bıkmış ile cümle

bıkmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Naveličani so bili plesa duhov.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Omrzely je tance duchů.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Se săturaseră de dansuri ale fantomelor.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Sie waren die Geistertänze leid.
Hayalet danslarından bıkmışlardı. Ve Siular'ın verdiği bütün rahatsızlıklardan bıkmışlardı.Boli unavení z tých, čo tancovali tanec duchov a boli unavení zo všetkých siouxských ťažkostí.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Ze hadden hun buik vol van geestendansen.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Zmęczyli się tańcami duchów.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Είχαν κουραστεί από τους χορούς των φαντασμάτων.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Били уморени от призрачни танци.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.Они устали от танцев призраков.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.הם עייפו מריקודי הרוחות.
Hayalet danslarından bıkmışlardı.ملّوا من رقصات الأشباح،
Hayalet danslarından bıkmışlardı.スー族との様々な揉め事にも うんざりしていました
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Boli unavení z posvätných kopcov.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.De var trötta på heliga berg.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Elegük volt a szent hegyekből.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Erano stanchi delle montagne sacre.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Estaban cansados de colinas sagradas.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Estavam fartos de colinas sagradas.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Họ mệt mỏi với các đồi thánh.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Ils étaient lassés des collines sacrées.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.그들은 또한 신성한 언덕에 지쳤습니다.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Mereka lelah akan bukit-bukit suci.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Naveličani so bili svetih hribov.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Omrzely je posvátné hory.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Se săturaseră de dealuri sacre.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Sie waren die heiligen Hügel leid.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Ze hadden hun buik vol van de heilige heuvels.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Zmęczyli się świętymi górami.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Είχαν κουραστεί από τους ιερούς λόφους.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Они устали от священных холмов.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.Те били уморени от свещени хълмове.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.הם עייפו מהגבעות הקדושות.
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.ملّوا من التلال المقدسة،
Kutsal tepelerden bıkmışlardı.ゴースト・ダンス運動にも
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:A já jsem ze všeho už tak utahaná, že se na ni podívám a říkám:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:A už ma to prestávalo baviť, pozrela som sa na ňu a povedala,
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Byłam psychicznie wyczerpana, spojrzałam na nią, i odparłam:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:E eu estou tão esgotada neste momento da minha vida, que olho para ela e digo:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:E la cosa è così frustrante a questa età, io la guardo e le dico:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Eram așa epuizată în acel moment al vieţii mele, mă uit la ea şi îi spun,
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:És életem azon pontján annyira megviselt voltam, hogy ránéztem és komolyan azt mondtam:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Et je suis tellement usée à ce moment de ma vie, que je la regarde et je dis,
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Ik was toen zo uitgeput, dat ik haar aankeek en zei:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:In jaz sem bila že tako izmučena, da sem jo pogledala in rekla:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Jeg er så udkørt på det her tidspunkt af mit liv, at jeg ser på hende og faktisk siger:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:전 이 시기에 너무 지쳐있던 때라 그녀를 보면 전 실제로 이렇게 말했습니다.
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Och vid den här tiden var jag så utsliten att jag tittade på henne och sade:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Und ich bin so erledigt an diesem Punkt in meinem Leben, Ich sehe sie an und ich sage tatsächlich,
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Và lúc này tôi rất mệt mỏi. Tôi nhìn cô ấy và nói rằng
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Yksinkertaisesti väsähdän, katson häneen ja sanon
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Y me siento tan agotada en ese momento de mi vida, que la miro y digo en realidad,
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:Κι ήμουν τόσο κουρασμένη σ' εκείνο το σημείο της ζωής μου, που την κοιτάω και της λέω,
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:І я настільки виснажена у той момент, що я дивлюся на ту жінку і ледь не кажу:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:По това време се чувствах толкова изстискана, погледнах я и казах:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:У меня в то время был период морального истощения, я посмотрела на неё и так и сказала:
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:ואני כה סחוטה בשלב הזה של חיי, אני מביטה בה וממש אומרת,
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:وكنت منهكة في هذه المرحلة من حياتي، نظرت اليها وقلت،
Ve hayatımın bu noktasında artı o kadar bıkmışım ki, kadına baktım ve cidden şöyle dedim:ガンと見て 言っちゃっいました 「あれはスピリチュアルな目覚めだったわ」
Ve Siular'ın verdiği bütün rahatsızlıklardan bıkmışlardı.A měli už dost všech těch potíží okolo Siouxů.

İlgili Sayfalar