büyükanne ile cümle

büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
- Selam, Büyükanne.- Hi, Grandma.
Arkaya bin, büyükanne! - Ellerini çek!Get in the back, Grandma!
Benim büyükannem her zaman söylerdi.My grandma used to say that all the time.
Büyükannesiyle görüşmem mümkün mü?Editors / KlM Sang-bum, KlM Jae-bum Could I meet her grandmother?
Büyükannesi şizofrenmiş.Her grandmother was schizophrenic.
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar.The white 'uns came and took my granny away in an ambulance.
Büyükannemin turp yemesi için onlara ihtiyacı var.Granny needs them to eat radish.
Sayborg, büyükanneni mi düşünüyorsun?Cyborg, are you thinking of your Granny?
Ya beyaz önlüklüleri öldürürsem... ...ve onların da büyükanneleri varsa?What if I killed the white 'uns... And they have grannies, too?
Zavallı büyükanneler.The poor grannies...
Büyükannemin takma dişlerini gördünüz mü?Have you seen my granny's dentures?
Büyükannemin durumu... kritik.Granny is... critical?
Büyükanne... diyor...Granny... earring...
Büyükannem... sever... ...turpu... çok sever.My Granny... loves... radish... so much...
En kısa zamanda merhametsiz olmalıyım büyükanne.I should be getting merciless as soon as possible...
Büyükannem bana anlattı.My granny told me.
İşte büyükannen.It's Granny.
Büyükannemin dişleri... ...onları bilerek bıraktın, değil mi?Granny's dentures... You left them behind on purpose, didn't you?
Büyükanne, ben... ...öyle bir durumdayım ki, üzgün olmam yasak.Granny, I'm... I'm in a position where being sad is forbidden...
Büyükannenin turp turşusu.Granny's pickled radish.
Büyükannem radyo dinlemeyi severdi.Granny liked listening to the radio.
Büyükannem radyo dinlemeyi sever.Granny likes listening to the radio.
Karolina ve Karl, ve büyükannem ve büyükbabam,Karolina and Karl, and grandmom and granddad,
Annem, büyükannem, teyzelerim sürekli kocamın etrafta olduğunu hatırlatır dururdu.My mother, my grandmother, my aunties, they constantly reminded me that your husband just passed by.
Büyükannenin " yaşamını eğlenceli kıl" dediğini sanıyordum?I thought your grandmother said to live a fun life!
Benim büyükannelerim ve büyükbabalarımın dördü de erken büyüme çağında okulu bırakmışlar.All four of my grandparents, for example, left school in their early adolescence.
Bir diş hekimimiz var. Kendisi bir büyükanne, okuma yazması olmayan bir diş hekimi.We have a dentist -- she's a grandmother, illiterate, who's a dentist.
Harika bir çözüm yolu geliştirdik: Büyükanneleri eğitmek.So we came up with a great solution: train grandmothers.
Bu kadın sıradışı bir büyükanne.This woman is an extraordinary grandmother.
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.They said, "These two grandmothers ... "
"Büyükanne mi?" Bakan olanlara inanamamış."Grandmothers?" The minister couldn't believe what was happening.
Başkan "Hayır" demiş ve kabinenin yarısı ertesi gün bu büyükanneleri görmeye gitmiş.He said, "No." Half the cabinet went to see the grandmothers the next day.
Daha sonra beni davet edip "Bana 150 büyükanne eğitebilir misin?" dedi.So he summoned me and said, "Can you train me 150 grandmothers?"
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."But they will. The grandmothers will."
Burada 150 büyükanne eğitim aldı.And 150 grandmothers have been trained in Sierra Leone.
Gambiya: Gambiya'ya bir büyükanne seçmeye gittik.Gambia: we went to select a grandmother in Gambia.
Köye vardığımda hangi büyükanneyi seçmem gerektiğini biliyordum.Went to this village. I knew which woman I would like to take.
Bir büyükanne olarak gitti ama bir kaplan gibi geri döndü.She went like a grandmother and came back like a tiger.
Büyükannem ev hanımıydı.My grandmother was a homemaker.
Büyükbabam ve büyükannemden hiçbir şey istemedim.Now I never really asked my grandparents for anything.
Büyükannem ve büyükbabam çok gururluydu. Boston'a taşınıp bir mağaza açtım.My grandparents were very proud, and I moved to Boston, and I set up shop.
Büyükannem ve büyükbabam da oradaydı.My grandparents, they were in the middle of it. They were so happy.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.It's 45 years of it that's created what I call the "baba factor."
Bebeğimi, büyükannesine bırakacağım.I'm going to give bebko to baba.
Ama hatırlamalıyız ki, büyükanne, 45 yıl boyunca bu ciddi gene maruz kalmıştı.But we need to remember that baba's been infected by the serious meme for 45 years.
Büyükannen Laura ve teyzeler Judite ve İolanda seni bekliyor.Your grandmother Laura and your aunts Judite and lolanda are expecting you.
Büyükanneni anlamanı neden istemiyorum?What if I don't want to understand, Grandma?
İlk şiirim Spencer ve Spencer'ın eserleri karşısında şaşkına dönen büyükannesine adanmıştır.The first one is dedicated to Spencer, and his grandmother, who was shocked by his work.
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.I actually included stories from my grandmother.
Yeruşalimde kırk bir yıl krallık yaptı. Büyükannesi Avşalomun kızı Maakaydı.He reigned forty-one years in Jerusalem: and his mother's name was Maacah the daughter of Abishalom.
En büyük aşkım ise, elbette, büyükannemin köklerinin dayandığı İstanbul.My greatest love, of course, is Constantinople, where one of my grandmothers had her roots.
Oyun oynamayı sever, ve sık sık büyükannesinin dükkânını onun için izlemektedir.He loves gaming, and frequently watches his grandmother's store for her.
Anne tarafından büyükannesi, Raffaella Trematerra, İtalya'nın Napoli şehrinde bir terziydi.His maternal grandmother, Raffaella Trematerra, from Naples, Italy, was a seamstress.
Büyükanne onları korumaya çalışırken kızlara tecavüz etmek üzereydiler.They were about to rape the girls when the grandmother tried to protect them.
2018'de Bush Tiyatrosu için büyükanne ve büyükbabasından esinlenerek An Adventure'ı yazdı.[1][2]In 2018, he wrote An Adventure, inspired by his grandparents, for the Bush Theatre.[2][3]
Büyükanneleri ve büyükbabaları 1903 pogromundan sağ kurtuldu.[1][2]The grandparents were there and survived the pogrom of 1903.[1][6]
Shige Yamano Nonoko'nun büyükannesi ve Matsuko'nun annesi.Shige Yamano (山野しげ, Yamano Shige) Nonoko's grandmother and Matsuko's mother.
Shige çok enerjik ama çok inatçı ve kararlı, güçlü bir kişiliği olan bir büyükanne.Shige is very energetic, but a very stubborn and hard boiled grandmother.
Büyükannesinin adı Ludwika Zofia Potocka oldu.His grandmother's name was Ludwika Zofia Potocka.
Martha 2 yaşındayken ailesi, büyükanne ve büyükbabasıyla yaşamak için Winterset, Iowa'ya taşındı.When Martha was 2 years old her family moved to Winterset, Iowa to live with her grandparents.

İlgili Sayfalar