bırakma ile cümle
bırakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu soruya verilecek tek cevap binaları yangına ihtimal bırakmayacak şekilde inşa etmek.The answer to that question is building buildings that are completely fireproof.
Bütün anlatmak sitediğim O'nu sıradan biri gibi tedavi etmeyi bırakmalılar.I'm saying they have to stop treating him like he's a normal human being.
Açlık yüzünden, okulu bırakmam gerekecekti.Because of the hunger, I was forced to drop out of school.
Sizi bu manzaradan asla yoksun bırakmak istemem.And I would never want to deprive you of that epiphany.
Ama onları bulduğunuz seviyede bırakmayın, tamam mı?But you don't leave them where you found them. Okay?
Sizleri şu düşüncelerle başbaşa bırakmak istiyorum.So I'd like to leave you with these thoughts.
Ve bulundukları noktada bırakmazsınız onları, ileri iteklersiniz.And you don't leave them where they are. You nudge them forward.
Umarim bu, onu kotu bir durumda birakmaz.So she arranged for a CT scan for me.
Fedakarlığınız sizi zor durumda bırakmaz, vazgeçtiğiniz şeye sahip çıkar, ona bakar.What kind of taking goes with giving thanks?
Beni bırakma.Don't leave me.
Seni asla yalnız bırakmayacağım.I'll never leave you alone.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.What we did was expose American babies, during this period, to Mandarin.
Onlari 10 saniyeligine sabit birakmak zorunda kaldim bu kareyi alabilmak icin.I had to have them freeze for 10 seconds to get this shot.
Bunu gerçekten şansa bırakmak istiyor musunuz?And do you really want to leave it up to chance?
Kalbim yarışmayı bırakmayacak.My heart won't stop racing.
Erkeklerin onu rahat bırakmamasına şaşmamalı.It's natural men wouldn't leave her alone.
Young-goon, beni bırakmalısın.Young-goon, you have to let me go.
Bu olarak kenar boşluğu bırakmak denir.That's called marginalization.
Bırakmayacağını söylediğin iki erkekle birlikteyim.I am with the two men whom you said you weren't going to let go.
Bu durumda dikkat çekmek için istedi sizin için ve beni yarı yolda bırakmadı.I asked you to take care of that situation for you and you let me down.
Ben sizi yarı yolda bırakmayacak.I promised you, that you are going to have a shot at it and I'm gonna keep my word.
Tüm boyunca Jeeves betted vardı ve ben o beni yarı yolda bırakmayacak olacağını bilseydim.I had betted on Jeeves all along, and I had known that he wouldn't let me down.
Ben kesinlikle her kriz ona güveniyor ve bana asla yarı yolda bırakmaz.I rely on him absolutely in every crisis, and he never lets me down.
İnemeyecek olanları 4.kampta bırakmaya karar verdik.The ones that couldn't we just sort of decided to leave up at Camp Four.
Her şey telesekretere o mesajı bırakmasıyla başladı.Everything started with that message left on the answering machine.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Let's try to isolate that part of our equation.
Şimdi, elimizde yalnız bırakmak istediğimiz bölümün 5 katı var.Now, we have 5 times the thing we want to isolate.
Bu tarafı yalnız bırakmanın en iyi yolu, denklemin her iki tarafını da 5'e bölmektir.The best way to isolate it completely is to divide both sides of this equation by 5.
Eğer babam yaşasaydı, bizi asla yüzüstü bırakmazdı yirmi yıldır.If my father were alive, he'd never have abandoned us for 20 years.
Hazır olmadığımı biliyordum. Bırakmam gerektiğini biliyordum."I knew I had to quit.
Doktorunun yakasını bırakmadı ta ki doktoru "Tamam, sana Krebiozen vereceğim." diyene dek.But Mr. Wright was tenacious and he didn't give up.
Sigarayı bırakmak veya egzersize başlamaktan daha önemli...More so than quitting smoking or starting to exercise.
Fakat her zerrem bana bunu,... ...bırakmamamı söylüyordu.But every fiber of my being told me I couldn't let this one go.
Hükümeti kendi haline bırakmanız yeterli; o kendi kendini devirecek.It just requires that you let it alone; it will overthrow itself.
Yön değiştirmek veya herhangi bir ani manevra otobüs şoförüne düşünme zamanı bırakmaz.SWERVlNG, OR ANY SUDDEN MANEUVER, WON'T GlVE THE BUS OPERATOR TlME TO REACT.
Otobüsünüz ve bisikletli arasında güvenlik mesafesi bırakmalısınız.REMEMBER THAT YOU MUST ALLOW A SAFE CLEARANCE BETWEEN YOUR BUS AND A BlKE.
Güvenlik mesafesini bu yüzden de bırakmalısınız.ANOTHER REASON TO LEAVE A SAFE CLEARANCE.
Çanta ve kilit gibi asılabilen şeyleri bisikletin üzerinde bırakmayın.DON'T LEAVE THlNGS LlKE BAGS AND BlKE LOCKS HANGlNG FROM ANY PART OF THE BlKE.
Bir kez daha söylüyorum, bu şekilde bırakmayın. .Once again, this isn't the exact format that they have here.
Beni yüzüstü bırakma.Don't disappoint me.
Belkide işi bırakmalıyım.I'd better quit
O zaman peşini bırakma.Then go for it.
Ya da kağıdın üzerinden arabayla geçerek teker izi bırakmak...Or run over the canvas with a car and print a tire trace on it...
Madam Wang, bizi böyle yalnız bırakmanız uygun olmazMadam Wang, it's inconvenient to leave the two of us here.
Onu yalnız bırakmak için neyi çarpabilir ya da bölebiliriz?What can we multiply or divide by to isolate it?
Bir kez daha, q'yu yalnız bırakmak istiyoruz. q'nun bir sayıya eşit olmasını istiyoruz.So once again, we want to isolate the q. We want it to be, q is equal to something.
Bence o kapıyı açık bırakmalısın.(Laughter) Let's leave that. We'll leave that door open.
Artık bırakmak istiyorum.I want to quit now.
Şimdi hayalgücünüzü serbest bırakmanızı istiyorum.Now, let your imagination go upward into space.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.They also have the ability to put roots anywhere in the tree itself.
Yani, bütün düşünce her şeyi kendi akışına bırakmaktı.So, the whole idea is really to let it happen by itself.
Olayı akışına bırakmanın çözüm olacağına inanırsanız, bırakırsınız.When you believe it's okay to let go, you will.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.And so after this happened, I decided it was a good time to turn my back on this work.
Peki, Harlem'de öğrencilerin lisede okulu bırakma oranı nedir?John Legend: So what is the high school dropout rate at Harlem Children's Zone?
"Ne demek okulu bırakmak istiyorum? O halde buraya dönemezsin!" falan derler.What are you talking about that you want to leave school?
Bana şarkı söylemeyi bırakmamı söyledi. Dedi ki:I went to see this specialist, and she was top-of-the-field and told me I had to stop singing.
Bizim aile korkuya pek pabuç bırakmaz ama ben çok korkmuştum. Amerika'ya döndüm,We're not big on fear in my family, but I was scared.
Şu anda biz bunu kemiklerde veya bitkilerde bir işaret bırakıp bırakmadığına bakıyoruz.So, what we're looking at now: does it leave a signal? Does it leave a signal in bone or in plant?
Bunu yapmamızın sebebi YZ'yi yalnız bırakmak.And we're doing that so that we could isolate the YZ
Ahh, şoföre beni eve bırakmasını söylemeliydim.Man, I should've just asked the taxi driver to drive me all the way home.