bıkmış ile cümle

bıkmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Antlaşmalardan bıkmışlardı.הם עייפו מאמנות.
Antlaşmalardan bıkmışlardı.لقد ملّوا من المعاهدات،
Antlaşmalardan bıkmışlardı.先住民の聖地にも
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Ada banyak orang yang frustrasi.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Có rất nhiều người đang thất vọng.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Det finns många människor som är frustrerade.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Er zijn veel gefrustreerde mensen.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Es gibt viele Menschen die frustriert sind.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Há muitas pessoas que estão frustradas.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Hay muchas personas frustradas.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Il y a des tas de gens frustrés.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Jest wiele osób, które je dzieliły.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Je veľa tých, ktorí sú frustrovaní.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.실망감을 가진 수 많은 사람들이 존재합니다.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Sok elkeseredett ember van.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Sono tantissime.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Sunt mulți oameni nemulțumiți.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Υπάρχουν πολλοί αγανακτισμένοι άνθρωποι.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Има много хора, които са разочаровани.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.Многим было страшно.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.הרבה אנשים מתוסכלים." הרבה מאוד אנשים מתוסכלים.
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.هناك الكثير ممن هم غير راضون عن الأوضاع
Baskıdan bıkmış, usanmış bir sürü insan var.同じ夢を抱いている人々は沢山いるのです
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.A zahladil som troch pastierov v jednom mesiaci. Zunovala ich moja duša, a tiež aj ich duša si zošklivila mňa.
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.E destruí os três pastores num mês; porque me enfadei deles, e também eles se enfastiaram de mim.
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.한달 동안에 내가 그 세 목자를 끊었으니 이는 내 마음에 그들을 싫어하였고 그들의 마음에도 나를 미워하였음이라
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.og jeg gjorde de tre hyrder til intet i én måned. Jeg blev lei av dem, og de likte heller ikke mig,
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.Tiga orang gembala yang membenciku menghabiskan kesabaranku. Mereka kuusir dalam waktu satu bulan
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.Und ich vertilgte drei Hirten in einem Monat. Und ich mochte sie nicht mehr; so wollten sie mich auch nicht.
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.Και εξωλοθρευσα τρεις ποιμενας εν ενι μηνι και η ψυχη μου εβαρυνθη αυτους και η ψυχη δε αυτων απεστραφη εμε.
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.И изтребих трима пастири в един месец, понеже душата ми се отегчи от тях, а и тяхната душа се отврати от мене.
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.И истреблю трех из пастырей в один месяц; и отвратится душа Моя от них, как и их душа отвращается от Меня.
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.ואכחד את שלשת הרעים בירח אחד ותקצר נפשי בהם וגם נפשם בחלה בי׃
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.وابدت الرعاة الثلاثة في شهر واحد وضاقت نفسي بهم وكرهتني ايضا نفسهم.
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.一 月 之 內 、 我 除 滅 三 個 牧 人 . 因 為 我 的 心 厭 煩 他 們 、 他 們 的 心 也 憎 嫌 我
Bir ayda üç çobanı başımdan savdım. Çünkü ben sürüden bıkmıştım, sürü de benden tiksinmişti.一月 之 內 、 我 除滅 三 個 牧人 . 因為 我 的 心厭煩 他 們 、 他 們 的 心 也 憎嫌我
Bir kere hayattan bıkmıştım. Şimdi sen.Однажды я уже уставала от жизни, а теперь - ты.
Bir kere hayattan bıkmıştım.Yo me cansé de la vida una vez. Ahora te toca.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Chúng tôi làm thế này bởi vì chúng tôi mệt mỏi phàn nàn về các chính trị gia.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Et en fait on a commencé ce site car on en avait marre de se plaindre de nos politiciens
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.In pratica, abbiamo iniziato questa cosa perché stanchi di lamentarci dei nostri politici.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.기본적으로, 우리는 정치가들에 대한 고질적인 불평불만들을 토대로 이 일을 시작하게 되었습니다.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Şi practic am iniţiat acest proiect pentru că obosisem să ne plângem de politicienii noştri.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Ten projekt powstał ze zmęczenia ciągłym narzekaniem na polityków.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.We startten dit, omdat we het beu waren te klagen over politici.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Y empezamos esto porque básicamente estábamos cansados de quejarnos de nuestros políticos.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.И всъщност започнахме това, защото ни бяха омръзнали оплакванията от нашите политици.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.По сути, мы начали работу над проектом потому, что мы устали слышать жалобы о наших политиках.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.בעקרון התחלנו את זה כי היה נמאס לנו להתלונן על הפוליטיקאים שלנו.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.وقد بدأنا أساساً في هذا الأمر ، لأننا قد سئمنا من الشكوى عن ساستنا .
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.国民は疲れきっていました 国民が要求しなければ政治家は説明しません
Hayalet danslarından bıkmışlardı.De var trötta på spökdanser.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Elegük volt a szellemtáncokból.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Erano stanchi delle danze degli spiriti.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Estaban cansados de danzas fantasmas.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Estavam fartos de danças dos espíritos.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Họ mệt mỏi với những điệu nhảy của các hồn ma.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Ils étaient lassés des danses des esprits.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.그들은 또한 죽은 사람들의 한에 지쳤습니다.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Mereka lelah akan tarian-tarian roh.

İlgili Sayfalar