büyüyen ile cümle
büyüyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dünyanın en hızlı büyüyen kentlerinden biridir.Jedná se tak o jedno z nejrychleji rostoucích měst v zemi.
Sonraki yıllarda Simmering’in Kaiserebersdorf bölgesi gittikçe büyüyen bir yer olmuştur.Po určité době se z chestburstera stává dospělý jedinec.
Reuters'in haberine göre, Oslo "artan göç nedeniyle Avrupa'nın en hızlı büyüyen kenti" dir.Potrivit Reuters, Oslo este „orașul cu cea mai rapidă creștere din Europa, datorită imigrației”.
Aynı zamanda bir Tazmanya canavarı hayatı boyunca yavaşça büyüyen tek bir takım dişe sahiptir.Un diavol tasmanian are, de asemenea, un set de dinți care cresc lent pe tot parcursul vieții sale.
Finlandiya'nın iklimi ve toprakları, büyüyen bitkileri belirli bir zorlama haline getirir.Clima și solurile Finlandei fac dificilă creșterea oricăror recolte.
Şu anda dünyanın en hızlı büyüyen spor olarak tanımlanmaktadır.Alergarea este descrisă ca fiind cel mai accesibil sport din lume.
Zamanla büyüyen köy 200 haneye ulaşmıştır.Cartierul a ajuns la un număr de 200 case.
Aynı zamanda bu ekonominin en hızlı büyüyen kısmıdır.Aceasta reprezintă cea mai rapidă creștere a populației din ultimul secol.
Bir tas şekilinde büyüyen çiçekleri 5 yapraklıdır.Florile marginale sunt de dimensiuni mai mari, având forma unei pâlnii cu 5 dinți.
Estonya ve Rusya'da büyüyen Kalep, Rus İç Savaşı'ndan kaçarak Çin'e taşındı.Ea și Kiril au reușit să fugă în timpul Revoluției Ruse.
Uzun yıllar boyunca Gaborone, dünyanın en hızlı büyüyen şehri oldu.Több évig Gaborone volt a világon a leggyorsabban növekvő város.
2012 yılında Bukovel dünya çapında en hızlı büyüyen kayak merkezi seçildi.2012-ben a világ leggyorsabban növekvő síterepének számított.
Spinosaurusun yelkeni sırt omurlarından büyüyen oldukça uzun sinirsel dikenlerden oluşur.A Spinosaurus vitorláját nagyon magas hátcsigolyanyúlványok alkották.
Büyüyen IPv6 routing tablolarının bir genel görünümü SixXS Ghost Route Hunter aracı ile sağlanabilir.Az egyre növekvő IPv6 útválasztási táblákba a Ghost Route Hunteren keresztül lehet betekintést nyerni.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra hızla büyüyen Japonya ekonomisi de bu ülkeye olumlu bir imaj sağlamaktadır.A második világháborúból feléledő Japán gazdasága gyors fejlődésnek indult.
Japonya'da turizm, ülkenin hızla büyüyen sektörlerinden biridir.A turizmus az utóbbi időben az egyik leggyorsabban fejlődő ágazat az országban.
Beraber büyüyen bu çocuklar birbirlerine aşık olurlar.A fiatalok egymás mellett nőttek föl.
Bazen böyle ailelerde büyüyen çocuklar, aile içinde görülen bu işlevsizlikleri sosyal norm olarak algılarlar.A gyermekek gyakran úgy nőnek fel ezekben a családokban, hogy ezt a viselkedésmódot normálisnak gondolják.
Geçen zamanla birlikte ilçe Belgrad'ın yeni ekonomi merkezi ve hızla büyüyen alanı olmuştur.Ezt követően Belgrád újra a Balkán kulcsfontosságú településévé vált, s gyors fejlődésnek indult.
Beraber büyüyen bu çocuklar birbirlerine aşık olurlar.Varttuessaan he rakastuvat toisiinsa.
Bahreyn 2006 yılında Arap dünyasının en hızlı büyüyen ekonomisi oldu.New York Times kertoi jo vuonna 2006 Sudanin talouden kasvavan eniten koko maailmassa.
O büyüyen bir evreydi.Hän kasvoi isokokoiseksi mieheksi.
Şu anda dünyanın en hızlı büyüyen spor olarak tanımlanmaktadır.Rytmistä voimistelua on sanottu maailman kauneimmaksi urheilulajiksi.
Şehir İspanya'nın en hızlı büyüyen şehirlerinden biridir.Alicante on yksi Espanjan nopeimmin kasvavista kaupungeista.
Antibiyotiğe direnç gelişmesi büyüyen bir sorundur.Antibioottiresistenssi on kasvava ongelma tuberkuloosin hoidossa.
Yahudi olarak büyüyen Fierstein, şu an bir ateist.Ornstein oli taustaltaan juutalainen, mutta ateistinen uskoltaan.
Botsvana 1966 ile 1980 yılları arasında dünya genelinde en hızlı büyüyen ekonomiye sahip olmuştur.Αποτέλεσμα ήταν ότι η Μποτσουάνα είχε από το 1966 ως το 1980 την ταχύτερα αναπτυσσόμενη οικονομία στον κόσμο.
Uluslararası turizm hızla büyüyen bir endüstridir.Ο διεθνής τουρισμός είναι μια ταχέως αναπτυσσόμενη βιομηχανία.
Büyüyen Mısır milliyetçiliği ile ilgili olarak İngiliz yetkililer önlem alınması gerektiğini düşünüyorlardı.Έτσι ο συνεχώς αυξανόμενος βρετανικός ρόλος στα Αιγυπτιακά ζητήματα φαινόταν αναγκαίος.
