bırakma ile cümle

bırakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Okulu bırakma oranı yüzde 70'lere varıyor.The school dropout rate is up to 70 percent.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.And he becomes obsessed with the question of how to drop bombs from an airplane.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.And the bombsight will tell him when to drop the bomb.
Yani anlayacağınız karısının onun işi bırakmasına izin verdiği gün kârlı bir gündü.(LAUGHTER) So, that was a good day, the day that his wife let him quit his job. (LAUGHTER)
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.It would be immoral to leave these young people with a climate system spiraling out of control.
Seni yalnız bırakmamak için gitmiyorum.I'm not going to leave you alone.
Neden oluğu benim çöp aşağı getirecek ve sonra sadece o katta bırakmak?Why would I bring my trash down to the chute and then just leave it on the floor?
Çoğu işlemi başlatmak ve bitirmek için fare düğmenizi tıklayıp serbest bırakma alışkanlığını edinin.Get in the habit of click-and-releasing your mouse button to start and finish most actions.
Kardeş Chao bizi bırakma..Leave this to me, Brother Chao
Bu yüzden onu sana bırakmam daha iyi olurdu diye düşünüyorum.I've sometimes thought it might be better to let her go to you.
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?What? Do you know how hard it is for me to walk on eggshells around that grandson of mine?
Yani 3x = 225. x'i yalnız bırakmak için iki tarafı da 3'e bölelim. .We have 3x is equal to 225. To isolate the x, let's just divide both sides by 3.
Şimdi ise amacımız x değerini tamamen yalnız bırakmak.Now, our whole goal, just to remember, is to isolate the x.
Seni bir daha asla yalnız bırakmayacağım.I'll never leave you alone again
- Seni yalnız bırakmayacağım.I won't leave you alone I promise
Ama dünyayı onların ellerine bırakmak tehlikeli değil mi?But isn't it dangerous to put the world in their hands?
Balzac, bu ilk iyi bir izlenim bırakma yolu değil.Balzac, that's no way to make a first impression.
Ve İngiltere istila etti Hindistanı 1700lerde, ve bırakmadı 60 yıl kadar öncesine kadar.And England invaded India in the 1700s, and didn't leave until less than 60 years ago.
Gözlerimizi dikmeyi bırakmalım,su sadece eski bir kilise.Don't stop to stare, it's just an old church.
Onun son dolarını verip mağlup bir şekilde oyunu bırakmasını izledim.I watched here give here last dollar and quit in utter defeat.
Bırakmayacak mısın?Let go of this!
Kötü huylu biri olduğu için, arkamda bırakmaya korkuyorum.She's a woman with a temper so I'm nervous she might just go.
Seni bırakmayacağım!I will not leave you!
Sizi, işletmeci olanlarınızı, reklam müziğinin dört altın kuralı ile bırakmak istiyorum.Just leave you with four golden rules, for those of you who run businesses, for commercial sound.
Onları bırakmak istemiyordum.I didn't want to let them go.
Zamanın kumları üzerinde ayak izlerimi bırakmak istiyorumI wanna leave my footprints on the sands of time
Ve sizi oraya bırakmaya geldim"So, I came to give you a ride."
Bebeğinizi hiç bir zaman başıboş bırakmayın.Never leave a baby unattended.
Ne zaman bırakmak herkes gece yangın patlak verdi.The fire broke out at night when everyone was leaving.
Alış bırakmanı istemiyorum. Ama zor durumumuzdan bilmeli.I do not want you to stop buying but you should know about our difficult situation.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.You know, I used to believe that education is the most important tool to leave a meaningful legacy.
Musa onlara, ‹‹Kimse sabaha bir parça bile bırakmasın›› dedi.Moses said to them, "Let no one leave of it until the morning."
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.Take heed to yourself that you don't forsake the Levite as long as you live in your land.
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.May Yahweh our God be with us, as he was with our fathers. Let him not leave us, nor forsake us;
Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak mısın, Tükürüğümü yutacak kadar bile beni rahat bırakmayacak mısın?How long will you not look away from me, nor leave me alone until I swallow down my spittle?
Günah işleseydim, beni gözlerdin, Suçumu cezasız bırakmazdın.if I sin, then you mark me. You will not acquit me from my iniquity.
Tutsa, bırakmasa, Damağının altına saklasa bile,though he spare it, and will not let it go, but keep it still within his mouth;
Kurallarını yerine getireceğim, Bırakma beni hiçbir zaman!I will observe your statutes. Don't utterly forsake me.
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!I have done what is just and righteous. Don't leave me to my oppressors.
Ancak gözlerim sende, ey Egemen RAB, Sana sığınıyorum, beni savunmasız bırakma!For my eyes are on you, Yahweh, the Lord. In you, I take refuge. Don't leave my soul destitute.
Aldığın terbiyeye sarıl, bırakma, Onu uygula, çünkü odur yaşamın.Take firm hold of instruction. Don't let her go. Keep her, for she is your life.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Misfortune pursues sinners, but prosperity rewards the righteous.
Yoksa işiten seni utandırabilir Ve bu kötü ün yakanı bırakmaz.lest one who hears it put you to shame, and your bad reputation never depart.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.therefore you shall devour men no more, neither bereave your nation any more, says the Lord Yahweh;
Yedi kardeş vardı. Birincisi evlendi ve çocuk bırakmadan öldü.There were seven brothers. The first took a wife, and dying left no offspring.
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.The second took her as wife, and he died childless.
Sizi öksüz bırakmayacağım, size geri döneceğim.I will not leave you orphans. I will come to you.
Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.When Paul wanted to enter in to the people, the disciples didn't allow him.
Yardımlarınızı hak etmediğimiz için değil, izleyebileceğiniz bir örnek bırakmak için böyle yaptık.Not because we have not power, but to make ourselves an ensample unto you to follow us.
Öyle ise (birine) tamamen yönelip ötekini askıda (kocasızmış) gibi bırakmayın.But do not incline (to one) exclusively and leave (the other) suspended (as it were).
Biz Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır.There is nothing that We have left out from recording.
Kardeşleri ise onları, azgınlığa çekerler, hiç yakalarını bırakmazlar.Even though their (devilish) brothers would like them to continue in error, and would not desist.
Ayetlerimizi etkisiz bırakmak için çalışanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır.But those who try to defeat Our signs are people of Hell.
Rabbim, beni şu zalim kavmin içinde bırakma!Then do not, O Lord, put me among the sinners."
Gebe olanların bekleme süresi, yüklerini bırakmalarına kadardır.As for those who are pregnant, their prescribed period is until the delivery of the child.
Dediler ki: "Tanrılarınızı bırakmayın: Vedd'i, Suva'ı, Yeğus'u, Ye'uk'u ve Nesr'i bırakmayın!"And said: 'Do not abandon your gods, and do not abandon Wadda or Suwa', or Yaghuth, Ya'uq or Nasr.'
Nuh dedi ki: "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden tek kişi bırakma."Noah said: "O Lord, do not leave a single habitation of unbelievers on the earth.
(Geride bir şey) Komaz, bırakmaz (her şeyi yakıp yok eder).It leaves nothing, nor does it spare;
Rabbin, seni bırakmadı ve sana darılmadı.Your Lord has neither left you, nor despises you.
Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın.But do not incline (to one) exclusively and leave (the other) suspended (as it were).
İlgili Sayfalar