bırakma ile cümle
bırakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'u yalnız bırakmamı istiyor musun?Do you want me to leave Tom alone?
Tom'u yalnız bırakman konusunda ısrar ediyorum.I insist that you leave Tom alone.
Neden beni yalnız bırakmayacaksın?Why won't you just leave me alone?
Asla beni Tom'la yalnız bırakma.Don't ever leave me alone with Tom.
Tom'u asla yalnız bırakmamalıydım.I should never have left Tom alone.
Sanırım Tom'u tek başına bırakmalısın.I think you should leave Tom alone.
Seni yalnız bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm.I'm sorry I had to leave you alone.
Onlar bizi yalnız bırakmayacak.They're not going to leave us alone.
Belki sadece Tom'u yalnız bırakmalısın.Maybe you should just leave Tom alone.
Tom'u yalnız bırakma fikrini sevmiyorum.I don't like the idea of leaving Tom alone.
Tom Mary'yi John'la yalnız bırakmak üzere değildi.Tom wasn't about to leave Mary alone with John.
Tom'u garajda yalnız bırakmamalıydık.We shouldn't have left Tom alone in the garage.
Seni tekrar Tom'la yalnız bırakmayacağım.I'm not going to leave you alone with Tom again.
Seni burada yalnız bırakmamın imkanı yok.There's no way I'm going to leave you alone here.
Tom'u Mary ile yalnız bırakmanın iyi olduğundan emin misin?Are you sure it's OK to leave Tom alone with Mary?
Seni Tom'la burada yalnız bırakmamın imkanı yok.There's no way I'm leaving you here alone with Tom.
Mary'yi Tom'la yalnız bırakmayacağız, değil mi?We're not going to leave Mary alone with Tom, are we?
Az önce Tom'a Mary'yi yalnız bırakmasını söyledim.I just told Tom to leave Mary alone.
O beni yalnız bırakmayacak.She won't leave me alone.
Ben işi yarım yapılmış bırakmayı sevmiyorum.I don't like leaving the job half done.
Lütfen beni bırakma!Please don't leave me!
Tom bırakmadı.Tom didn't quit.
Lütfen bırakma.Please don't quit.
O, mahkumları serbest bırakmamızı istiyor.He wants us to free the prisoners.
Sigarayı bırakman gerektiğini düşünüyorum.I think you should stop smoking.
O saatini rehin bırakmak zorunda kaldı.He had to pawn his watch.
Hiç bırakma.Don't ever let go.
Onu burada bırakma.Don't leave that here.
Onları buraya bırakma.Don't leave them here.
O tutukluyu serbest bırakmayın.Don't release that prisoner.
Seni burada bırakmayacağım.I won't leave you here.
Onlar Tom'u bırakmayacak.They won't let Tom out.
Aslında şu anda bırakmak gibi bir niyetim yok.Actually, I have no intention of quitting right now.
Tom bir mesaj bırakmadı.Tom didn't leave a message.
Siz ikiniz tartışmayı bırakmaz mısınız?Don't you two ever stop arguing?
Kapıyı açık bırakmadım.I didn't leave the door unlocked.
Bırakmadığımı zaten sana söyledim.I already told you I'm not quitting.
Tom'un bizi izlemeyi bırakmasını istedim.I asked Tom to stop following us.
Herkes ayak izleri bırakmak istiyor.Everyone wants to leave footprints.
Herkes bir iz bırakmak ister.Everyone wants to leave a mark.
Dil önemli bir konudur, bu nedenle dilbilimcilere bırakmayın.Language is an important matter, so don't leave it to the linguists.
Sigarayı bırakmana yardım edebilirim.I can help you stop smoking.
Tom'un bırakmasını isteyemem.I can't ask Tom to quit.
Ona bırakmasını söyledim ama o yine de bunu yaptı.I told him to stop, but he did it anyway.
Tom'un niçin okulu bırakmak istediğini anlayamadım.I couldn't understand why Tom wanted to quit school.
Onu şansa bırakmak istemiyorum.I don't intend to leave it to chance.
Tom'un ofisine bir şey bırakmak zorunda kaldım.I had to drop something off at Tom's office.
Tom'u okula bırakmak zorunda kaldım.I had to drop Tom off at school.
Onun neden işini birdenbire bırakma konusunda hiçbir fikrim yok.I have no idea why he quit his job suddenly.
İşi bırakmamaya karar verdim.I've decided not to quit.
Bırakmamaya karar verdim.I've decided not to quit.
İşimi bırakmaya karar verdim.I've decided to quit my job.
İşi bırakmaya karar verdim.I've decided to quit my job.
Neden sadece bırakmadığını anlamıyorum.I don't understand why you just don't quit.
Tom'un bırakmaya cesareti olmayacağını biliyordum.I knew Tom wouldn't have the courage to quit.
Mesaj bırakmalıyım.I need to leave a message.
Asla evimi açık bırakmam.I never leave my house unlocked.
Gerçekten onu yapmayı bırakman gerektiğini düşünüyorum.I really think you should stop doing that.
Anahtarı kilitte bırakma.Don't leave the key in the lock.
Bu bize fazla zaman bırakmaz.That doesn't leave us much time.