büyüme ile cümle

büyüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar bir şehirde ekonomik büyüme hamlesi yarattı.הפעלתה דרבנה את התפתחות הכלכלה בעיר.
1987’de Ekonomik Büyüme üzerine yaptığı çalışmalardan ötürü Ekonomi dalında Nobel Ödülü’nü kazandı.ב-1987 זכה בפרס נובל לכלכלה על "תרומתו לתאוריה של צמיחה כלכלית".
Büyümesi yavaştır.עם זאת, הצמיחה שלו איטית.
Büyümesi çabuktur.המלך נאלץ להתבגר במהירות.
Bu yeni siyasetle beraber parti büyümeye başlayacak ve partiden ayrılan gruplar tekrar partiye dönecektir.הם מתנשקים, וחוזרים אל שאר החבורה להמשך החגיגה.
Kız çocuklarında gırtlağın büyümesi büluğ çağında da yavaştır.מתרחש גם במספר קטן של נשים בגיל הבלות.
Bu büyüme urlara sebep olur.גדילים אלה חייבים להיות משלימים.
"Moment 4 Life: iki çocuğun da aynı yerde büyümesi ile ilgili.שנים נגד שתים: שהם ארבעה ספורים לילדים...
Kentin nüfusu buna dayanarak büyümeye başladı.מאז אוכלוסיית העיר החלה לגדול.
Ülke ekonomisi böylece yavaş yavaş büyümeye başladı.לאחר הקמתה של המדינה החלה מערכת התחבורה להתפתח בצורה איטית.
1930'larda, SS'in en büyük ve en güçlü dairesi olmayı ve büyümeye devam etti.לקראת סוף שנות ה-30 התעצם כוחו של ה-SS-HA והוא הפך למשרד הגדול והעוצמתי ביותר באס אס.
Sanayi Üretimi Büyüme Hızı: %7.5 (2010 tahm.)שיעור צמיחה בייצור התעשייתי: 7.2%.
Ekinlerin büyüme dönemi; ülkenin batı bölgelerinde 202 gün, doğu bölgelerinde ise 169 gündür.Вегетационният период продължава 202 дни в западните части и 169 дни в източните части на страната.
Romanya'da komünizmin kurulmasının ardından, şehir büyümeye devam etti.След установяването на социализъм в Румъния, градът продължава да расте.
Bu, kullanıcıları diğer P2P uygulamalarına itti ve dosya paylaşımı büyümesini sürdürdü.Това докара потребителите до другите peer-to-peer програми и файловото споделяне продължи да расте.
Çalışanın, şirketin büyümesine ve iyileştirilmesine yardım etmesini sağlar.Подходът позволява на работниците да подпомогнат растежа и развитието на компанията.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Мин вижда, че ще се родят здрави.
Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur.Питър Пан отказва да порасне и се превръща в приказен герой.
Kent birdenbire büyümeye başladı.Постепенно градът се разраства.
Yıllık %6.2'lik bir büyüme oranıyla bu rakamın 2025 yılında 215 milyon dolara yükseleceği tahmin edilmektedir.С годишен растеж на икономиката от 6,2% се очаква през 2025 общинската продукция да възлиза на $215 милиона.
Bu kitabın ana konusu ekonomik büyümedir.Основната тема на книгата е себеусъвършенстването.
Ancak KİT'lerin de büyümesi sağlandı.Не е никак случайно, че хората като него порастваха.
İşi gittikçe büyümeye başladı.Постепенно дейността се разраства.
Para arzının büyümesi 1970'lerin yüzde 30'lu oranlarından yüzde 15'lere düşürülmüştür.Популацията му е намалена с 70% в рамките на 15 години.
Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır.Туризмът също спомага за развитие на местната икономика.
Takip eden yıllarda İş Bankası ülke genelinde şubeler açarak büyümeye başlamıştır.През пролетта всички усещат, че банковата система се клати.
Kılın büyümesine izin vererek onu düz uzamasına sağlamak.Те решават да го отгледат въпреки физическото му състояние.
Bu süreç hala devam etmektedir ve kumullar günümüzde de yavaş olarak büyümektedir.Този процес продължава и до днес и всъщност формата на дюните се мени непрекъснато.
Jinekomasti erkek memesinin normalden fazla büyümesidir.Тогава обикновено настъпва и половата им зрялост.
Karaçi'nin nüfusu büyümeye devam ediyor.Населението на Шинянга расте бързо.
