bırakma ile cümle

bırakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Okuryazar olduğu bilinmemektedir ve kendisi yazılı bir kayıt bırakmamıştır.It is not known whether she was literate, and she left no known writings.
Teknolojik ilerlemeler etkileyici cümle aralığı bırakma yöntemlerine başladı.Technological advances began affecting sentence spacing methods.
Devre dışı bırakma bildirimi de şirketin web sitesinde yayınlandı.Notification of the impending shut-down was also posted on the company website.
Creonte, Orontea'yı Alidoro'yu bırakmaya zorlamaktadır.Creonte forces Orontea to reject Alidoro.
Mesajlar, paylaşım için dosyaları veya fotoğrafları sürükleyip bırakmayı da destekledi.Messages also supported dragging and dropping files or photos for sharing.
Halkın yarısını ölmeye bırakmak diğer yarısının doymasını sağlamak için iyidir" der.It is better to let half of the people die so that the other half can eat their fill.”
Cinayetler evde peşlerini bırakmaz.I offer no pujas at home.
Ama her kişi bir parçasını zihninde bırakmaktadır.Either way, something is playing on his mind.
Yahudi Yeniden yapılanmacı Federasyonu, seçeneği hahamlara bırakmaktadır.The Jewish Reconstructionist Federation leaves the choice to individual rabbis.
Aynı dönemde Thorpe Amerikan futbolunu da bırakmamıştır.But Thorpe had not abandoned football either.
II. João, geride yasal olarak tanınan bie erkek çocuk bırakmadan 40 yaşında ölür.John II died at Alvor at age 40 without legitimate children.
Finansal sıkıntılar bazı takımları Formula 1’i bırakmaya zorladı.Lack of funding then forced the team to retire from Formula One.
18:2 Tapınağı korumasız bırakma Num.18:2 Not to leave the Temple unguarded — Num.
Peşini bırakmayan şöhreti onu farklı maceralara sürükleyecektir.It is the search for their missing cat that leads him onto interesting adventures.
İlk kısım Edward'ın Bella'yı eve bırakması ile sona ermektedir.This first part of the novelization ends with Edward taking Bella home.
Hizmetçi olan Katherine çok fazla çalıştığı için işi bırakmak istemektedir.Katherine works as a maid and wants to leave because there's too much work.
Doktorlara göre e-sigara dumanlı sigarayı bırakmaya yardım edebilir.Your doctor or pharmacist can help you quit smoking.
Bu arada televizyonu hiç bırakmadı.Despite this, he never gave up working on television.
Oyunculuğu çok sevdi ve modelliği bırakmaya karar verdi.He liked the sport very much and decided to create his own club.
Köpke bu sefer takımını bırakmadı.Sullastres did not play this time.
Annesi ona pek para bırakmamıştır, yalnız başına yarı aç yarı tok yaşamaya başlar.His mind moves forth only when some external thing has roused it.
Ocak 1935'te Rowntree, Cadbury ile rekabet etme girişimini bırakmaya karar verdi.In January 1935, Rowntree decided to abandon its attempt to compete with Cadbury Dairy Milk.
Ama cehalet cesedini de rahat bırakmaz.Even his corpse will not be secure.
Yumurta bırakma Temmuz ayında olur, bir defada çıkan yumurta sayısı 10-30 kadardır.Egg laying is usually in July, and one clutch consists of 10-30 eggs.
Yerine halife bırakmamıştır.)ΙΟΔΑΙΟΙ instead of ΙΟΥΔΑΙΟΙ).
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.He had not; and they made a deep impression on his mind.
Daryl, aylağı yalnız bırakmaları konusunda ısrarcı olur ancak Andrea bunu kabul etmez.Daryl insists that they leave the walker alone, but Andrea firmly refuses.
Bunun üzerine susuz bırakmak için çare aramağa başladı.They then resorted to starving it out.
Bu yazılarda, "Öleceğiz fakat tahkimatları bırakmayacağız", "Ölüyorum, fakat teslim olmayacağım."Two of them said We'll die but we'll not leave the fortress and I'm dying but I won't surrender.
Bugünün işini yarına bırakma!"Please don't give up the day job!
