bırakma ile cümle
bırakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Çalışmayı bırakmayacağım.I'm not going to stop working.
Umarım beni burada bırakmayacaksın.I hope you won't leave me here.
Sakin olmalısınız ve kibirli yorumlarınızı bize göndermeyi bırakmalısınız.You should calm down and stop sending us your arrogant comments.
Tom bütün gece Mary ile konuşmayı bırakmadı.Tom didn't stop talking to Mary all night.
Gece mezarlığa uğramayı bırakmanı istiyorum.I want you to stop frequenting the graveyard at night.
Sigarayı bırakmaya karar verdiniz.You have decided to quit smoking.
İhtiyacımız olmayan şeylere para harcamayı bırakmazsak, yakında meteliksiz oluruz.We'll be broke soon if we don't stop spending money on things we don't need.
Bob sık sık sigara içmeyi bırakmaya çalışır.Bob often tries to quit smoking.
Seni yalnız bırakmaya dayanamıyorum.I just can't bear to leave you here alone.
Kimseyi bırakmak zorunda kalmamalıyız.We shouldn't have to lay anyone off.
Yarın hakkında düşünmeyi bırakma.Don't stop thinking about tomorrow.
Kimseyi dışarıda bırakmayacağız.We're not going to exclude anyone.
Onu arkamızda bırakmak zorundayız.We've got to put that behind us.
Tom, Mary'yi işini bırakmaya itti.Tom pushed Mary to quit her job.
Tom'u kedilerimin yanında bırakmam.I wouldn't let Tom near my cats.
Tom'a yalan söylemeyi bırakmak zorundayız.We've got to quit lying to Tom.
Bunu arkamızda bırakmamız gerek.We need to put this behind us.
Tom hiçbir tanık bırakmadı.Tom didn't leave any witnesses.
Müzik yapmayı hiç bırakmadım.I never stopped making music.
Tom performansı hiç bırakmadı.Tom never stopped performing.
Tom sahneye çıkmayı hiç bırakmadı.Tom never stopped performing.
Kimse bana talimat bırakmadı.Nobody left me instructions.
Tom geride hiç şahit bırakmadı.Tom left no witnesses behind.
Tom işi şansa bırakmaz.Tom leaves nothing to chance.
Tom işi oluruna bırakmaz.Tom leaves nothing to chance.
Tom bu işin peşini bırakmaz.Tom won't let go of this.
Tom hiç talimat bırakmadı.Tom left no instructions.
Tom işini bırakmak zorunda kaldı.Tom had to leave his job.
Tom işini bırakmak zorundaydı.Tom had to leave his job.
Bir iz bırakmak istiyorum.I want to leave a mark.
Bırakmak zordur.It's hard to let go.
Öğrenmeyi bırakma.Don't stop learning.
Tom mangalda kül bırakmaz.Tom talks big.
Çoğu sigara içen, bırakmak istediklerini söylüyor.Most smokers say that they want to quit.
Bir insan kötü alışkanlıkları bırakmak için asla çok yaşlı değildir.One is never too old to unlearn bad habits.
Çoraplarınızı kanepenin altında bırakmayın.Don't leave your socks under the couch.
Tom babasını sigara içmeyi bırakmaya ikna etti.Tom convinced his father to stop smoking.
Aracı sokağın ortasında bırakmak zorunda kaldım.I had to leave the car in the middle of the street.
Aracı caddenin ortasında bırakmak zorunda kaldım.I had to leave the car in the middle of the street.
Ben neredeyse onu yapmayı bırakmaya karar verdim.I almost decided to give up doing that.
Tom beni bırakmadı.Tom wouldn't let go of me.
Anahtarı asla kontakta bırakma.Never leave the key in the ignition.
Tom beni bırakmazdı.Tom just wouldn't let go of me.
Ben bırakmadım.I didn't quit.
Muhtemelen Tom'a onu yapmayı bırakmasını söylemen gerekir.You should probably tell Tom to quit doing that.
Gerçekten sigara içmeyi bırakman gerektiğini düşünüyorum.I really think you should stop smoking.
Mücadele etmeden bırakmayacağız.We won't give up without a fight.
Sadece bir dakika konuşmayı bırakmanı istiyorum.I just want you to quit talking for a minute.
Her şeyi son dakikaya bırakma şeklinde kötü bir alışkanlığım var.I have the bad habit of leaving everything to the last minute.
Bunu yapmayı bırakmak zorundayız.We've got to quit doing this.
Bunu yapmayı bırakmayacağım.I won't stop doing this.
Belki bırakmam gerektiğini düşündüm.I thought maybe I should stop.
Sanırım yaptıklarımızı yapmayı bırakmalıyız.I think we should stop doing what we're doing.
Gerçekten çok içmeyi bırakman gerektiğini düşünüyorum.I really think you should stop drinking so much.
Beni geride bırakmayın.Don't leave me behind.
İşini bırakmak istediğini biliyorum.I know you want to quit your job.
Tom bunu yapmayı bırakmayacak.Tom won't stop doing that.
Sakal bırakmaya çalışıyormuşsun gibi görünüyor.It looks like you're trying to grow a beard.
Tom Mary'den aptalca sorular sormayı bırakmasını istedi.Tom asked Mary to stop asking stupid questions.
Bunu yapmayı bırakmanı istedim.I asked you to stop doing that.