büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sami, büyükannesi ile yaşıyor.Sami lives with his grandmother.
Tom büyükannesini aramak zorunda.Tom has to call his grandmother.
Sami, büyükannesi geri gelene kadar orada kaldı.Sami stayed over there until his grandmother came back.
Baba tarafından büyükannem Boston’da yaşıyor.My grandmother on my father's side lives in Boston.
Büyükanne ve büyükbabanı sık sık ziyaret ediyor musun?Do you often visit your grandparents?
Geçen pazartesi büyükanneni ziyaret ettin mi?Did you visit your grandmother last Monday?
Büyükanne ve büyükbabalarımın dördü de hâlâ hayatta.All four of my grandparents are still living.
Büyükannem gibi sürüyorsun.You drive like my grandmother.
"Tüm bu hurdayı atmak istemiyor musun?" - "Büyükannem izin vermez."Don't you want to throw away all this junk?" - "Grandma won't let me."
Büyükanne eskisi gibi değil.Grandma isn't what she used to be.
Bu sıralarda Alexander'ın büyükannesi Betty öldü.During this time Alexander's grandmother Betty died.
Oyun oynamayı sever, ve sık sık büyükannesinin dükkânını onun için izlemektedir.He loves gaming, and frequently watches his grandmother's store for her.
Moni'nin Büyükannesi Stakleni topcheta (1999) ....Moni's Grandma Stakleni topcheta (1999) ....
Bu kadınlardan biri Vladimir Monomakh'ın büyükannesidir.One of these women was the grandmother of Vladimir Monomakh.
Etkilendiği en büyük etkenlerden biri piyanist büyükannesiydi.One of his first major influences was his pianist grandmother.
Sahne adı olan Eva Rivas ismini, bir Yunan olan büyük-büyükannesinden aldı.She took the stage name Eva Rivas from her Greek great-grandmother.
Ödülünü Mayıs 2004'te ölen büyükannesi Annie Hoffman'a adadı.He dedicated the award to his grandmother, Annie Hoffman, who died in May 2004.
Büyükannem ve büyükbabam bana Shoah (Yahudi soykırımı) ile ilgili hikayeler anlattılar.The stories my grandparents told me about the Shoah.
6 Mart 2007 tarihinde torunu Eugenia’nın doğumu ile büyükanne oldu.She became a grandmother on 6 March 2007 with the birth of granddaughter Eugenia.
Büyükannelerinden birinin Polonyalı olduğunu ifade etmiştir.She has stated that one of her grandmothers was Polish.
Nona (Maree Cheatham), Cat'in neşeli, destekleyici ve bağımsız büyükannesidir.Maree Cheatham as Nona, Cat's cheerful, supportive, and independent grandmother.
Eğitimini tamamladıktan sonra büyükannesi ile yaşamak için Saratov şehrine taşındı.After completing her education, she moved to Saratov to live with her grandmother.
Büyükannem gibi biraz.That's like my grandmother.
Ayrıca oyuncu Sharon D. Clarke, Ryan'ın büyükannesi ve Graham'in eşi Grace rolünde yer aldı.Actress Sharon D. Clarke also appears as Ryan's grandmother and Graham's wife, Grace.
Muhina büyükannesi Anna İvanova tarafından büyütüldü.She was raised by her grandmother, Anna Ivanova.
Henrietta Shermann - Louie'nin büyükannesi ve Ora'nın annesi.Henrietta Shermann - Louie's grandmother, mother of Ora.
Büyükannesi Helen Horton, Amerikalı aktristir.Her grandmother, Helen Horton, was an American actress.
Babası, büyükannesi ve aile aşçısı Kadir'den yemek yapmayı öğrendi.She learned to cook from her father, her grandmother, and her family's cook, Qadir.
Annesi, büyükannesinin ilk evliliğinden, beş kardeşin en küçüğü idi.His mother was the youngest of five siblings from the first marriage of his grandmother,.
Ailesinin her iki tarafındaki büyükannesi ve büyükbabası Metodist vaiz idi.His grandparents on both sides of his family were Methodist lay preachers.
Ailesinin ebeveyninin kökeni Veneto'dan gelirken büyükannesinin kökeni ise Mantua'dan gelmektedir.His parental family came from Veneto and his grandmother came from Mantua.
Erken yaşta, büyükanne Harriett ile birlikte yerel kilise koro ile ilgileniyordu.From an early age, she was involved in the local church choir with her grandmother Harriett.
