büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Annemin tarafından büyükannem, Osaka'da yaşıyor.My grandmother on my mother's side lives in Osaka.
Büyükannem öldü.My grandmother died.
Jaume'nin büyükannesi, Katalanca'yı İspanyolca'dan daha iyi konuştu.Jaume's grandmother spoke Catalan better than Spanish.
Jaume'in büyükannesi öldüğünde ben oradaydım.I was there when Jaume's grandmother died.
Tom'un büyükannesiyim.I'm Tom's grandmother.
Büyükanne torunlarına şeker verir.The grandmother gives candies to her grandchildren.
Büyükanne torunlarına tatlılar vermektedir.The grandmother gives sweets to her grandchildren.
Dün gece büyükannemdeydim.Last night I was at my grandma's.
Doğum günün kutlu olsun, büyükanne.Happy birthday, Grandma.
Büyükbaba ve büyükanne hakkında endişeleniyoruz.We are worried about grandpa and grandma.
Büyükannem bana bu kolyeyi verdi.My grandma gave me this necklace.
Tom büyükannesi tarafından büyütüldü.Tom was raised by his grandmother.
Tom'un büyükannesi çok yaşlı bir kadın.Tom's grandmother is a very old woman.
Büyükannem bana hoş peri masalları anlatırdı.My grandmother used to tell me pleasant fairy tales.
Tom huzurevindeki büyükannesini ziyaret etmek için gitti.Tom went to visit his grandmother at the retirement home.
Küçük çocuk büyükannesi tarafından şımartılıyor.The little boy is being spoiled by his grandmother.
Büyükannemin ayakkabıları eski.My grandmother's shoes are old.
O babamın annesidir. Babam tarafından büyükannemdir.She is my father's mother. She is my paternal grandmother.
Tom, Mary'ye büyükanne ve büyükbabalarının siyah beyaz bir fotoğrafını gösterdi.Tom showed Mary a black and white photo of his grandparents.
Tom'da onun büyükanne ve büyükbabalarına ait birçok siyah beyaz resim var.Tom has a lot of black and white pictures of his grandparents.
Büyükannem her zaman yiyeceği boşa harcamanın bir günah olduğunu söyledi.My grandmother always said it was a sin to waste food.
Büyükannem çok yaşlıdır.My grandmother is very old.
Doksan yaşında, Tom'un büyükannesi hâlâ çok aktif bir hayat sürdürüyor.At 90, Tom's grandmother still leads a very active life.
Büyükannem yine ilaçlarını almayı unutmuş.Grandma forgot to take her pills again.
Büyükannem senden daha hızlı mesaj yazıyor.My grandma texts faster than you.
Büyükannemin işitmesi her zamankinden daha iyi.My grandma's hearing is better than ever before.
Büyükannemin işitmesi daha önce hiç olmadığı kadar iyi.My grandma's hearing is better than ever before.
İşte büyükannemin protezleri.Here are my grandmother's dentures.
Onlar benim büyükannemin protezleri.Those are my grandmother's dentures.
Küçükken büyükanne ve büyükbabalarımla taşrada çok vakit geçirdim.When I was little, I spent a lot of time in the country with my grandparents.
Büyükannem bana öyle söyledi.My grandmother told me so.
Beni büyükannem büyüttü.My grandmother raised me.
Sen büyükanneme benziyorsun.You sound like my grandmother.
Büyükannem onu eliyle ördü.My grandmother knit that by hand.
Tom'un annesi öldüğünde, o, Boston'a büyükannesinin evine taşındı.When Tom's mother died, he moved to the home of his grandmother in Boston.
Büyükannem ve annem her zaman bunu söylerdi.My grandma and my mom used to say this all the time.
Büyükbaba ve büyükannelerin hala hayatta mı?Are your grandparents still alive?
Mary büyükannesini ziyaret etti.Mary visited her grandmother.
Bu tarif büyükannemin.This recipe is my grandmother's.
O benim büyükannem değil. O benim annem.She's not my grandmother. She's my mother.
John'un büyükannesi uzun bir hastalıktan sonra öldü.John's grandmother died after a long illness.
Mary'nin büyükannesi dişsizdir.Mary's grandmother is toothless.
Mary'nin büyükannesinin hiç dişi yok.Mary's grandmother doesn't have any teeth.
Mary bir büyükannedir.Mary is a grandmother.
Büyükanne egzersiz yapıyor.Granny is exercising.
O, büyükannesiyle yaşamaya gitti.She went to live with her grandmother.
O, yaşlı büyükannesiyle birlikte yaşıyordu.She lived with her elderly grandmother.
Büyükannem eskiden dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot in the past.
Büyükannem daha gençken dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot when she was younger.
Büyükannem üç yıl öncesine kadar dikiş makinesini çok kullanırdı.My grandmother used to use her sewing machine a lot up until about three years ago.
Babamın annesi benim büyükannemdir.My father's mother is my grandma.
O büyükannesi tarafından büyütüldü.He was raised by his grandmother.
Büyükannemin bir sürü eşarbı var.My grandmother owns many scarves.
Büyükannemin zayıf bir kalbi var.My Grandmother has a weak heart.
Büyükannem bugün bizi ziyarete geldiği için çiçekler aldım.I bought flowers because my grandmother is coming today for a visit.
Büyükannem hastalanacak gibi görünüyor.It seems like grandma is going to be sick...
Büyükannen nasıl?How is your grandmother?
Büyükannemin bir ikiz erkek kardeşi vardır.My grandmother has a twin brother.
Büyükanne bütün aileye yiyecek almak için markete gitti.Grandma walked to the market to buy food for the whole family.
Büyükanne hangi battaniyeyi yıkadı?Which blanket did Grandmother wash?