jo dumpen.
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Jemanden wie Baek Seung Jo abservieren.
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Laisser tomber quelqu'un comme Baek Seung Jo.
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Mencampakkan seseorang seperti Baek Seung Jo?
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Nechať niekoho takého, ako je Baek Seung Jo.
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Odrzucić kogoś takiego jak Baek Seung Jo.
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Scaricare qualcuno come Baek Seung Jo.
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Как е зарязала някого като Бек Сън Джо,
Baek Seung Jo gibi birini bırakmak..Отшить кого-то вроде Бэк Сын Чжо.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Credo che tutto questo sia parte del lasciarsi trasportare dal viaggio nel design.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Dit alles hoort bij de overgave aan de tocht van design.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Et je pense que tout cela fait partie du fait de s'abandonner au voyage du design.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.I myślę, że to wszystko jest częścią poddawania się przygodzie projektowania.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.또 디자인의 행로를 인정하고 받아들이는 과정이죠.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Și cred că toate aceste lucruri fac parte din actul de a ne preda călătoriei design-ului.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Und ich denke dass das alles Teil davon ist uns auf die Entwurfsreise einzulassen.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Và tôi nghĩ rằng đó là tất cả của quy phục trước chuyến du hành của thiết kế.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Y creo que todo esto es parte de rendirse ante el viaje de diseño.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Думаю, что всё это становится возможным, когда мы полностью отдаёмся дизайну.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Мисля, че всичко това е част от отдаването на дизайнерското пътуване.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.ואני חושב שכל זה חלק העוטף את מסע העיצוב.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.وأعتقد أن هذا كله جزء من الاستسلام لرحلة التصميم.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.これが私たちがなすべきすべてです
başlayanların birçoğu belli bir zaman sonra kullanmayı bırakmaktadır.Države se lahko razvrstijo v tri geografske skupine.
başlayanların birçoğu belli bir zaman sonra kullanmayı bırakmaktadır.informações disponíveis são muito poucas para que esta questão possa ser estudada.
başlayanların birçoğu belli bir zaman sonra kullanmayı bırakmaktadır.Kuten edellä todettiin, useimmat lopettavat kannabiksen käytön jonkin ajan kuluttua.
başlayanların birçoğu belli bir zaman sonra kullanmayı bırakmaktadır.Zoals boven opgemerkt stoppen de meeste mensen die ooit beginnen met cannabisgebruik na enige tijd ook weer.
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›왕께서 들으시고 나와 내 아들을 함께 하나님의 산업에서 끊을 자의 손에서 종을 구원하시리라 함이니이다
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›כי ישמע המלך להציל את אמתו מכף האיש להשמיד אתי ואת בני יחד מנחלת אלהים׃
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›لان الملك يسمع لينقذ امته من يد الرجل الذي يريد ان يهلكني انا وابني معا من نصيب الله.
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›人 要 將 我 和 我 兒 子 、 從 神 的 地 業 上 一 同 除 滅 . 王 必 應 允 救 我 脫 離 他 的 手
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›人 要 將 我 和 我 兒子 、 從神 的 地業 上 一同 除滅.王必應允 救我 脫離 他 的 手
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Azt hiszem, hogy Pete minket keresett, és én nem is akartam ott hagyni.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Creo que... ¡Vamos!
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Creo que... ¡Vamos!
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Ich glaube das Pete uns gesucht hat und Ich wollte ihn nicht zurücklassen.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Ik denk dat Pete op ons paste... en ik wilde hem niet achterlaten daar.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Jag tror att Pete letade upp för oss och jag ville inte lämna honom där.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Myslím, že Pete nás hledal, a proto jsem ho tam nechtěla nechat.
Bence Pete bizi beklerdi ve onu orada bırakmak istemiyordum.Uskon, että Pete oli huolehtinut meistä, enkä halunnut jättää häntä sinne.