Antibiyotiğe direnç gelişmesi büyüyen bir sorundur.Η ανθεκτικότητα στα αντιβιοτικά αποτελεί μια αυξανόμενη ανησυχία, όπως η φυματίωση.
Fransa'da büyüyen Green, Paris Amerikan Üniversitesi'nde eğitimini tamamladı.Μεγάλωσε στην Γαλλία και είχε παρακολουθήσει το Αμερικανικό Πανεπιστήμιο του Παρισιού.
O büyüyen bir evreydi.Ήταν μεγαλοαστικής καταγωγής.
2008 yılına gelindiğinde, Hindistan dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yerini almıştı.Μέχρι τα μέσα του 2008, η Λετονία είχε την ταχύτερα αναπτυσσόμενη οικονομία στην Ευρώπη.
Uluslararası turizm hızla büyüyen bir endüstridir.Atlantic petroleum er en hurtigt voksende virksomhed.
Şehir İspanya'nın en hızlı büyüyen şehirlerinden biridir.Alicante er en af de hurtigst voksende byer i Spanien.
Ceres, Roma mitolojisinde anne sevgisinin ve büyüyen bitkilerin (özellikle tahılların) tanrıçasıydı.Ceres var gudinde for plantevækst (især korn) og for moderlig kærlighed.
Geçen zamanla birlikte ilçe Belgrad'ın yeni ekonomi merkezi ve hızla büyüyen alanı olmuştur.Novi Beograd har udviklet sig til Beograds nye finanscentrum, og er i stor udvikling.
Aynı zamanda bu ekonominin en hızlı büyüyen kısmıdır.Det var også den største vækst i denne uge.
Ancak,hızlı ama plansız büyüyen bir "köy"dür.Det er blevet en ydmyg men ”moderne” bolig.
Amacı her gün daha da büyüyen üniversitenin artık Beyazıt ve Vezneciler'e sığmamasıdır.Så det ødelagte "bjerg" ikke efterlader sig flere brødre og venner !
Britanya popüler kültürünün önemli bir parçası olan dizi, diziyi izleyerek büyüyen nesli etkilemiştir.Showet er en signifikant del af Britisk populær kultur, og andetsteds har den fået et kult følge.
Bu araziler büyüyen şehirleşmiş alanlar haline girdiler.Disse bosættelser udviklede sig til de første bystater.
Büyük Britanya, büyüyen güç Prusya'nın burayı Avusturya'dan daha kolay koruyacağını düşünüyordu.Storbritannia følte at med den voksende makten til Preussen var det bedre å forsvare Hannover enn Østerrike.
Bu araziler büyüyen şehirleşmiş alanlar haline girdiler.Noen av disse vokste slik at de ble byer.
Köprünün diğer tarafını yeni, büyüyen bir evren almaya başlar.Sisi lain jembatan menjadi alam semesta baru yang tumbuh.
Finlandiya'nın iklimi ve toprakları, büyüyen bitkileri belirli bir zorlama haline getirir.Iklim dan jenis tanah di Finlandia menjadikan pertumbuhan tanaman menjadi sulit.
İki hareket de gittikçe büyüyen Alman milliyetçiliğinin birer parçasıydı.Kedua gerakan tersebut adalah bagian dari perkembangan nasionalisme Jerman.
Kore Yarımadası'nda büyüyen Japon etkisi isyancılarda endişe yarattı.Dominasi Jepang yang semakin tumbuh di Semenanjung Korea menimbulkan kecemasan di kalangan pemberontak.
Bazen böyle ailelerde büyüyen çocuklar, aile içinde görülen bu işlevsizlikleri sosyal norm olarak algılarlar.Anak-anak yang tumbuh di keluarga seperti ini cenderung berpikir bahwa hal ini normal.
1990 ile 2000 arasında, Tobago nüfusu %11,28 oranında artmış ve ülkenin en hızlı büyüyen kısmı olmuştur.Từ 1990 đến 2000, dân cư Tobago tăng trưởng 11,28%, là một trong những nơi tăng nhanh nhất cả nước.
Amsterdam'ın en hızlı büyüyen belediyesidir.Tại Úc nó là hãng nhượng quyền phát triển nhanh nhất tại đây.
Hızla büyüyen ve yaprak döken bir türdür.Đây là loài cây ưa sáng, mọc nhanh.
Yusuf bir gecede büyüyen bir çocuktur.夜科フブキ(よしな フブキ) アゲハの姉。
Büyüyen karnım duruşlarımda sürekli bana meydan okudu!膨らみ続ける私のお腹は常に問題を引き起こしていた。
Beş elemanın hepsi de Quebec bölgesinde büyüyen Fransız asıllı Kanadalı`lardır.5人全員がフランス系カナダ人。
Botsvana 1966 ile 1980 yılları arasında dünya genelinde en hızlı büyüyen ekonomiye sahip olmuştur.1967年から1980年まで、ボツワナ経済は世界最速の経済成長を記録し続けた。
Güney Florida'da büyüyen Ellis, ilk gitarını 8 yaşında çalmaya başladı.ロサンゼルスで育ったボニーは、8歳の頃ギターを始める。
Finlandiya'nın iklimi ve toprakları, büyüyen bitkileri belirli bir zorlama haline getirir.フィンランドの気候と土地は農業に独特の問題を課している。
Günümüzde de Afrika'nın en hızlı büyüyen şehirlerinden biri olarak kabul edilmektedir.なお、アフリカにおいて最も成長のめざましい都市のひとつである。
Büyüyen motor ile emisyon oranları aşağıya çekildi ancak güç üretimi 70 PS oldu.外装だけでなくエンジンにも改良が加えられ、出力を270PSまで向上させた。