bırakma ile cümle
bırakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Doktor içkiyi bırakmanı istediğini söyledi.The doctor said he wants you to quit drinking.
Doktor sigarayı bırakmanı istediğini söyledi.The doctor said he wants you to quit smoking.
Sigarayı bırakması için Tom'u ikna etmelisin.You must convince Tom to stop smoking.
Dersleri atlamayı bırakmak zorunda kalacaksın.You're going to have to quit skipping classes.
Zaten bırakmaya karar verdin, değil mi?You've already decided to quit, haven't you?
Tom Mary'ye pencereleri gece açık bırakmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to leave her windows open at night.
Tom Mary'ye içmeyi bırakmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to stop drinking.
Tom bir sürü insana sigarayı bırakması için yardımcı oldu.Tom has helped a lot of people quit smoking.
Tom Mary'nin elini bırakmak istemedi.Tom never wanted to let go of Mary's hand.
Tom'un karısı ondan işini bırakmasını istedi.Tom's wife asked him to quit his job.
Tom freni bırakmayı unuttu.Tom forgot to release the brake.
Tom okul ücretini ödeyemediği için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldı.Tom had to drop out from college because he couldn't afford tuition.
Tom bana işini bırakmaya karar verdiğini söyledi.Tom told me that he'd decided to quit his job.
O onun sigarayı bırakmayacağını söylüyor.She says he will not give up smoking.
Sigara içmeyi bırakmayacağını söylüyor.She says she will not give up smoking.
Sesin kısılsa bile, şarkı söylemeyi bırakma.Don't stop singing even if you get hoarse.
Maalesef okul ücretini göze alamadığım için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldım.Unfortunately, I had to drop out of college because I couldn't afford the tuition.
Lütfen Facebook'unuzu açık bırakmayın.Please don't leave your Facebook open.
Büyüdüğümüz için oyun oynamayı bırakmadık; oyun oynamayı bıraktığımız için büyüdük.We don't stop playing because we grow old; we grow old because we stop playing.
Keşke herkes bana daha dikkatli olmam gerektiğini söylemeyi bırakmasa.I wish everybody would stop telling me I need to be more careful.
Burada çalışmayı bırakmaya karar verdim.I've decided to quit working here.
Tom köpeği dışarı bırakmak için ön kapıyı açtı.Tom opened the front door to let the dog out.
Pencereyi açık bırakmamalıydın.Tom shouldn't have left the window open.
Mary kocasından Tom'unki gibi bıyık bırakmasını istedi.Mary asked her husband to grow a mustache like Tom's.
Endişelenme. Seni bırakmayacağız.Don't worry. We're not going to leave you.
Endişelenmeyin. Sizi bırakmayacağız.Don't worry. We're not going to leave you.
Sigarayı bırakması için onu zorladım.I urged him to quit smoking.
Ne yaparsan yap, halatı bırakma.Whatever you do, don't let go of the rope.
Bırakmak istiyorsan, sadece öyle söyle.If you want to quit, just say so.
Terapistimiz kampa birlikte gitmemizi ve çocukları evde bırakmamızı önerdi.Our therapist suggested we go camping together and leave the kids at home.
Sen bizi asla bırakmadın.You never gave up on us.
Seni arabayla bırakmamızı ister misin?Would you like us to give you a lift?
Tom'un doktoru ona içki içmeyi bırakmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to give up drinking.
Doktoru tarafından Tom'a içkiyi bırakması tavsiye edildi.Tom was advised by his doctor to give up drinking.
Kız, şarkıcı olma fikrini bırakmak zorunda kaldı.The girl had to drop the idea of becoming a singer.
Tom sakal bırakmayı düşündü ama bırakmamaya karar verdi.Tom thought of growing a beard, but decided not to.
Tom'un sakal bırakmaya başladığını fark ettim.I noticed that Tom has started growing a beard.
Bütün paramı bırakmayı planladığın kişi sensin.You're the one that I plan to leave all my money to.
O, sigarayı bırakmayacağını söylüyor.He says that he won't give up smoking.
Her şeyi bırakmalısın.You must leave everything.
Her şeyi bırakmak zorundasın.You have to leave everything.
İnsanlar cep telefonlarını kullanırken dikizlemeyi bırakmalısınız.You should stop peeking when people are using their cellphones.
Tom düşünmeyi asla bırakmaz.Tom never stops to think.
Tom okulu bırakmak istedi.Tom wanted to drop out of school.
Tom'un duvara vurmasını bırakmasını istedim.I asked Tom to stop pounding on the wall.
Tom'a köpeği bırakmasını söyle.Tell Tom to let the dog out.
Tom'a beni yalnız bırakmasını söyledim.I told Tom to leave me alone.
Adamlarına silahlarını bırakmalarını söyle.Tell your men to drop their weapons.
Tom bana pencereyi açık bırakmamı söyledi.Tom told me to leave the window open.
Bize Tom'un okulu bırakmak istediği söylendi.We were told Tom wanted to drop out of school.
Tom'a seni yalnız bırakmasını söylemen gerektiğini düşünüyorum.I think you need to tell Tom to leave you alone.
Mary sigarayı bırakmaya karar verdi.Mary resolved to quit smoking.
Asla onu bırakmayacağım.I'll never part with it.
Gözlüklerini yerde bırakma.Don't leave your glasses on the floor.
Valizlerimi burada bırakmak güvenli mi?Is it safe to leave my suitcase here?
Seni yalnız bırakmamalıydım.I shouldn't have left you alone.
O, kapıyı açık bırakmayı reddetti.He denied leaving the door open.
Hiçbir şeyi şansa bırakmamalıyız.We should leave nothing to chance.
Herhangi bir şeyi şansa bırakmamalıyız.We shouldn't leave anything to chance.
Sakın beni bırakma!Don't you dare leave me!