bırakma ile cümle
bırakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bunu yapmayı bırakmalısın.You ought to stop doing that.
Tom bunu yapmayı bırakmamı istedi.Tom asked me to stop doing that.
Tom bunu yapmayı bırakmamı söyledi.Tom told me to stop doing that.
Tom bunu yapmayı bırakmadı.Tom hasn't stopped doing that.
Tom, Mary'ye işini bırakmak istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted to quit his job.
Tom Mary'yi işini bırakmaya ikna etti.Tom talked Mary out of quitting her job.
Henüz bırakmak için hazır değilim.I'm not ready to quit yet.
Tom, Mary'nin sigarayı bırakması gerektiğini söyledi.Tom said that Mary should quit smoking.
Bunu yapmayı bırakmalıyım.I have to stop doing that.
Tom Mary'ye John'u yalnız bırakmasını söyledi.Tom has told Mary to leave John alone.
Tom'a Mary'yi yalnız bırakması söylendi.Tom has been told to leave Mary alone.
Tom bunu yapmayı bırakmalı.Tom should stop doing that.
Tom, Mary'den bunu yapmasını bırakmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to stop doing that.
Lütfen Tom'un Mary'yi yalnız bırakmasını söyle.Please tell Tom to leave Mary alone.
Tom Mary'nin bunu yapmayı bırakmasını istedi.Tom wanted Mary to stop doing that.
Tom, Mary'den onu yapmayı bırakmasını söyledi.Tom told Mary to quit doing that.
Bırakmaya hazır değilim.I'm not ready to quit.
Telefon ahizelerini uzun zaman zarflarında şarj dışında bırakmak tavsiye edilmez.It is not recommended to leave phone handsets out of the charger for long periods of time.
Sami okulda başarılı olarak kardeşlerini gölgede bırakmayı arzu ediyordu.Sami hoped to outshine his siblings by doing well at school.
Tom'un neden işini bırakmayı planladığını merak ediyorum.I wonder why Tom is planning to quit his job.
Tom'un bırakmak için hazır olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't ready to quit.
Tom muhtemelen bunu yapmayı bırakmayacak.Tom won't likely stop doing that.
Tom'u bırakmazdım.I wouldn't leave Tom.
Tom henüz ağlamayı bırakmadı.Tom hasn't yet stopped crying.
Mary'yi onu yapmayı bırakmak için ikna eden kişi Tom'dur.Tom is the one who convinced Mary to quit doing that.
Tom bana ağlamayı bırakmamı söyledi.Tom told me to stop crying.
Tom, Mary'e bu kadar abur cubur yemeyi bırakmasını önerdi.Tom advised Mary to stop eating so much junk food.
Tom kazanmayı bırakmadı.Tom hasn't stopped winning.
Tom ağlamayı bırakmadı.Tom hasn't stopped crying.
Tomun ağlamayı bırakması gerekiyor.Tom needs to stop crying.
Tom, Mary'ye ağlamayı bırakmasını söyledi.Tom told Mary to stop crying.
Bırakmayı düşünüyorum.I intend to quit.
Leyla'yı hamile bırakmadan önce bunu düşünmen gerekirdi.You should have thought about that before you got Layla pregnant.
Sami bana sorular sormayı bırakmadı.Sami didn't stop asking me questions.
Sanırım Tom, Mary'ye onu yalnız bırakmasını söylemeli.I think Tom should tell Mary to leave him alone.
Sanırım Mary Tom'a onu yalnız bırakmasını söylemeli.I think Mary should tell Tom to leave her alone.
Tom, Mary'ye bu kadar çok abur cubur yemeyi bırakmasını söyledi.Tom told Mary to quit eating so much junk food.
Sanırım Tom, yakında bunu yapmayı bırakmayacak.I think Tom won't stop doing that anytime soon.
Sanırım şu an bunu yapmayı bırakmalısın.I think you need to stop doing that right now.
Sanırım Tom kısa zamanda ağlamayı bırakmayacak.I think Tom won't stop crying anytime soon.
Tom asla Mary'yi sevmeyi bırakmayacak.Tom is never going to stop loving Mary.
Tom bana sorular sormayı hiç bırakmadı.Tom never stopped asking me questions.
Tom bana sorular sormayı bırakmadı.Tom didn't stop asking me questions.
Sanırım bunu yapmayı bırakmanız gerekiyor.I think you need to stop doing that.
Bence bunu yapmayı bırakmalısın.I think you should stop doing that.
Gerçekten bunu yapmayı bırakmalısın.You should really stop doing that.
Tom bunu yapmayı bırakmak zorunda kalacak.Tom will have to stop doing that.
Bunu yapmayı bırakmanı öneririm.I suggest you stop doing that.
Tom bizi yalnız bırakmazdı.Tom wouldn't leave us alone.
Tom, Mary'ye yalan söylemeyi bırakmasını söyledi.Tom told Mary to stop lying.
Tom Mary'yi yalnız bırakmalı.Tom should leave Mary alone.
Tom kavga etmeyi bırakmazdı.Tom wouldn't stop fighting.
Tom içmeyi bırakmazdı.Tom wouldn't stop drinking.
Tom'un işini bırakıp bırakmadığını merak ediyorum.I wonder whether or not Tom has quit his job.
Tom Mary'ye şaşırıyor gibi davranmayı bırakması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she should quit pretending to be surprised.
Tom Mary'ye bekar gibi davranmayı bırakması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she should quit pretending to be single.
Tom'dan bunu yapmayı bırakmasını isteyen tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who asked Tom to stop doing that.
Tom yaptığı işi yapmayı bırakmak zorunda değildi.Tom didn't have to stop doing what he was doing.
Tom orada Mary'yi yalnız bırakmayacaktır.Tom isn't going to leave Mary there by herself.
Tom Mary'yi tek başına burada bırakmayacaktır.Tom isn't going to leave Mary here by herself.