bırakma ile cümle

bırakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Değerli eşyaları arabada bırakmayın.Don't leave valuable items in the car.
Tom eve bırakmamı istedi.Tom asked for a ride home.
Tom çocukları için hiçbir servet bırakmadı.Tom left no wealth to his children.
Mary oğullarına servet bırakmadı.Mary left no wealth to her sons.
Arabanda değerli eşyalar bırakma.Don't leave valuables in your car.
Arabanızda değerli eşya bırakmayın.Don't leave valuables in your car.
Aracınızda değerli eşyalarınızı bırakmayın.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarını aracında bırakma.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarınızı aracınızda bırakmayınız.Don't leave valuables in your vehicle.
Değerli eşyalarınızı aracınızda bırakmayın.Don't leave valuables in your vehicle.
Herkes sızlanmayı bırakmalı.Everyone needs to quit whining.
Bugün yapabildiğini tamamla. Onu yarına kadar bırakma.Complete that which you can today. Don't leave it till tomorrow.
Tom beni rahatsız etmeyi bırakmadı.Tom wouldn't stop badgering me.
Şanssızlık hayatı boyunca onun yakasını hiç bırakmadı.Misfortune dogged him all his life.
Seni yalnız bırakmayacağım.I won't leave you alone.
Çiftliğimi torunlarıma bırakmak istiyorum.I want to leave my farm to my grandchildren.
Ne yapacağını sana bırakmak istiyorum.I want to leave it up to you what to do.
O onu işini bırakmaya ikna etti.She talked her into quitting her job.
Pencereleri açık bırakmak istiyorum.I'd like to leave the windows open.
Tom Mary'yi işini bırakması için ikna etti.Tom talked Mary into quitting her job.
Tom'un köpeği dışarı bırakmasını istedim.I asked Tom to let the dog out.
Tom'a onu yalnız bırakmasını söyledim.I told Tom to leave it alone.
Tom konuşmayı bırakmazdı.Tom wouldn't stop talking.
Tom'a seni yalnız bırakmasını söyledim.I told Tom to leave you alone.
Plajda eşyalarınızı gözetimsiz bırakmayın.Don't leave your belongings unattended at the beach.
Kişisel eşyalarını gözetimsiz bırakma.Don't leave your belongings unattended.
Asla içkini gözetimsiz bırakma.Never leave your drink unattended.
Lütfen bunu orada bırakmayın.Please don't leave it there.
Lütfen şunu orada bırakma.Please don't leave it there.
Tom'u rahat bırakmamız gerekiyor.We need to cut Tom some slack.
Onu planların dışında bırakmayın.Don't leave her out of the plans.
Tom mirasçı bırakmadan öldü.Tom died without heirs.
Sigara içmeyi yıllar önce bırakmam gerekirdi.I should have quit smoking years ago.
Yıllar önce içki içmeyi bırakmalıydım.I should have quit drinking years ago.
Bizim onu Boston'da bırakmamız gerekiyordu.We were supposed to leave that in Boston.
Fransa'da ünlem işaretinden önce bir boşluk bırakmalısın.In France, you must put a space before an exclamation point.
Tom Mary'yi yalnız bırakmazdı.Tom wouldn't leave Mary alone.
Tom kapıyı açık bırakmadı.Tom didn't leave the door open.
Işıkları açık bırakmamın bir sakıncası var mı senin için?Do you mind me leaving the lights on?
Biz onu yapmayı bırakmayacağız.We're not going to stop doing that.
Giysilerini yere bırakmaktan vazgeç.Stop leaving your clothes on the floor.
Giysilerini zeminin her yerine bırakmaktan vazgeç.Stop leaving your clothes all over the floor.
Beni burada yalnız bırakmayın.Don't leave me alone here.
Lütfen gitme. Beni burada yalnız bırakma.Please don't go. Don't leave me alone here.
Tom bulununcaya kadar aramayı bırakmayacağız.We won't quit searching until Tom is found.
Tom asla bırakmayacak.Tom will never quit.
Onu orada bırakmak zorundayız.We have to leave it there.
Beni böyle bırakma.Don't leave me like this.
Bavulunu orada bırakma.Don't leave your suitcase there.
Tom bırakmaya hazır değil.Tom isn't ready to quit.
Bunu yapmayı bırakmam gerekiyor.I need to quit doing this.
Biz şimdi bırakmayacağız.We won't quit now.
Ona ne kadar bahşiş bırakmalıyız?How much should we tip him?
Birbirimize bakmayı bırakmalıyız.We should stop seeing each other.
Tom asla konuşmayı bırakmaz.Tom never stops talking.
O sigarayı bırakmaya kesin karar verdi.She resolved to stop smoking.
Beni merakta bırakma.Don't keep me in suspense.
Tom'un beni tren istasyonuna bırakmasını istedim.I asked Tom to drop me off at the train station.
Tom'un beni havaalanında bırakmasını istedim.I asked Tom to drop me off at the airport.
Tom Mary'nin şarkı söylemeyi bırakmasını istedi.Tom asked Mary to stop singing.
İlgili Sayfalar