İlk 15-20 yıl çok hızlı büyür sonraki yıllarda 75-100 yaşlarında büyüme yavaşlar.До 15-та година расте бавно, а най-бързо между 40 и 60-та година от своя растеж.
Addis Ababa'nın nüfusu yaklaşık olarak 2,7 milyondur ve senede %4 büyüme oranı vardır.Градското население съставлява около 70% от общия брой, а годишния прираст около 2,4%.
Sanayinin büyüme oranı %3,8 kadardır.Маслеността на млякото е 3,8%.
Rusya'nın büyümesinin çoğu enerji gelirlerine dayanmaktadır.Основно Русия влиза в ролята на доставчик на енергоресурси.
Büyümekle ilgili bir hikaye."Разкази за едно детство“.
Büyümeden önce onları öldürmek zorundayız.Трябва да ги убием, преди да са пораснали.
Büyümekle ilgili bir hikaye."Priče o odrastanju".
11 yaşında kendisine büyüme hormonu eksikliği teşhisi konuldu.Kad mu je bilo 11, dijagnosticiran mu je manjak hormona rasta.
Chemnitz büyüme hızı açısından en iyi 10 Alman şehri arasındadır.Chemnitz među njemačkim gradovima s najvišom stopom gospodarskog razvitka.
1981 ile 2003 yılları arasında ülkenin yıllık GSYİH büyüme ortalaması %4 olarak belirlendi.Između 1981. i 2003. prosječni godišnji rast BDP-a bio je 4%.
Bu süreç hala devam etmektedir ve kumullar günümüzde de yavaş olarak büyümektedir.Ovaj proces se nastavlja i još uvijek traje, a pješčane dine vremenom sve više rastu.
Quilliam bir Hristiyan olarak büyümesine rağmen İslam'ı öğrendi ve Müslüman oldu.Iako odgojen kao kršćanin, prešao je na islam.
Büyümeye yardımcı olmaz.Ne može rasti u sjeni.
Yıllık %6.2'lik bir büyüme oranıyla bu rakamın 2025 yılında 215 milyon dolara yükseleceği tahmin edilmektedir.S projektiranom godišnjom stopom rasta od 6,2%, BDP bi do 2025. trebao narasti na 215 000 000 000 dolara.
Büyümesi yavaştır.Niskog su rasta.
1989 yılı Japonya tarihindeki en hızlı ekonomik büyümesinden birinin doruk noktasıydı.1989. godina označila je vrhunac jednog od najvažnijih ekomomskih razdoblja japanskoj povijesti.
Bitki 10 metreye kadar büyüme kapasitesine sahiptir.Biljka može narasti do 10 metara visine.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Zubi su im prevučeni caklinom, nemaju korijen i rastu im cijelog života.
Sanayi işkolunun büyümesi, ekonomik kalkınmanın temel teşvik unsuruydu.Postoji općeprihvaćeni dogovor da kapitalizam ohrabruje ekonomski rast.
Jyväskylä, 2000'lerde de hızla büyümeye devam etmiştir.Od 2000. godine Kazanj se ubrzano obnavlja.
Ancak büyüme şansı iyi değildi ve böylece yeni havalimanı El Prat 1918'de açılmış oldu.Nemalo však dobré vyhliadky na rozšírenie v budúcnosti, a tak nové letisko v El Prate otvorili v roku 1918.
Bu büyüme genellikle çok küçüktür, yılda sadece birkaç miliyay-saniye veya daha az olur.Je typicky veľmi malý – iba niekoľko uhlových milisekúnd za rok alebo aj menej.
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.V 60. rokoch nastolený rast mierne spomaľuje.
Açıkçası radyo kaynakları küçük başlamak ve daha büyük büyümek zorundadırlar.Najskôr vznikli menšie štruktúry a až následne väčšie.
Yıllık büyüme miktarı yaklaşık %10 civarındadır.Ich priemerný ročný prírastok je približne 10%.
Ailesi iki kız çocuğu ile büyümekteydi.Vychovali spolu dve dcéry.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Zuby stále dorastajú a sú nemajú korienky.
Bu endüstrinin büyümesi, Çin'i azotlu gübrelerin önde gelen üreticileri arasına sokmuştur.蚀), ktorá ho vyniesla medzi popredných čínskych spisovateľov.
11 yaşında kendisine büyüme hormonu eksikliği teşhisi konuldu.V 10 rokoch mu bol diagnostikovaný problém s rastovým hormónom.
Bu dönemde yeni başkentin yıllık büyüme hızı yüzde 7'ye ulaştı.Vek vesmíru bol vtedy len 7% súčasného veku.

İlgili Sayfalar