bırakma ile cümle
bırakma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Belgeleri bırakmayın!Don't leave the papers!
Tom'un iyi bir izlenim bırakmak istediğini biliyorum.I know Tom wants to make a good impression.
Lütfen elimi bırakma.Please don't let go of my hand.
Telefonunu bir kenara bırakmanı istemek zorunda kalacağım.I'm going to have to ask you to put your phone away.
Bırakman gerekiyor.You need to let go.
Polis suçlunun silahını bırakmasını istedi.The police asked the criminal to give up his gun.
Sana ne Twitter kullanmayı bırakmaya karar verdirdi?What made you decide to quit using Twitter?
Eve bırakmamı ister misin?Do you want a lift home?
Hiç işini bırakmayı düşündün mü?Have you ever thought about quitting your job?
Hata asla bizi bırakmaz.Error never leaves us.
Tom Meryem'e beni yalnız bırakmasını söyledi.Tom told Mary to leave me alone.
Tom Meryem'e kendisini yalnız bırakmasını söyledi.Tom told Mary to leave him alone.
Tom'un sigarayı bırakmak için irade gücü yok.Tom doesn't have the will power to quit smoking.
Çözümü bilmiyorsan cevabı boş bırakmalısın.You should leave the answer blank if you don't know the solution.
Kapıyı açık bırakması çılgınlık.It is crazy of him to leave the door open.
Onlar bana çevirmek için bir şey bırakmadı.They didn't leave me anything to translate.
Beni asla yalnız bırakmayacağını söyledin.You said you'd never leave me alone.
Yatak odası penceresini açık bırakma.Don't leave the bedroom window open.
Ciddi olarak işimi bırakmayı düşünüyorum.I'm seriously considering quitting my job.
Tom işini bırakması gerektiği konusunda Mary'yi ikna etmekte zorluk yaşadı.Tom had difficulty convincing Mary that she should quit her job.
Tom intihar notu bırakmadı.Tom didn't leave a suicide note.
Sigarayı bırakmak kararlılık gerektirir.It takes will power to give up smoking.
Tom annesinin onu yalnız bırakmasını istedi.Tom wanted his mother to leave him alone.
Onlar hiçbir şey bırakmadılar.They have nothing left.
Tom hiçbir şey bırakmadı.Tom has nothing left.
Tom kaygılanmayı bırakmaya ihtiyaç duyuyor.Tom needs to quit worrying.
Daha önce sigarayı bırakmayı denediniz mi?Have you ever tried to quit smoking?
Tom asla hiçbir şeyi bırakmadı.Tom never quit anything.
O korkunç günü arkasında bırakmaya çalıştı.She tried to put that awful day behind her.
Tom'un doktoru ona sigarayı bırakması gerektiğini söyledi.Tom's doctor told him that he should quit smoking.
Polis herhangi bir ek ayrıntıyı serbest bırakmadı.Police didn't release any additional details.
Tom'un doktoru ona sigarayı bırakmasını söyledi.Tom's doctor told him to give up smoking.
Seni eve bırakmama izin ver lütfen.Please let me see you home.
Bunu artık yapmak istemediğinde bırakmakta özgürsün.You are free to leave when you don't like this anymore.
Tom eski tarzları arkasında bırakmaya çalıştı.Tom tried to leave the old ways behind him.
Hayatı son sürat yaşamam için bu faydasız düşünceleri bırakmam gerek.I need to drop these useless perceptions to take full throttle over my life.
Tom olayı arkasında bırakmaya çalıştı.Tom tried to put the incident behind him.
Beni soğukta dışarıda bırakma, hadi.Don't leave me out in the cold, come on.
Tom'un işini bırakmayı planladığını herkes biliyordu.Everyone knew Tom was planning to quit his job.
Tom çıkıp gitmezdi ve bizi bırakmazdı, değil mi?Tom wouldn't go off and leave us, would he?
Tom zaten işini bırakmaya karar verdi.Tom has already decided to quit his job.
Tom bizi burada bırakmazdı, değil mi?Tom wouldn't leave us here, would he?
Ateşi gözetimsiz bırakma.Don't leave the fire unattended.
Tom'a onu yapmayı bırakmasını söyle.Tell Tom to quit doing that.
Tom bırakmama izin vermedi.Tom wouldn't let me quit.
Planlamayı bana bırakmalısın.You should leave the planning to me.
Onu hariç bırakmazdım.I wouldn't rule it out.
Lütfen köpeği dışarıya bırakmamaya dikkat edin.Please be careful not to let the dog outside.
Belki içkiyi bırakmalısın.Maybe you should quit drinking.
Pencerelerini açık bırakmamalısın.You shouldn't leave your windows open.
Pencerelerinizi açık bırakmamalısınız.You shouldn't leave your windows open.
Tom faturalarını ödeyebilmek için gitarını rehin bırakmak zorunda kaldı.Tom had to pawn his guitar in order to pay his bills.
Günlük işini bırakma.Don't quit your day job.
Motoru çalışırken bırakma.Don't leave the engine running.
Gemi iz bırakmadan kayboldu.The ship disappeared without a trace.
Biz bırakmaya hazır değiliz.We're not ready to quit.
O sigarayı bırakmaya karar verdi.She decided to stop smoking.
İnsanlık için katkıları geride bırakmak istiyorum.I want to leave behind contributions to humanity.
Değerli öğeleri araçta bırakmayın.Do not leave valuable items in the vehicle.
Değerli eşyaları bir arabada bırakmayın.Don't leave valuable items in a car.