büyükanne ile cümle
büyükanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
O, büyükannemle anlaşacak.She will get along with my grandmother.
O büyükannesinden sepet dokuma zanaatını öğrendi.She learned the craft of basket weaving from her grandmother.
Ona büyükannesinin adı verildi.She was named after her grandmother.
Cumartesi günü büyükannesini ziyarete gidecek.She is going to visit her grandmother on Saturday.
Ben büyükannemin evini ziyaret ettim.I visited my grandmother's house.
Evlenmek istemiyorum çünkü, büyükannem bana sakat dedi.Because I don't want to marry, my grandmother called me a cripple.
Büyükannemi hastanede ziyaret ediyorum.I'm visiting my grandmother in the hospital.
Büyükannemi ziyaret edeli uzun zaman oldu.It's been a long time since I visited my grandmother.
Bazen büyükanneler, KGB'den daha tehlikelidir.Sometimes, Grandma is more dangerous than the KGB.
Onlar büyükannelerinin evini yenilediler ve modern mobilyalar getirdiler.They renovated their grandmother's house and brought in modern furniture.
Büyükannemi ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to visit my grandmother.
Büyükannen nerede yaşıyor?Where does your grandmother live?
Büyükanne lezzetli bir pasta pişirdi.The godmother baked a delicious cake.
Büyükanne lezzetli bir kek pişirdi.The godmother baked a delicious cake.
Büyükannem TV izlemeyi seviyor.Grandma likes watching TV.
Büyükanne televizyon izlemekten hoşlanır.Grandma likes watching TV.
Büyükbabamız ve büyükannemiz hakkında kaygılanıyoruz.We're worried about Grandpa and Grandma.
Büyükannem bile SMS gönderebilir.Even my grandma can send an SMS.
Massachusetts'te bir adamın, karısının büyükannesi ile evlenmesine izin verilmez.In Massachusetts, a man is not allowed to marry his wife's grandmother.
Büyükannem bile bir mesaj gönderebilir.Even my grandma can send a text.
Büyükannem düşmekten korkuyor.My grandmother is afraid to fall.
Tom ve büyükannesi kitapçıya gitti.Tom and his grandmother went to the bookstore.
Tom'un büyükannesinin bir mini etek giyemeyecek kadar yaşlı olduğunu düşünüyorum.I think Tom's grandmother is too old to wear a miniskirt.
Sanırım Tom'un büyükannesi bir mini etek giyemeyecek kadar çok yaşlı.I think Tom's grandmother is too old to be wearing a bikini.
Mary Tom'un büyükannesidir.Mary is Tom's grandmother.
Büyükbabalarım ve büyükannelerim ne yapıyorlar?What are my grandparents doing?
Büyükannemin yeşil bir başparmağı var.My grandmother has a green thumb.
Çiçekleri satın aldım çünkü bu akşam büyükannemi ziyaret edeceğim.I buy the flowers because I will pay visit to my grandmother this evening.
Büyükannemin kurabiyesi için bir tarife bulduk.We found a recipe for grandma's cookies .
Büyükannem sadece biraz çorba içti.My grandma just drank a bit of soup.
Büyükannem bizimle yaşadı..My grandmother lived with us.
Büyükannem TV izlemeyi gerçekten çok sever.My grandmother really likes watching TV a lot.
"Büyükanne nerede?" "Kanepede uyuyor.""Where is Grandma?" "She's sleeping on the couch."
Büyükannem çok iyi yemek pişirebilir.My grandmother can cook very well.
Büyükannem mektubu bu sabah postaladı.My grandmother mailed the letter this morning.
Onun büyükannesi seksen sekiz yaşına kadar yaşadı.Her grandmother lived to be 88 years old.
Büyükannem hasta.My grandmother is sick.
Tom'un büyükannesi salmonelladan öldü.Tom's grandmother died from salmonella.
O benim büyükannem değil; o benim annem.She's not my grandma; she's my mom.
Büyükannemin cildi kağıt gibi görünüyordu.My grandma's skin seemed like paper.
Büyükbaba ve büyükannelerim ben doğmadan önce öldüler.My grandparents died before I was born.
Hastanedeki büyükannemi ziyaret ediyorum.I'm visiting my grandmother in hospital.
Büyükbaba ve büyükannelerim Almandı ve dil bana ve erkek kardeşime geçmiş oldu.My grandparents were German, and the language has been passed down to me and my brother.
Büyükannemin bir resmini asıyorum.I am hanging up a picture of my grandmother.
Şimdiye kadar ilk kez büyükannemi ziyaret ettim.This is the first time I've ever visited my grandmother.
"Bunlar kimin inekleri?" "Onlar benim büyükannemin inekleri.""Whose cows are these?" "They are my grandmother's."
Büyükannem Almanya'da ameliyat oldu.My grandmother underwent surgery in Germany.
Ben büyükannemlere gidiyorum.I'm going to my grandmother's.
Çocukluğumdan beri büyükannemin evinde yemek yemedim.I haven't eaten at my grandmother's house since I was a kid.
Büyükanne, ailesine yiyecek almak için markete gitti.Grandma went to the market to buy food for the family.
Ben çocukken her hafta sonu büyükanne ve büyükbabalarımızı ziyaret ederdik.We used to visit my grandparents every weekend when I was a kid.
Benim büyükannem Almanya'da bir operasyon geçirdi.My grandmother had an operation in Germany.
Büyükbabalarım ve büyükannelerim şu anda ne yapıyorlar?What are my grandparents doing right now?
Büyükbaba ve büyükannelerim kroket oynamaktan hoşlanırlar.My grandparents enjoy playing croquet.
Büyükannenle dama oynar mısın?Do you play checkers with your grandmother?
Onun büyükannesi yürüyemez, değil mi?His grandmother can't walk, can she?
Onun büyükannesi göremez, değil mi?His grandmother can't see, can she?
88. doğum günü için büyükanneme bir eşarp aldım.I bought a scarf for my grandfather for his 88th birthday.
Büyükannem düştü ve kalça eklemini kırdı.My grandmother fell and broke her hip.
Büyükanne bütün aileyi buz kesilmiş bırakarak öldü.Grandmother died, leaving the whole family stunned.