büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Büyükanne ve büyükbaba nasıl balık pişiriyor?How are Grandma and Grandpa cooking the fish?
Büyükannemin bir ikizi var.My grandma has a twin.
Büyükanneyi yiyelim!Let's eat grandma!
Yemek yiyelim, büyükanne!Let's eat, grandma!
Bu ev büyükannemin ama yakında benim olacak.This house is my grandmother's, but soon it will be mine.
Büyükannem zaten doksan yaşından fazla.My grandmother is already more than ninety years old.
Büyükannem kendisinin bütün hayatını bana anlattı.My grandmother told me about her whole life.
Az önce gördüğün yaşlı kadın benim büyükannem.The old woman you just saw is my grandmother.
O, şeytanın büyükannesi kadar yaşlıdır.She is as old as the devil's grandmother.
Bu yıl büyükbaba ve büyükannelerimde yaşıyorum.This year I'm living at my grandparents'.
Keşke büyükannem bunu görseydi.I wish my grandmother had seen it.
Ben her yaz birkaç hafta büyükannemle kalırdım.I used to stay with my grandmother for a couple of weeks every summer.
Büyükannemle yaşarken birlikte oynayacağım kimsem yoktu.I had nobody to play with when I lived with my grandmother.
Büyükannem bana bu kolyeleri verdi.My grandmother gave me these pendants.
Tom'un büyükannesi onu yetiştirdi.Tom's grandmother raised him.
Dedem ve büyükannem sütlü kahveyi katiyen sevmezlerdi.My grandparents never liked coffee with milk.
Sadece şeytan büyükannesi güler.Only the devil laughs at his grandmother.
Büyükannem erken kalkar.My grandma gets up early.
Büyükanne gözlüğünü düşürdü ve o kırıldı.Grandma dropped her glasses and they broke.
Wayde van Niekerk'in antrenörü 74 yaşında bir büyük-büyükannedir.Wayde van Niekerk's coach is a 74 years old great-grandmother.
Büyükannem büyük bir hindi pişirdi.My grandmother cooked a big turkey.
Büyükannem geçen yıl vefat etti.My grandmother passed away last year.
Yaşlı büyükanne iyi dans ediyor.Your old grandma dances well.
Büyükanne gözlüklerini kaldırdı.Grandmother lifted her spectacles.
Tom sonunda büyükannesini aramak için zaman ayırdı. Onun öldüğü ortaya çıktı.Tom finally got around to calling his grandmother. It turned out she was dead.
O senin büyükannen değil mi?Isn't she your grandmother?
Ah, büyükanne, seni nasıl da seviyorum! Çok hoşsun!Oh, grandma, how I love you! You're so nice!
Diğer büyükannem nasıl yemek yapılacağını bilmiyordu ya da önemsemiyordu.My other grandma didn't know or didn't care how to cook.
Sen benim en sevdiğim büyükannem değilsin.You're not my favorite grandmother.
Tom, Mary'nin büyükannesinin reçeteli ilaçlarını sever.Tom likes Mary's grandmother's prescription drugs.
Büyükanne uzaktan kumandanın nasıl kullanılacağını öğrendi ama ertesi gün unuttu.Grandma figured out how to operate the remote control, but forgot the next day.
Büyük-büyükannem bir terziydi.My great-grandmother was a dressmaker.
O ölmeden önce, büyükannen sen evlenirken sana onlara vermemi söyledi.Before she died, your grandmother told me to give them to you when you get married.
Fadıl, Dania'dan büyükannesi ile paylaştığı evde birlikte yaşamasını istedi.Fadil asked Dania to live with him in the house he shared with his grandmother.
Fadıl büyükannesine de baktı.Fadil also took care of his grandmother.
Ben sadece büyük büyükannemin sadece bir resmine sahibim.I only have one picture of great-grandmother.
Tom büyükannesinin yanında kalıyor.Tom is staying at his grandmother's.
Tom bütün yaz büyükannesi ile birlikte kalıyor.Tom has been staying with his grandmother all summer.
Tom büyükannesi ile kalıyor.Tom is staying with his grandmother.
Tom'un büyükannesinin yedi çocuğu vardı.Tom's grandmother had seven children.
Büyükannem büyük, eski bir evde yalnız yaşıyor.My grandmother lives alone in a huge, old house.
Büyük büyükannemin tek bir resmine sahibim.I have only one picture of great-grandmother.
Tom'un büyükannesi hala yaşıyor.Tom's grandmother is still living.
Leyla'nın büyükanne ve büyük babaları bir mil uzakta yaşıyordu.Layla's grandparents lived just a mile away.
Leyla büyükannesi ile birlikte geldi.Layla came with her grandmother.
Leyla on beş yaşındayken büyükannelerini ve büyükbabalarını öldürdü.Layla killed her grandparents at age fifteen.
Büyükannem dindar olduğumu düşünüyor.My grandmother thinks that I am religious.
Diğer hafta büyükannem hastalandı.My grandmother got sick the other week.
Büyükannenize yardım etmelisiniz.You should help your grandmother.
Bir ebeveynin annesi büyükannedir.The mother of a parent is a grandmother.
Amcalar, teyzeler, büyükbabalar ve büyükanneler de orada.The uncles, aunts, grandads and grandmas are there as well.
Tom, Boston'da büyükannesini ziyaret ediyor.Tom is in Boston visiting his grandmother.
Tom'un büyükannesi üç yıl önce öldü.Tom's grandmother died three years ago.
Mary benim büyükannem.Mary is my grandmother.
Tom her pazartesi büyükanne ve büyükbabasıyla vakit geçirir.Tom spends time with his grandparents every Monday.
Büyükannene sarıl.Give your grandmother a hug.
Büyükanneni kucakla.Give your grandmother a hug.
Sami, annesi ve büyükannesi tarafından yetiştirildi.Sami was raised by his mother and grandmother.
Sami, annesi ve büyükannesi tarafından büyütüldü.Sami was raised by his mother and grandmother.
Sami, büyükannesi ile birlikte yaşamak için Mısır'a gönderildi.Sami was sent away to live in Egypt with his grandmother.