Büyükanne’ye evi yıktırtıp, yerine apartman yaptırılmasını önerir.They offers him to demolish his old house and build apartment instead.
Baba tarafından büyükbabası Jamaikalı ve büyükannesi ise İsveçlidir.His paternal grandfather was Jamaican and one of his grandmothers was Swedish.
Charlie'nin babası ve büyükannesi ile büyükbabası Charlie'nin öldürüldüğünü bilemeden öldüler.His father and two grandparents died before Charlie's murderer was discovered.
(Dün büyükanne ve büyükbabamı ziyaret ettim.)(His father, mother and older brother had preceded him there.)
Picardo'nun büyükannesi İspanyoldur.Peyroteo's paternal grandfather was Spanish.
Haupt, Almanya'da büyükannesinin Stettin'deki evinde kalmaya başladı.Now stranded in Europe, Haupt went to stay at his grandmother's home in Stettin.
Josefa Acevedo aynı zamanda Kolombiyalı politikacı ve şair Adolfo León Gómez'in büyükannesidir.She was the grandmother of Colombian politician and poet Adolfo Leon Gomez.
Amcası aktör ve şarkıcı Frank Stallone ve büyükannesi Jackie Stallone idi.He was a nephew of actor and singer Frank Stallone, and grandson of Jackie Stallone.
Ailesi babası, annesi, büyükannesi ve bir ablasından oluşur.His family consists of his father, mother and one older sister.
Riemann, 1840 yılında büyükannesi ile yaşamak ve Lyceum'u ziyaret etmek için Hanover'e gitti.During 1840, Riemann went to Hanover to live with his grandmother and attend lyceum (middle school).
1997'de Yahudi dedesi ve büyükannesinin Auschwitz'de öldüğünü öğrendi.In his late teens, he learned that his paternal grandmother was Jewish and had died in Auschwitz.
Sobieski'nin adı "Liliane" büyükannesinin ismiydi.Sobieski's first name, "Liliane", was the name of her paternal grandmother.
Günümüzde büyükanne ve büyük babaların çocukları ile birlikte yaşadığına pek rastlanmaz.It is never explained why the kids are living with their uncles.
Büyükannesi ve annesi yerel partilerde ve gece kulüplerinde şarkı söylemekteydiler.Her father sang in local nightclubs and at weddings.
Büyükannesinin görevini devralmıştır.She played the role of Grandma.
Şehrin adını hatta büyükannesinin soyadını bile tam olarak hatırlayamaz.She does not even know her family name, or the name of her village.
Dede ve büyükannesi Fransa'ya 1920'lerde yerleştiler.His grandparents settled in France in the 1920s.
Kurt, kıza büyükannesi için biraz çiçek toplamasını söyleyip farklı bir yola yönlendirir.He suggests that the girl pick some flowers as a present for her grandmother, which she does.
Anne tarafından büyükbabası Kastilya Kralı X. Alfonso, büyükannesi ise Aragonlu Violante idi.Her maternal grandparents were King Alfonso X of Castile and his wife Violante of Aragon.
Bu arada Anna çok sevdiği büyükannesini kaybetti.On the contrary, she feels sympathy for her favorite aunt.
Büyükannesi tarafından büyütüldü ve 7 yaşındayken bir yetimhaneye gönderildi.They were taught to knit by their grandmother at age seven.
Aktris Nina Hagen'in annesi sanatçı Cosma Shiva Hagen'in büyükannesidir.She is the mother of Nina Hagen; and the grandmother of Cosma Shiva Hagen.
Büyükannesinin evinde yaşar.He is living at his aunt's house.
Büyükanne Josephine ile evlidir.He was married to Mary Josephine.
Büyükannesi Osmanlı'ya Bornu'dan (günümüzdeki adıyla Nijerya) köle olarak geldi.His grandmother came from Bornu (now in Nigeria) to the Ottoman Empire as a slave.
Ve güzel kadına bakın, o benim büyükannem.And look at the beautiful woman, she is my grandmother.
Büyükannemin şeffaf bir güzelliği var ama gözleri hüzünlü.And my grandmother has this ephemeral quality about her, a beauty and a little sadness in her eyes.
Bu büyükannemin Erişte dükkanını açtığın zaman verdiği şey. Gerçi benden daha büyükGrandma gave it to you when you opened the noodle shop; it's older than me.