Hiçbir şey bırakmadan, kardeşlerini bulmaya karar verir.Left with nothing, she sets out to find her brothers.
Geriye hiçbir vasiyet ve kendisi ile ilgili dilek bırakmadı.He has no will of his own and will do whatever he is told.
Okulu bırakır bırakmaz repertuara girdi ve ajansı sayesinde televizyon dünyasına adım attı.Once he had left school, he went into repertory and got into TV through his agent.
Bu günde, sigara kullanıcılarının 24 saat süreyle sigarayı bırakmaları teşvik edilmektedir.Smokers are urged to refrain from smoking on this day.
Köyün en güzel kızı Güvercin, iz bırakmadan ortadan kaybolmuştur.A king's beautiful daughter vanished without a trace.
Office 365 platformu, yuvarlanan bir serbest bırakma modeli kullanır.2009. —, 365 Ways to Drive a Liberal Crazy.
Tunguzcada Omo/Umu kökü yumurta bırakma manası taşır.Stem-cell rift shows difficulty obtaining eggs.
Bu eserler geçerli tek cümle aralığı bırakma yayın standardını takip eder.These works themselves follow the current publication standard of single sentence spacing.
Dışkısını tutmak veya bırakmaktan haz duyarlar.He can take it or leave it.
19 Yine de, yüce merhametinden ötürü onları çölde bırakmadın."Because of your great compassion you did not abandon them in the desert.
Morgan, okula gidecek zaman bulamayınca; okulu bırakmak zorunda kaldı.When Mary was old enough, she went to school.
Kendisine sigarayı bırakması önerilir, fakat kabul etmez.Joe suggests he quit smoking or it will kill him.
Tamamlanmış reaksiyonlar hiçbir artık bırakmaz.Strict Observance ceased to exist.
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.For he has not left mankind an orphan.
Yani 50 milyar dolar kadar çünkü sigara içenler bırakmak istiyor.50 million dollars, for their release.
İnatçıdır ve avını asla elinden bırakmaz.He was never rude and never lost his temper.
Ölümler bu yıl boyunca peşini bırakmadı.The murders stopped that year.
Canımız pahasına da olsa buraları bırakmayız.”If not, avoid them at all cost."
Kazandığı Viyana Üniversitesini, 1937 yılında Nazilerin iktidara gelmesiyle bırakmak zorunda kaldı.She enrolled at Vienna University but she had to leave in 1937 because of the rise of the Nazis.
Exchange Server'ın son sürümleri bu protokolleri devre dışı bırakmaktadır.)Modern editions of the Blue Fairy Book tend to omit these details.)
Bu arada ilk mesleği dansözlüğü de bırakmadı.In the past, the couple did not dance the first dance alone.
Bu topraklara ilk Yahudiler, Çin'in bölgeyi 1842'de İngilizlere bırakmasıyla yerleştiler.Jews first arrived in Hong Kong when the territory was ceded to Great Britain by China in 1842.
Ancak kişiyi kendi haline bırakmak kendini yaralamasına sebep olabilir.The consequence is that people will hurt themselves.
Bunlar arasındaki ayrımı hekime bırakmalı ve hasta tetkikten kaçmamalıdır.This kind of prayer erupts without hesitation from the soul.
Yapım ekibi genellikle zor çekimlerden ve yaşanan birçok bırakma ve kovulmalardan yakındı.Crew members often complained about difficult shoots, with many quitting or being fired.
Ne Olur Bırakma 05.Trust Nobody 05.
Bu çeşit bir lif kötü bir etki bırakmadan 7,5 mm’den daha düşük yarıçaplarda bükülebilir.This type of fiber can be bent with a radius as low as 7.5 mm without adverse impact.
Bunu önlemek için onları çok aç bırakmamak ya da akvaryumun üzerini kapatmak gerekir.Do not water, or only enough to avoid shrivelling.
Belediye Başkanı, suyunu çalmayı bırakması karşılığında Perry ile sevişmeyi kabul eder.The mayor concedes to have sex with Perry, but only if he stops stealing his water.
Bu açıklamalara rağmen PKK silah bırakmayacağını bildirmiştir.Despite this the PKK announced that a cease-fire was not the case.
İlgili Sayfalar