bırakma ile cümle

bırakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kameramı evde bırakmalıydım.I should've left my camera at home.
Tom'a bir not bırakmalıydım.I should've left Tom a note.
Onu bırakmayı denemeliydim.I should've tried to stop it.
Tom'dan beni tren istasyonuna bırakmasını istedim.I asked Tom to drive me to the train station.
Tom Mary'yi geride bırakmak istemiyordu.Tom didn't want to leave Mary behind.
Onun uyuşturucu kullanmayı bırakmasını rica ettim.I begged him to stop using drugs.
Bence sakal bırakmalısın.I think you should grow a beard.
Bence bırakmalısın.I think you should quit.
Sigara içmeyi bırakman gerekir; sağlık için zararlı.You ought to give up smoking; it's bad for the health.
Beni burada yalnız bırakma.Don't leave me here alone.
Keşke sadece beni yalnız bırakmasaydın.I wish you would've just left me alone.
Lütfen beni burada yalnız başıma bırakma.Please don't leave me here by myself.
Beni burada Tom'la bırakma lütfen.Please don't leave me here with Tom.
İçki içmeyi bırakmaya çalışacağım.I'm going to try to quit drinking.
Onu yapmayı bırakmanı tavsiye ediyorum.I'd advise you to stop doing that.
Sana onu arabada bırakmanı söyledim.I told you to leave it in the car.
Tom köpeğini seninle bırakmayacak.Tom won't leave his dog with you.
Sigarayı bırakmaya çalışacağım.I'm going to try to quit smoking.
Onu arabada bırakmanı söyledim.I told you to put it in the car.
Tom Mary'yi seninle bırakmayacak.Tom won't leave Mary with you.
Bu kutuyu buraya bırakmak istiyorum.I want to leave this box here.
İşi bırakmamız gerektiğini düşünüyordum.I thought we should quit.
Ben bırakmaya çalışıyorum.I'm trying to quit.
Trende şemsiyeni bırakmak senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to leave your umbrella on the train.
Kumar oynamayı bırakmak zorundasın.You must stop gambling.
Sigarayı bırakmayı umuyorum.I hope to stop smoking.
Tom'un annesi ona yatağının üzerinde zıplamayı bırakmasın söyledi.Tom's mother told him to quit jumping on his bed.
Tom Mary'nin pencereleri açık bırakmasını istedi.Tom asked Mary to leave the windows open.
Tom Mary'nin kapıyı kapalı bırakmasını istedi.Tom asked Mary to leave the door shut.
Tom bana fazla seçenek bırakmadı.Tom didn't leave me much choice.
Tom bana herhangi bir seçenek bırakmadı.Tom didn't leave me any options.
Tom bana hiçbir seçenek bırakmadı.Tom didn't leave me any choice.
Sigarayı bırakmak kolay değil.Giving up smoking isn't easy.
Tom Mary'nin peşini bırakmadı.Tom followed behind Mary.
Tom bırakmayı seçti.Tom chose to quit.
Bırakma zamanı.It's time to quit.
Onu bırakma.Hold on to it.
Işığı açık bırakma.Don't leave the light on.
İşimi bırakmalı mıyım?Should I quit my job?
Uzun zaman önce sigarayı bırakmalıydım.I should've quit smoking a long time ago.
Silahı onu bulduğum yere bırakmalıydım.I should've left the gun where I found it.
Tom'u okulda bırakmalıydık.We should've made Tom stay in school.
Onu bana bırakmalıydın.You should've left it to me.
Her şeyi son dakikaya bırakma.Don't leave everything to the last minute.
Sigarayı bırakmana yardım edeceğim.I'll help you stop smoking.
Gözlüklerini masanın üzerinde bırakma.Don't leave your glasses on the table.
O, onun masasına aşk notları bırakmaya başladı.He started leaving love notes on her desk.
Doktor bana sigarayı bırakmamı tavsiye etti.The doctor advised me to quit smoking.
Sigarayı bırakmak kolay, seni bırakmak çok zor.Quitting smoking is easy, quitting you is too hard.
Boş yere sigarayı bırakmayı denedi.He tried in vain to quit smoking.
Tom sigarayı bırakmaya karar verdi.Tom decided to quit smoking.
Babam sigarayı bırakmaya karar verdi.My father has decided to quit smoking.
O bir varis bırakmadan öldü.She died without an heir.
Ellerinizi pencerenin dışında bırakmayın.Don't leave your hands outside the window.
Çocuklarımız için bir şeyler bırakmalıyız.We should leave something for our children.
Adamın sigarayı bırakmak için yaptığı üçüncü deneme başarısızlıkla son buldu.The man's third attempt to stop smoking ended in failure.
Adamın sigarayı bırakmak için üçüncü girişimi başarısız oldu.The man's third attempt to stop smoking failed.
Onu bana bırakmanı söyledim.I told you to leave it up to me.
Şimdi bırakmayacağım.I'm not going to quit now.
İşimi bırakmaya ve dünya çapında bir gezi yapmaya karar verdim.I've decided to quit my job and take a trip around the world.
İlgili Sayfalar